TEMUD İstanbul İl Başkanı Mahir Özük: “40 Yıllık Kanun Günümüz Şartlarına Göre Yenilenmeli”
Türkiye Emekli Uzmanlar Derneği (TEMUD) İstanbul İl Başkanı Mahir Özük, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan uzman çavuşların özlük hakları, kadro, emeklilik ve statü sorunlarına dikkat çekti. Özük, 1986 yılında yürürlüğe giren 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun artık günümüz koşullarına yanıt veremediğini belirterek, “Yaklaşık 40 yıldır yürürlükte olan bu yasa mutlaka revize edilmeli ve uzman çavuşlar da 926 sayılı TSK Personel Kanunu’na tabi olmalıdır.” dedi.
“Sözleşme Feshi Tehdidi Altında Görev Yapıyoruz”
Mahir Özük, uzman çavuşların TSK’ya 1986 yılından itibaren kritik görevlerde istihdam edilmek üzere katıldıklarını, ancak yıllardır 1 ila 5 yıl arasında yenilenen sözleşmelerle görev yaptıklarını hatırlatarak, “Sürekli sözleşme feshi tehdidi altında, ağır görev şartları ve mobbing baskısı altında görev yapan bir camiayız.” ifadelerini kullandı.
Uzman çavuşların Türkiye’nin en fazla şehit ve gazi veren personel grubu olduğunu vurgulayan Özük, “Vatan uğruna can veren, gazilik mertebesine erişen uzman çavuşların hâlâ temel haklarını alamamış olması vicdanları yaralıyor.” dedi.

Eksik Yönetmelikler, Eşitsiz Görev Şartları
TEMUD İstanbul İl Başkanı Özük, uzman çavuşların çalışma düzeninde ciddi eksiklikler bulunduğunu da belirtti.
“Uzman çavuşların sağlık, nöbet ve atama yönetmelikleri yok. 25 yıllık uzman çavuşla 1 yıllık uzman çavuş aynı görevi yapıyor, aynı standartlara tabi tutuluyor. Yaş ilerledikçe karargâh görevlerine atanma hakkı da tanınmıyor.”
Özük, yaş ve kıdem durumlarına göre görev planlaması yapılması gerektiğini vurguladı:
“Yaşı ilerlemiş uzman çavuşlar, yıllarca tecrübeleriyle orduda hizmet etmiş kişilerdir. Onların karargâh ve idari birimlere atanması hem adaletli hem de kurum için faydalı olur.”

“Emeklilikte Mağduriyet Bitmiyor”
Sözleşmeli statüde görev yapan uzman çavuşların 45 yaşını doldurduklarında 6000 sayılı kanun gereği resen emekliye sevk edildiklerini hatırlatan Özük, birçok personelin SGK primi dolmadığı için sivil memurluğa geçirildiğini belirtti.
Ancak bu geçişte hak kayıpları yaşandığını ifade etti:
“TSK’da geçirdiğimiz yıllar yok sayıldı. Sivil memurluğa geçen uzman çavuşlar birinci dereceye düşemedi, 3600 ek göstergeden yararlanamadı. Bu nedenle emekli maaşlarımız asgari ücretin biraz üzerinde kaldı. 55-60 yaşında uzman çavuşlarımız, geçim sıkıntısı nedeniyle AVM’lerde, sitelerde, fabrikalarda güvenlik görevlisi olarak çalışmak zorunda kalıyor.”
“Birinci Derece ve 3600 Ek Gösterge Hakkımız”
Mahir Özük, 2018 yılında yapılan kanun değişikliğiyle sözleşme süresinin 56 yaşa çıkarıldığını, ancak daha önce göreve başlayanların bu düzenlemeden yararlanamadığını hatırlattı.
“Bu mağduriyetin giderilmesi, 3600 ek göstergenin tüm uzman çavuşlara verilmesi ve birinci dereceye düşme hakkının tanınması gerekiyor.” dedi.

“Asgari Ücretin Altında Maaş Alan Emekli Uzmanlar Var”
5510 sayılı kanuna göre emekli edilen birçok uzman çavuşun maaşlarının asgari ücretin altında kaldığını vurgulayan Özük, “Malul emekli olan personelimizin yaşamını idame ettiremeyecek durumda maaş alması kabul edilemez. Emekli maaşlarımızın insanca yaşanabilir seviyeye yükseltilmesini talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Orduevlerine Giremiyoruz, Bu Kabul Edilemez”
Özük, görev süresi boyunca TSK’nın yükünü omuzlayan uzman çavuşların emeklilik sonrasında askeri tesislerden, orduevlerinden ve misafirhanelerden yararlanamadıklarını belirterek bu durumu “kurumsal dışlanma” olarak nitelendirdi.
“Uzman çavuşlar da bu ordunun bir parçasıdır. Orduevlerine, misafirhanelere giremeyen personelin kendini dışlanmış hissetmemesi için bu yasağın kaldırılmasını istiyoruz.”
“Ayrımcılık Değil, Adalet İstiyoruz”
Sözlerinin sonunda birlik ve bütünlük vurgusu yapan Özük, “Türk Silahlı Kuvvetleri bir bütündür. Bizler de bu ailenin onurlu bireyleriyiz. Üvey evlat muamelesi görmek istemiyoruz. Onurla, gururla görev yapıyoruz; tek isteğimiz hak ettiğimiz değeri görmek, insanca yaşamak.” dedi.

