İnsan gerçekten üç kez mi doğar? İlki annesinden, ikincisi seçimlerinden, üçüncüsü hatalarından… Yıllar geçtikçe “geçmez” denilenin geçtiğini, “bitmez” denilenin bittiğini öğreniyoruz. Güvenin, bağlanmanın, yalnızlığın ve zamanın anlamı değişiyor.
Ama belki de en acı gerçek şu: Hayatımızdaki tekrar eden hayal kırıklıkları tesadüf değil. Çocukken oluşan “iyi çocuk”, “büyümeme” ya da “kurtarıcı” gibi çekirdek inançlar; seçimlerimizi, ilişkilerimizi ve hatta kendimize verdiğimiz değeri şekillendiriyor.
Füsun’un hikâyesi bir aşk hikâyesi değil; yüzleşilmeyen iç seslerin hikâyesi. Bekleyen mi olacağız, seçen mi? Sessiz mi kalacağız, sınır mı çizeceğiz?
Peki sen Füsun’un yerinde olsaydın, ilk neyi değiştirirdin?
Yaş İlerledikçe Fark Ettiğim En Acı 10 Gerçek
1
İnsan 3 kez doğarmış,
ilki annesinden
18'inde tercihlerinden
40'ında hatalarından.
2
"geçmez" dediğin her şeyin geçtiğini
"bitmez" dediğin her şeyin bittiğini
"olmaz" dediğin her şeyin olduğunu
"yapmaz" dediğin herkesin yaptığını
3
Az konuşup çok dinlemek...
bağlanmak = acı çekmek
Hiçbir şeye değmez, kendin için
yaşamak şart...
4
İnsanlara daha az güvenmek
Hak edilenden fazla değer vermemek
Saygının aslında sevgiden daha önemli olduğu gerçeği…
İz bıraksa da her şeyin gelip geçtiği…
5
Gelinen yaşın küçükken görünenden daha küçük gelmesi.
6
Yalnızsın, yürümekte olduğun yol sadece senin, yola dahil olanlar oluyor, yoldan çıkanlar oluyor, yolda sorun çıkaranlar oluyor ama hepsi geçiyor, gidiyor. O yolda sen kalıyorsun, sevincinle, kederinle, kahkahalarınla, göz yaşlarınla, yalnızca sen…
7
Zamanın hep hızlı aktığı. Sanki çocukken zaman daha yavaş ilerliyor gibi geliyordu. Meğer o kendimize ayırdığımız vaktin bolluğuymuş. Yaş ilerleyip hayata atıldığında insan zamanın hızına şaşıyor.
8
Olgunlaşma düzeyinin yaşadığın hayatla ilgili olması...
İnsanların salt iyi ya da kötü olmadığı...
Geçmişte kendini kahrettiğin şeylerin aslında komik olduğu...
Yalnızlığın çevrendeki kalabalıktan daha evla olduğu...
9
Ve seni sen yapan şeylerin yaşadığın süreçler olduğu...
10
10.tespit senden..
En acı gerçeğin ne oldu?
Yoruma yaz.
Belki de bu 10 gerçeğin çoğu kader değil, çocukken yazılmış çekirdek inançların sonucudur.
Füsun’un sorunu Kemal değildi.
Sorunu çekirdek inançlarıydı.
Ve çoğu kadının hikâyesi de burada başlıyor.
Çünkü onun sorunu aşk değildi.
İyi çocuk çekirdek inancıydı.
Ses çıkarmadı.
Hayır diyemedi.
Sınır çizemedi.
“Sevilmek için uyumlu olmalıyım.” dedi içindeki küçük kız.
Bir de Büyümeme çekirdek inancı vardı.
Kendi hayatının sorumluluğunu alamadı.
Hep birinin seçmesini bekledi.
Yanlış insanları seçti çünkü bilinçaltı
“Ben ikinci plandayım.” diyordu.
Ve en tehlikelisi: Kurtarıcı çekirdek inancı.
Boşandığı eşinin yükünü taşıdı.
Onu toparlamaya çalıştı.
Ama kendisi daha kötü haldeydi.
Füsun’un trajedisi Kemal değildi.
Kendi iç sesiyle hiç yüzleşmemesiydi.
Çekirdek inançlarını değiştirseydi
bekleyen değil, seçen olurdu.
Sessiz değil, net olurdu.
Kurtarıcı değil, özgür olurdu.
Ve belki ilk kez
hayatını bir erkeğe değil,
kendine adardı.
Sen Füsun’un yerinde olsaydın ilk neyi değiştirirdin?

