
… Bir an durup düşünelim … mi?
Güne Başlarken …
Her sabah uyandığımızda
Aldığımız ilk nefesin,
Attığımız ilk adımın
Ve sevdiklerimize gönderdiğimiz bir gülümsemenin
Aslında kutlanması gereken birer zafer olduğunun farkındalığında olmak hayatın en önemli yakalamalarındandır.
Sahip olduğumuz "sıradan" yeteneklerin aslında ne kadar büyük birer hazine olduğunun farkında mısınız?
Hayatın koşturmacası içinde unuttuğumuz temel yaşamsal fonksiyonların değerini anlayabilmek için, onları kaybetme riskiyle yaşayanların penceresinden (empati) bakabiliyor musunuz?
Bir an durup düşünelim … mi?
Basit gibi görünen, her eylemin aslında ne kadar karmaşık ve mucizevi bir sistemin ürünü olduğunu, bu sistemdeki tek bir aksaklığın hayatı nasıl zorlaştırabileceğinin farkında mıyız?
Şükretmek için büyük şeylerin olmasını beklememek gerektiğini, asıl büyük lütufların her an elimizin altında olduğunu görmemiz gerekmiyor mu?
Bizler sağlığı sessiz bir şarkı gibi dinleriz; ne zaman ki nota bozulur, o zaman müziğin kıymetini anlarız.
Bu sarsıcı mantığı, vücudun diğer mucizelerini ve hayatın gizli lütufları üzerinde düşünelim mi?
Bu bakış açısı insanın nankörlüğünü yüzüne vuran en etkili "ayna" metodudur.
KAYBETMEDEN GÖRÜLMEYEN MUCİZELER
"Vücudumuzdaki her 'normal' işleyiş, aslında her saniye milyonlarca hücrenin el birliğiyle yazdığı bir başarı hikayesidir. Biz ise sadece sessizliği 'sağlık' sanırız."
Emanet olduğunu, kaybedince anladığımız paha biçilemez lütuf: SAĞLIK
Sıradan Mucizeler: Sağlıkta Farkındalık
Hayatın akışında "doğal" kabul ettiğimiz her eylem, aslında kusursuz bir dengenin ve paha biçilemez bir lütfun sonucudur. Çoğu zaman varlığını bile hissetmediğimiz bu yeteneklerin değerini, ancak bir engel çıktığında fark ederiz.
İşte o sessiz mucizelerin gerçek sahiplerinden dersler:
Nimetin kıymeti, yokluğunda anlaşılır.
Sağlığın değerini anlamak için
hastane kapılarında, koridorlarında bekleyene sor.
Hayatın Görünmez Bağları:
Temel Fonksiyonlar
- Hayatın İlk Soluğu Nefes almanın nasıl bir lütuf olduğunu anlamak için;
Ciğerleri sönmüş, ciğerlerine bir yudum temiz havayı çekebilmek için çırpınan bir koah hastasına sor.
- Dünyanın renklerini Görmenin, nasıl bir lütuf olduğunu anlamak için,
Görebilmenin (bir yüzü, bir gün batımını hatırlayabilmek olduğunu anlamak için) görme engelli birine sor.
Dünyanın renklerini değil, sadece sevdiklerinin sesindeki tonu hayal edebilen bir Görme Engelliye sor.
- Yutkunmanın nasıl bir bayram olduğunu anlamak için; boğazı düğümlenmiş bir ALS hastasına sor.
Tadın ve beslenmenin kapısı yutkunmanın (ne büyük bir nimet nasıl bir lütuf olduğunu anlamak için)
En sevdiği yemeğin tadından ziyade, onu boğazından geçirebilmenin derdine düşen boğazından lokma geçmeyene, yutma güçlüğü (Disfaji) olana sor.
- İşemenin nasıl bir hürriyet olduğunu anlamak için; sancıyla kıvranan bir Prostat hastasına sor.
Vücudun arınması için boşaltım yapmanın, nasıl bir lütuf olduğunu anlamak için,
Vücudundaki atıklardan kurtulmanın, işemenin (ne kadar sıradan ama hayati bir rahatlama olduğunu anlamak için, sancılı bir savaşa dönüştüğü işemenin ne büyük bir kolaylık olduğunu anlamak için Prostat veya Böbrek Yetmezliği hastasına sor.
- Gülmenin ve mimiklerin sana ait olmasının değerini; maske bir yüzle yaşayan Parkinson hastasına sor. Duyguların aynası, gülümsemenin, ne kadar değerli olduğunu anlamak için (vücudun en doğal refleksi olduğunu nasıl bir lütuf anlamak için) duyguları kalbinde çağlasa da yüz kaslarına hükmedemeyen bir Parkinson hastasına sor.
- Duyabilmenin (dünyayla bağ kurabilmek olduğunu anlamak için) İşitme engelli birine sor.
Zihnin ve Duyuların Sessiz Konforu
- Düşünebilmenin (özgürlük olduğunu anlamak için) Alzheimer hastasına sor.
- Hatırlamanın (evladının ismini unutmamanın) büyüklüğünü; boş gözlerle bakan bir Alzheimer hastasına sor.
Kimliğin koruyucusu hatırlamanın, nasıl bir lütuf olduğunu anlamak için,
Kendi adını, evinin yolunu ve en sevdiğinin yüzünü zihninden silen bir Alzheimer hastasına sor.
- Bir fincan kahveyi tutmanın (bir zafer olduğunu anlamak için) Artrit hastasına sor.
- Uykunun cennetten bir köşe olduğunu; günlerdir gözüne mil çekilen bir uykusuzluk (İnsomnia) hastasına sor.
Zihnin ve bedenin dinlenmesi uyumanın, nasıl bir lütuf olduğunu anlamak için,
Zihnini susturup karanlığın huzuruna teslim olamayan,
Gece deliksiz uyumanın, (ne büyük bir hazine olduğunu anlamak için) geceler boyu uyuyamayana
Uykunun huzurunu anlamak için, kronik bir Uykusuzluk hastasına sor.
- Sessizliğin bir huzur olduğunu; kulağındaki bitmek bilmeyen fırtınayla yaşayan Tinnitus (çınlama) hastasına sor.
- Dengede durabilmenin muazzamlığını; yerin altından kaydığını hisseden bir Vertigo hastasına sor.
Hareketin ve Dokunmanın Gizli Gücü
- Yürümenin (bir adım atabilmenin) ihtişamını; bir ömür tekerlekli sandalyeye mahkûm Felçli birine sor.
Özgürlüğe doğru adım atmanın, nasıl bir lütuf olduğunu anlamak için,
Yürümenin (bir yere varmaktan ibaret olmadığını anlamak için) yürüyemeyene, rahatça yürümenin kıymetini anlamak için, sadece birkaç metrelik mesafenin aşılmaz bir dağa dönüştüğü MS (Multiple Skleroz) felç geçirmiş birine, hastasına sor.
- Tutmanın ve kavramanın (bir bardağı tek başına kaldırmanın) değerini; parmakları düğüm olmuş bir Romatizma hastasına sor.
- Acısız bir günün servet olduğunu; kemikleri sızlayan bir Kanser savaşçısına sor.
- Kaşınabilmenin (kendi sırtına dokunabilmenin) lütfunu; eli kolu bağlı bir Yanık ünitesi hastasına sor.
Sosyal ve Ruhsal Lütuflar
- Evinin (dört duvarın) ne büyük bir kale olduğunu; vatanı elinden alınmış bir Mülteciye sor.
- Evladının sesinin ne büyük bir melodi olduğunu; onu toprağa vermiş bir Anneye sor.
- Özgürce konuşabilmenin tadını; dili prangalanmış, fikri hapsedilmiş bir Mazluma sor.
- Anne-babanın kıymetini anlamak için
onları kaybedene sor.
- Dostluğun değerini anlamak için
yalnız kalana sor.
- Zamanın ne kadar kıymetli olduğunu anlamak için
onu boşa harcayana sor.
Ve tüm bunları hiç düşünmeden yapabiliyor olmanın ne demek olduğunu anlamak için...
Sadece dur ve nefes al …
Kur’an’dan Hatırlatma
“Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız, sayamazsınız.”
(İbrahim 34
“Şükrederseniz elbette size artırırım…”
(İbrahim 7
“Size verilen her nimet Allah’tandır.”
(Nahl 53
Peygamberimizden (Hadis)
Muhammed (sav) şöyle buyurur:
“İki nimet vardır ki insanların çoğu onların kıymetini bilmez:
Sağlık ve boş vakit.” (Buhârî)
Bir başka hadis:
“Kim sabaha güven içinde, bedeni sağlıklı ve günlük yiyeceği yanında olarak uyanırsa,
sanki dünya ona verilmiş gibidir.” (Tirmizî)
Son Söz
Şükür, fark etmektir
İnsan "normal" olanı "hakkı" zanneder.
Oysa aldığımız her nefes, attığımız her adım birer emanettir.
"Sağlık, sağlıklı insanların başındaki öyle bir taçtır ki; onu ancak hastalar görebilir."
Biz o tacı henüz başımızdayken görebilenlerden olalım.
Çünkü mahşer günü uyanış başladığında, sadece büyük günahlar değil, fark edilmemiş bu devasa lütufların hesabı da sorulacak.
Sen sahipken fark etmezsin…
Ama kaybedince anlarsın.
Şükür; sadece “Elhamdülillah” demek değil,
nimeti fark etmek, korumak ve doğru kullanmaktır.
Şükretmek, sahip olduklarının farkında olmaktır.
Şükretmemek, elindekini yok saymaktır.
Unutma:
Allah verdiğini görmek ister,
kul ise çoğu zaman kaybetmeden anlamaz
Nimetler fark edilmezse azalır,
şükredilirse artar.
Unutma ki;
Furkan ile hakkı bâtıldan ayıramayanın
basireti zamanla körelir.
Ferasetten mahrum kalan,
gördüğünü sanır ama hakikati ıskalar.
Olayların arkasındaki hakikati göremez;
Hikmetle yoğrulmayan bilgi,
insanı yükseltmez; yalnızca yük olur.
İzan ise;
aklı kibirden, kalbi savrulmaktan koruyan, dengeleyen
son ölçü, son denge, son terazidir.
Ve bil ki;
Önyargısız, samimi ve cesurca sorgularsan,
hakikat sana bilgi olarak değil,
hikmet olarak sunulur.
Bu yolculukta seni ileri taşıyacak olan;
ne kalbin tek başına sesi
ne de aklın kuru hesaplarıdır.
Seni hakikate ulaştıracak olan,
Kalbin sesiyle aydınlanan bir akıl,
aklın ışığıyla derinleşen bir kalptir.
—
erolyazıcı /abbeyt♥️
hakikat yolunda bir yolcu
18.03.2026, çarşamba

