ANA PARADAN FAZLA ALINAN HER PARA FÂİZ MİDİR? - 3

ANA PARADAN FAZLA ALINAN HER PARA FÂİZ MİDİR? - 3

 

 

Ç)-Borç Nakit Almak 


Nakit niteliğindeki varlıklar; bizzat para olarak “fiziksel varlıklar” ile dijital para ve elektronik kaydî para vb. “dijital varlıklar”dan oluşmaktadır.

 

Borç nakit, para cinsi ve fâiz ilişkisi açısından aşağıdaki gibi üç şekilde borç alınabilir:

 

          1)-Millî para borç almak

                    a)-Standart fâiz ilişkisi ile almak

                    b)-Sübvansiyonlu fâiz ilişkisi ile almak

                             b.1-Hiç fâiz ödememek

                             b.2-Standart fâize göre düşük fâiz ödemek

 

         2)-Döviz borç almak

                   a)-Standart fâiz ilişkisi ile almak

                  b)-Sübvansiyonlu fâiz ilişkisi ile almak

                          b.1-Hiç fâiz ödememek

                          b.2-Standart fâize göre düşük fâiz ödemek

 

         3)-Özel nitelikli dijital para borç almak

 

 

Bir kemik bile olsa, kullanılan malzeme hangi malzeme olursa olsun, “para üretme hakkı, sâdece Devlete özgü ve özgün” bir haktır.

 

Fiziksel ya da dijital nakit varlıklar, “sâhibi, kimliği, kaynağı mutlak belli olan bir muhâtap olması” açısından bizzat bir devlet tarafından oluşturulduğu takdirde mutlak para hükmündedir.

 

 

Devlet dışı gerçek veya tüzel kişilerin ürettiği paranın para olarak hüküm görmesi için; iki temel husûsun bir arada bulunması gerekmektedir:

 

     a)-Söz konusu kişiler, bizzat devlet tarafından yetkilendirilmeli / akredite edilmelidir.

 

     b)-Üretilen para, devlet tarafından millî para ile birebir eşdeğer nitelik ve değerde akredite edilmeli ve sâhiplenilmelidir.

 

 

Bu bağlamda; bir devlet tarafından millî para niteliğinde akredite edilmeyen kimliği belirli ya da belirsiz “kontrol edilemeyen ve denetlenemeyen, bir devlet gibi rol almaya / rol kapmaya çalışan devlet dışı gerçek ve tüzel kişiler” tarafından üretilip para gibi lânse edilen fiziksel ve dijital varlıklar (=coin ve türevleri) hiçbir şekilde para niteliği taşımamaktadır.

 

Bu nedenle, söz konusu korsan gerçek ve tüzel kişiler tarafından üretilen sahte varlıkların gerçek bir para statüsüne kavuşmasına neden olan tutumlardan uzak durulması gerekmekte olup bundan sonraki değerlendirmelerde bu “türev = türeme” paralara yer verilmeyecektir.

 

Millî para, bir milletin hürriyet ve bağımsızlığının sembolü olup yurt içinde herkes tarafından eşit değerde görülen bir îtibâra sâhip iken; yurt dışı ilişkilerde, diğer milletler içindeki îtibârı ile orantılı şekilde değer kazanmaktadır.

 

Bir dövizin değerli olmasının sebebi, ilgili dövizin kıt / nâdir bulunmasından daha çok: Söz konusu devletin cebren oluşturduğu ceberrut bir sistemden kaynaklanabileceği gibi; sosyal, kültürel, siyâsî, askerî ve ekonomik gücü ile orantılı şekilde oluşan îtibârı sebebiyle, ticâret ve tasarruf amacıyla döviz nitelikli talebin söz konusu döviz üzerine yoğunlaşmasıdır.

 

Mûteber olmayan bir milletin parasına uluslararası ticâret gereği bir değer biçilmesi gerekse de söz konusu para tasarruf nitelikli herhangi varlık olarak tercîh edilmeyecektir.

 

 

Borcun nakit olarak alınmak istenmesi hâlinde:

 

     -->Nakit nitelikli millî para ya da döviz cinsi para, bizzat fiziksel varlık olarak alındığı gibi; ortada paranın kendisi fiziksel olarak var olmadan, “elektronik kaydî para” cinsinden hesaplar arası transfer yoluyla da borç alınıp verilebilmektedir.

 

     -->“Borç verilen miktarda geri ödeme” şeklinde millî para ile borç verme; Devlet tarafından uygulanan sübvansiyonlu kredi uygulamaları hâriç olmak üzere, mevcut piyasa bozucu etkenler nedeniyle, halk arasında ve ticârette hiçbir şekilde gerçekleşmemektedir.

 

           Millî para cinsinden borç verilmesi hâlinde, borç veren taraf kesinlikle mağdûr olmakta ve zarara uğramaktadır.

 

     -->“Borç verilen miktarda geri ödeme” şeklinde döviz ile borç verme, ancak arkadaşlık ve akrabâlık ilişkileri olan taraflar arasında gerçekleşmektedir.

 

        Kurumlar açısından ise, “Borç verilen miktarda geri ödeme” şeklindeki ekonomik ilişki anlamsızlaşmakta ve hattâ borç verme sisteminin cârî ve yasal masrafları nedeniyle kurum zarara bile uğramaktadır.

 

 

O nedenle, millî para ve döviz ile ancak iki şekilde borç verilmektedir:

 

          1)-Standart fâiz karşılığında borç verme

 

          2)-Standart fâizde “indirim = sübvansiyon” yapmak sûretiyle borç verme

 

 

Mevcut sistemde ister standart fâiz ister sübvansiyonlu fâiz karşılığında borç verilsin; borçlu tarafından ödenecek olan fâiz miktârı, borç vermeden önce peşin olarak belirlenmektedir.

 

Fâizin neden söz konusu miktarda belirlendiğinin gerçek bir sebebi, teknik ve haklı hiçbir dayanağı ve açıklaması bulunmamaktadır.

 

Sübvansiyonlu fâiz ile borç vermede ise; peşin olarak belirlenen fâiz üzerinden, borçlunun ve yatırımın sâhip olduğu niteliğe göre kademe kademe indirim yapılmak sûretiyle son fâiz oranı belirlenerek borç verilmekte ve iki durumla karşılaşılmaktadır:

 

          1)-Borçlunun hiç fâiz ödememesi

 

          2)-Borçlunun standart fâize göre daha düşük fâiz ödemesi

 

 

Mevcut durumda sübvansiyonlu kredi:

 

     -->Sâdece Devlet tarafından ve “oluşturulması, geliştirilmesi ve korunması gereken faâliyet konusuna” yönelik olarak verilmektedir.

 

   -->Muhtelif kamu kurumları ile klâsik bankacılıkta "fâiz" prensibiyle ve katılım bankalarında "kâr payı" prensibiyle “Devletin görevlendirdiği banka-finans kurumları tarafından verilmektedir.

 

 

Ana paradan ayrı olarak alacaklıya ödenen fazlalığın adı ister fâiz ister kâr payı olsun, sunulan sübvansiyon fırsatı kapsamında yatırımcı; kur değişimi, reel fâiz ve enflâsyon gibi “piyasa belirleyici gerçeklere göre” daha düşük bir finansman mâliyetiyle nakit finansman elde etmekte ve belirsizliğin yarattığı risklerden de korunmaktadır. 


( D e v â m   E d e c e k )

 

NOT:

"Sanat, Hak ve halk içindir!" düstûruyla yazmaya çalıştığım yazı ve şiirlerime yorum yapmak sûretiyle sağladığınız katkı için çok teşekkür ederim!


Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.