Saf Suresi 2-3. ayetler çok açık bir şekilde buyuruyor:
"Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında büyük bir buğuzdur." (Saf, 61/2-3)
Bu ayet, söz ile fiil arasındaki tutarsızlığı, boş vaatleri, samimiyetsizliği ve sorumsuzluğu kınar. Allah katında, kişinin yapmadığı şeyi yapıyormuş gibi göstermesi veya yerine getirmeyeceği sözü vermesi büyük bir günahtır.
Kur’an’da insanlara boş ümit verip kandırmak, onları çıkar için kullanmak yahut aldatmak konusunda birçok uyarı vardır.
1. Boş ümit ve aldatma
“Onlara (münafıklara) dünyada bir süre nimet ver, sonra onları çetin bir azaba uğrat.” (Tevbe, 9/55)
Bu ayet, insanlara sahte ümit verip sonunda yüzüstü bırakanların akıbetini çok net gösterir. Dünyada tatlı sözlerle güven kazanmak, ahirette çetin bir hesap getirir.
2. Yalan söz ve kandırma
“İnsanlardan öylesi vardır ki, dünya hayatına dair sözü senin hoşuna gider; kalbindekine Allah’ı şahit tutar. Halbuki o, en amansız düşmandır.” (Bakara, 2/204)
Tatlı sözlerle insanların kalbini kazanıp sonra onları kullanan ikiyüzlüler, Kur’an’da en tehlikeli düşmanlar arasında sayılır. Çünkü onlar güveni ihanete dönüştürür.
“O, dönüp gitti mi, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekinleri ve nesilleri yok etmeye çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.” (Bakara, 2/205)
3. Ümit verip sonra yüzüstü bırakmak
“Onlar, Allah’ın yolundan alıkoyar, onu eğriltmek isterler. Onlar ahireti de inkâr edenlerdir.” (İbrahim, 14/3)
İnsanlara ümit verip aslında kendi çıkarına kullananlar, hak yolunu eğriltmeye çalışanlardır. Bu hem dünyada hem ahirette büyük bir kayıptır.
4. İnsanları kandıranların akıbeti
“O gün Allah, onların hepsini diriltecek, sonra size dünyada olduğu gibi yemin ederler. Sanırlar ki, bir şey üzerine (haklı) olduklarını ispat edecekler. İyi bilin ki onlar yalancılardır.” (Mücadele, 58/18)
Dünyada yeminlerle insanları kandıranlar, ahirette yalancılıkları ortaya çıkınca çaresiz kalacaklardır. Bu, bütün sahte vaatlerin sonu olacaktır.
5. Boş vaatlerle oyalanma
“Şeytan onlara vaat eder, onları boş ümitlere düşürür. Oysa şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaat etmez.” (Nisâ, 4/120)
İnsanlara boş ümit vermek, şeytanın en klasik yöntemidir. Bu yöntemi kullanan kişi, ister istemez şeytanın arkadaşı konumuna düşer.
Özetle:
İnsanlara boş ümit verip kandırmak, onları çıkar için kullanmak, tatlı sözlerle güven kazandıktan sonra yüzüstü bırakmak, Kur’an’da hem münafıklık hem de şeytani bir tuzak olarak tanımlanmıştır.
Ey insan! Yapmayacağın şeyi söyleme. Vermeyeceğin ümidi verme. Güven kazandırıp sonra ihanet etme. Çünkü bu, Allah katında büyük buğuz sebebidir.
Samimiyet, sözle fiilin birbirine uymasıdır. Bu uyumu sağlayamayan hem bu dünyada hem ahirette zarar görür.
O halde gelin, sözümüzü ölçelim. Vaadimizi tutalım. İnsanların kalbini kırmayalım. Çünkü kırılan her gönül, Allah’a yükselen bir feryattır. Samimi olmak, imanın gereğidir.

