Öyle bir şey isterdim ki hayattan, her şeyi toz pembe bakabilmeyi.
İnsanların her türlü haline olumlu görebilmeyi.
Yapamıyorum işte Allah kahretsin.
Mutlu olmanın bu kadar zor olduğunu hiçbir zaman hissetmemiştim.
Çevremdeki çoğu kişilerin buna aldırış etmeden yapay yaşamlarını, sahte davranışları hiç bu kadar beni rahatsız etmemişti.
Bu kendini beğenmişlik değil, küçük görme hiç değil sadece boş insanları çevremde görmeme isteği.
Gürültüyü bu kadar kabullenmenin sakinliğin ince düşüncenin eleştirildiği bir zamanı hatırlamıyorum.
Sıradanlık hiç bana göre değil.
Herkesin bir anda konuştuğu kimsenin kimseyi dinlemediği zamanlardayız.
Herkes sözünün bir ileri gitmesi düşüncesi halinde kimse kimseyi duymuyor.
Gitgide güven bitiyor yalnızlaşıyorum.
Bu yüzden kalabalıklar içerisinde bile kendi kişisel özgürlüğümü koruma halindeyim.
Görünür olmak saklanma isteğini saklamaz. Bu sadece görmeme ve örtme isteğidir.
Kaçışlar yorgunluğu değil yılgınlıkları,tahammülsüzlüğü gösterir.
Görünür olmak ama herkesin baktığı alandan değil.
Bunca kaosun içerisinde ruh sağlığını korumak da önemli Ateş çemberin içerisinde yolunu bulamamak, labirentte yolunu kaybetmek gibi.
Yüksek sesli konuşmaların değil fısıltı halinde doğru düşüncelerin derdindeyim.
Bu kadar çok bilgi kirliliği varken öze inebilmek çok zor olduğunu da biliyorum kaçışlarım Bu yüzden.
İnanmayışlarım gördüğüm yüzleşmelerden.
Hayat bu kadar kolay evrilmemeli , emek verildikçe değerler bulunmalıydı.
Ne kadar etrafımda yapay olan varsa hepsini reddediyorum bu ne kadar devam eder bilemiyorum ama bir gün mutlaka doğruyu bulmuş insan olmanın ne kadar değerli elzem bir şey olduğunu düşünmenin ne kadar gerçeklik yarattığını görebilenle yollarımızın kesişeceğini biliyorum ve gelecektir diyorum.
Sevgiyle.
Emel Araz

