Kur’an’da bütün Yahudilerin, yalnızca Yahudi kimlikleri sebebiyle lanetlendiği söylenmez. Lanet; inkâr eden, ahdini bozan, ilâhî hükümleri tahrif eden, haddi aşan ve kötülüğe engel olmayan belirli kişi ve topluluklara yöneltilir. Nitekim Mâide 78’de özellikle “İsrailoğullarından inkâr edenler” denilir; Bakara 62’de ise Yahudilerden Allah’a şirk koşmayan ve âhirete inanıp iyi işler yapanların mükâfatlandırılacağı bildirilir. (Diyanet Kuranı)
Yahudiler ve İsrailoğulları bağlamındaki başlıca lanet ayetleri
Bakara Suresi, 88. ayet
“Aksine, inkârları sebebiyle Allah onlara lânet etmiştir; o yüzden çok az inanırlar.”
Buradaki gerekçe etnik köken değil, inkâr ve hakikate karşı duyarsızlıktır. (Diyanet Kuranı)
Bakara Suresi, 89. ayet
Tevrat’ın orjinalini doğrulayan, kapsayan Kur’an kendilerine geldiği hâlde onu inkâr edenler hakkında:
“Allah’ın lâneti inkârcıların üzerine olsun.”
Ayetin ifadesi “Yahudilerin üzerine” değil, özellikle “inkârcıların üzerine” şeklindedir. (Diyanet Kuranı)
Nisâ Suresi, 46. ayet
Yahudilerden bir kısmının kelimeleri yerlerinden değiştirerek tahrif ettikleri anlatıldıktan sonra:
“Fakat inkârları sebebiyle Allah onları lânetlemiştir.”
Ayet, açıkça “Yahudilerden bir kısmı” diyerek genelleme yapmaz. (Diyanet Kuranı)
Nisâ Suresi, 47. ayet
“Cumartesi yasaklarını çiğneyen kimseleri lânetlediğimiz gibi onları da lânetlemeden önce… kitaba iman edin.”
Burada Cumartesi yasağını bilinçli biçimde ihlal eden İsrailoğulları hatırlatılmaktadır. (Diyanet Kuranı)
Nisâ Suresi, 51–52. ayetler
Kendilerine kitaptan pay verildiği hâlde bâtıl güçlere inanan ve müşriklerin yolunu üstün gören kişiler için:
“Bunlar Allah’ın lânetlediği kimselerdir.”
Lanetin gerekçesi, bâtılı desteklemeleri ve hakikate karşı tavır almalarıdır. (Diyanet Kuranı)
Mâide Suresi, 13. ayet
“Ahidlerini bozdukları için onları lânetledik ve kalplerini katılaştırdık.”
Burada lanetin açık gerekçesi Allah’a verdikleri sözü bozmalarıdır. Ayetin devamında ise az sayıda kişinin bu hükmün dışında olduğu belirtilir. (Diyanet Kuranı)
Mâide Suresi, 60. ayet
“Onlar, Allah’ın lânetlediği ve gazap ettiği… kimselerdir.”
Bağlamda Allah’ın hükümlerine karşı gelen, tâğuta yönelen ve ağır biçimde sapmış kişiler anlatılmaktadır. (Diyanet Kuranı)
Mâide Suresi, 64. ayet
“Yahudiler, ‘Allah’ın eli bağlıdır’ dediler… Söyledikleri yüzünden lânetlenmişlerdir.”
Buradaki lanet, Allah’ı cimrilik veya güçsüzlükle niteleyen bu söz sebebiyledir; ayet bütün Yahudilerin aynı sözü söylediği anlamında değerlendirilmemelidir. (Diyanet Kuranı)
Mâide Suresi, 78–79. ayetler
“İsrailoğullarından inkâr edenler, Dâvûd ve Meryem oğlu Îsâ diliyle lânetlendi.”
Devamında gerekçeleri açıklanır:
İsyan etmeleri,
Haddi aşmaları,
İşledikleri kötülükten birbirlerini vazgeçirmemeleri. (Diyanet Kuranı)
Peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve Üzeyir’i Allah’ın oğlu saymaları da Kur’an’daki ağır kınama, gazap ve lanet sebepleri arasındadır.
Peygamberleri öldürmeleri
Bakara Suresi 61. ayette, İsrailoğullarından bazı kimselerin Allah’ın gazabına uğramalarının sebepleri şöyle açıklanır:
“Bu durum, Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri ve haksız yere peygamberleri öldürmelerinin, bütün bunlar da isyan etmeleri ve haddi aşmalarının sonucuydu.”
Burada doğrudan Allah’ın gazabına uğramalarından söz edilmektedir. (Diyanet Kuranı)
Nisâ Suresi 155. ayette ise ahitlerini bozmaları, Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri birlikte sayılır. Bazı meallerde ayetteki hazfedilmiş cevap, “onları lanetledik ve başlarına belalar verdik” şeklinde açıklanmıştır. (Diyanet Kuranı)
Dolayısıyla peygamberleri öldürmek, Kur’an’da lanet, gazap, kalplerin mühürlenmesi ve aşağılanma sebepleri arasında açıkça yer alır.
“Üzeyir Allah’ın oğludur” demeleri
Tevbe Suresi 30. ayette şöyle buyrulur:
“Yahudiler ‘Üzeyir Allah’ın oğludur’ dediler, hıristiyanlar da ‘Mesîh Allah’ın oğludur’ dediler… Allah onları kahretsin! Gerçeklerden nasıl da yüz çeviriyorlar!”
Diyanet tefsiri, ayetteki “Allah onları kahretsin” ifadesinin bir beddua ve lanetleme ifadesi olduğunu belirtmektedir. (Diyanet Kuranı)
Ancak burada önemli bir ayrıntı vardır: Diyanet tefsirine göre “Üzeyir Allah’ın oğludur” sözü bütün Yahudilerin ortak inancı değil, Yahudilerden bir kişi veya belirli bir grup tarafından söylenmiş olabilir. Bu nedenle ayeti bütün zamanlardaki bütün Yahudilere teşmil etmek doğru olmaz. (Diyanet Kuranı)
Sonuç
Ayetlerin ortak mesajı
Kur’an’da söz konusu topluluklardan bazı kimselerin kınanma veya lanetlenme sebepleri arasında şunlar vardır:
Allah’ın ayetlerini inkâr etmek,
Peygamberleri haksız yere öldürmek,
Allah’a verdikleri ahdi bozmak,
İlahi hükümleri tahrif etmek,
“Üzeyir Allah’ın oğludur” demek,
Haddi aşmak ve isyan etmek,
Kötülükten birbirlerini vazgeçirmemek.
Fakat bunlar etnik kökene yönelik toplu ve değişmez bir hüküm değil, belirli inanç, söz ve davranışlara yönelik ilahi yargılardır.
Bu ayetlerde lanetin sebepleri şunlardır:
İnkâr, ahdi bozmak, vahyi tahrif etmek, Allah hakkında yakışıksız söz söylemek, haddi aşmak, bâtılı desteklemek ve toplumdaki kötülüğe sessiz kalmak.
Dolayısıyla bu hükümleri, geçmişteki veya günümüzdeki bütün Yahudilere topluca yöneltilmiş değişmez bir soy hükmü gibi okumak doğru değildir. Kur’an’ın ölçüsü kimlik değil; iman, davranış, adalet ve kişinin hakikat karşısındaki tutumudur.

