Doruklara Sevdalanmak

"Doruklara Sevdalanmak"

Bazı insanlar düz yolları sever.
Geniş, güvenli, kalabalık…
Ama bazıları vardır ki, kalabalıkta kaybolur; sessizlikte kendini bulur. İşte doruklara sevdalanmak tam da budur.

Doruk dediğimiz şey yalnızca bir yükseklik değildir.
Bazen bir duruştur, bazen bir hayata mesafe koyma biçimi. Herkesin konuştuğu yerde susmayı, herkesin sustuğu yerde konuşmayı bilmektir.

Kolay değildir yukarı çıkmak.
Çünkü yol daraldıkça insan çoğalmaz; eksilir. Yanına aldığın yükler tek tek düşer omuzlarından: korku, alışkanlık, başkalarının beklentileri… Geriye yalnızca sen kalırsın. Ve bu, cesaret ister.

Doruklara sevdalananlar biraz yanlış anlaşılır.
“Kibirli” derler, “uzak” derler, “soğuk” derler.
Oysa mesele yükseklik değil; eğilmeyi reddetmektir. Her rüzgârda yön değiştirmemektir.

Bugün birçok insan yorgun.
Ama yorgunluk çalışmaktan değil, kendisi olmaktan vazgeçmekten. İşte tam bu noktada doruklar çağırır insanı. Daha az gürültü, daha çok hakikat için.

Belki herkes çıkamaz o yollara.
Ama bir kez çıkan bilir:
Aşağıda kaybolmaktansa, yukarıda yalnız kalmak daha onurludur.

Sezgin Demir
“Bazı insanlar yüksekten bakmaz; yüksekten dayanır hayata.”