Bir insan arkadaşını , dostunu seçebiliyor ama kendi genlerinden gelen yakınlarını maalesef seçemiyor tıpkı ailesi gibi.
Birinci dereceden olmasa bile
Akrabalar hep bir yerden tutuyor seni hayatın içinde.
Çok ortada kalmış araya sıkışmış bir nesil olarak ister istemez bunlardan etkileniliyoruz.
Sık sık görüşülmese de aklımız hep o tarafa bağımlı kalıyor.
Görüşüldüğü zaman ise bu enerji tüketimi devam ediyor sözde söylenmezse de beden dili her şeyi anlatıyor
Bu enerjileri yok eden akrabaların geçmişi araştırıldığında egolarının hep yüksek olduğu isteklerini yaptırmak tan büyük haz duyan kişiler olduğunu görüyoruz .
Ben merkezci olan bu kişiler karşısındakinin zayıf tarafını yakalayarak kullanan kişiler olduğunu ve onların artık bu temel karakterini oluşturduğunu biliriz.
Şimdi ise eski alışkanlıklarını ve bunu yapamayacaklarını hissettikleri zaman duygusalığı kullanarak bunu yansıtırlar.
Bırakamazsın çünkü manevi yönden bağlı olduğun geçmişin hatırına alışkanlıklarını, bağımlılığını hoşgörünle devam edersin.
Ama onlar seni Dikkat etmezsen İçten içe yerler seni şükretmek yerine.
Nasılsın demeye korkarsın vereceği tepkiye göre..
Halbuki her yaşta insanın alabileceği ders, gösterebileceği minnet vardır.
Elinden geldiğince konforunu devam ettirecek çevresinde kişileride vardır.
Hep şikayet etmektense şükretmenin zamanının geldiğini hatırlamak istemezler.
Her incittiği, kırdığı, bunalttığı kişilerin zamanı geldiğinde yanında göremeyeceğini bilse de kabullenmezler.
Zihni hala error vermiyorsa
Akıl melekeleri hâlâ yerinde ise düşünmesinde yarar var derim.
Hiç kimse bu ağır yaşama şartlarında kendi sorumluluğunla uğraşırken kimsenin kaprisini çekmek istemez.
Zamanında yapıtığı egolarının çok geride kaldığını bilmelidir.
Artık şükretme zamanının ve yük olmadan ayağa kalkma zamanı geldiğini bilerek ona göre hareket etmelidir.
Kalkamasa da yanında olanlara şükür demeli. Gerçek olanı görmelidir.
Sevgiden hiçbir zaman zarar gelmez hırsları, egoyu bir kenara bırakarak geriye kalmış bu ömür için şikayet yerine kabul etmenin zamanı geldi demelidir...
İnançlarınızla, inatlaşma dan Sevgide kalın
Emel Araz

