İlkokul yıllarında günlük tuttuğum deftere her günün sonunda “Bugün hayat güzeldi, yarın daha güzel olacak” diye yazmıştım. O zamanlar bu cümlenin, ileride yaşama tutunma biçimime dönüşeceğini bilmiyordum. Oysa o satırlar, çocukça bir umutla yazılmış bir slogan değil; insanın kendi psikolojik dayanıklılığını, yani “direnç” dediğimiz kavramı sezgisel olarak fark etmesiydi belki de.
Psikoloji bilimi bugün “iyimserliğin öğrenilebilir bir beceri” olduğunu söylüyor.
Pozitif psikolojinin kurucularından Psikolog Martin Seligman’a göre, iyimser insanlar karşılaştıkları zorlukları kalıcı bir felaket gibi değil, geçici bir durum olarak görürler.
Belki de o küçük kızın defterine yazdığı o satır, gelecekteki her düşüşte yeniden ayağa kalkmak için kendi içinden gelen bir destek mesajıydı.
Ve şimdi düşünüyorum da…
Hayat, bazen planladığımızdan farklı ilerlese de, gülümsemeyi seçmek en güçlü eylem olabiliyor. Çünkü gülümsemek, “Her şeye rağmen devam edebilirim” diyebilmenin en sade hâli.
Hayatın bazen insanı durdurarak öğrettiği şeyler vardır. Zorluklar, aslında bizi büyüten görünmez öğretmenler gibidir. Mevlana’nın “Dert, insana yol gösteren kandildir.” sözü tam da bunu anlatır. Çünkü insan, karanlıkta yönünü bulamaz sanır ama o karanlığın içinde kendi ışığını yakmayı öğrenir.
Benim için de öyle oldu.
Zaman zaman düşüşler yaşasam da, her defasında içimdeki küçük kızın defterine yazdığı o cümle yankılanır kulaklarımda: “Bugün hayat güzeldi, yarın daha güzel olacak.” Bu cümle, sadece bir umut değil; aynı zamanda “sabır ve şükür” kavramlarının yaşamın merkezindeki yerini fark etmemi sağladı.
Türk düşünürlerinden Yunus Emre, “Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası” derken aslında sürekli bir yenilenme, dirilme haline işaret eder. Her yaşanan olayın bizi yeniden yoğurduğunu, şekillendirdiğini söyler. Belki de ben de o yeniden doğuşlardan birinin içindeyim.
Ve fark ettim ki…
İnsan bazen hızla koşarken değil, durduğunda kendini tanıyor. Düşünmeye, anlamaya, yeniden yön çizmeye fırsat buluyor. Oysa yaşadığım süreç içinde, durmanın da bir eylem olduğunu ve insanın durduğunda bile büyüyebileceğini öğretti hayat bana. Belki de “durmak”, çoğu zaman hayata yeniden başlamanın ilk adımıdır.
Ve ben o adımı attım belki yavaş, ama farkında olarak.
Hayat bana öğretti ki, “keşke” demek yerine “iyi ki” diyebilmek, en büyük cesaretlerden biridir. Pes etmedim , etmeyeceğim; bazen inatla, bazen inançla ama hep bir gülümsemeyle devam edeceğim. Çünkü hırsın yönünü kalbine çevirebilirsen, başarı sadece bir sonuç değil, bir yaşam biçimine dönüşüyor.
Bugün dönüp baktığımda, yaşadıklarımın hiçbirini “şanssızlık” olarak görmüyorum.
Çünkü her biri beni bugünkü ben yaptı. Ve evet, hâlâ o küçük kızın cümlesine inanıyorum:
“Bugün hayat güzeldi, yarın daha güzel olacak.”
Belki de hayat, en güzel gülümsemelerini mücadeleden sonra hediye ediyor.
Ve ben o hediyeyi, her sabah yeniden açıyorum.
Sevgilerle,
Fatmanaz Bilge

