Gündem
Yayınlanma : 12 Ocak 2026 16:01
Düzenleme : 12 Ocak 2026 16:04

Şirvan Ünal: “Ahilik ve Ahi Ervan Kültürünü Yaşatmak Hepimizin Sorumluluğu”

Şirvan Ünal: “Ahilik ve Ahi Ervan Kültürünü Yaşatmak Hepimizin Sorumluluğu”
Uluslararası Hak Arama Derneği Almanya Genel Başkanı Şirvan Ünal, Ahilik ve Ahi Ervan geleneğinin sembolik törenlerle değil, bilinçli ve uygulamalı şekilde yaşatılması gerektiğini ifade etti.

Uluslararası Hak Arama Derneği Almanya Genel Başkanı Şirvan Ünal, Ahilik ve Ahi Ervan geleneğinin günümüzde yeterince anlaşılmadığını belirterek, bu kültürün plaket ve sembolik törenlerle değil; bilinçli, uygulamalı ve ahlaki bir anlayışla yaşatılması gerektiğini vurguladı.

Şirvan Ünal şu sözlere yer verdi:

"AHİLİK VE AHİ ERVAN: KÜLTÜREL MİRASI YAŞATMAK BİZİM SORUMLULUĞUMUZ!

Ahilik, tarih boyunca esnaf ve sanatkarlarımızın yalnızca mesleki değil, aynı zamanda ahlaki ve toplumsal yaşam rehberi olmuştur. 
Ahi Ervan geleneği, disiplin, dürüstlük, ahlak ve dayanışmayı merkezine alan bir kültürdür. 

Ne var ki, bugün bu önemli mirası toplumda ne yazık ki tam anlamıyla anlatamıyor ve yaşatamıyoruz.

Türkiye’de il ve ilçelerdeki bazı esnaf odaları, Ahi Ervan kültürünü sembolik olarak yaşatmaya çalışıyor; plaketler veriyor, ödüller takdim ediyor..
Ancak ne yazık ki bu uygulamalar çoğu zaman yüzeysel kalıyor.

 Plaketleri veren kişiler dahi bunun tarihî ve kültürel anlamını tam olarak bilmiyor...

Esnaf ve sanatkarlar odası başkanları, bu geleneği bilerek ve bilinçli bir şekilde yaymak yerine, sadece formaliteye dayalı, “kime vereceğiz, kime vermeyeceğiz” tarzı uygulamalarla günü geçiştiriyor.

Oysa Ahi Ervan’ı anlamak ve yaşamak, sadece bir belge vermekle, bir plaket takdim etmekle olmaz. 
Bu geleneğin özü, esnafın ahlaklı, edepli ve dayanışma ruhuyla hareket etmesini sağlamaktır. İl ve ilçelerde odaların asli görevi, esnafı bilinçlendirmek, düzenli olarak seminerler ve paneller organize ederek bu kültürü yaşatmaktır..
 Yalnızca seçim kazanmak veya formaliteleri yerine getirmek için belge dağıtmak, bu mirasa yapılacak en büyük haksızlıktır.

Ahi Ervan’ı yaşayan bir toplumda, esnaf arasında güven, dürüstlük ve karşılıklı saygı hâkim olur. 

Hile, hurda, etik dışı davranışlar minimuma iner. O nedenle odaların başkanları öncelikle kendileri bu kültürü öğrenmeli, kendi işyerlerinde yaşamalı ve ancak ardından bu bilinci esnafa aktarmalıdır.

 Aksi takdirde verilen Ahi Ervan belgesi, sembolik bir kağıttan öteye gitmez ve hak etmeyenlerin elinde değersizleşir.

Kültürel mirasımızı yaşatmak, sadece geçmişe saygı göstermek değil, toplumun bugünkü yaşam kalitesini artırmak için de hayati önemdedir.

 Ahi Ervan geleneği, doğru şekilde yaşatıldığında, il ve ilçelerdeki esnafın sadece mesleki değil, toplumsal olarak da örnek bir hayat sürmesini sağlar.

Sonuç olarak, esnaf odaları ve oda başkanları sorumluluklarını ciddi şekilde yerine getirmeli; 

Ahi Ervan kültürünü yalnızca sembolik değil, uygulamalı ve bilinçli bir şekilde yaşatmalıdır. Bu kültürü bilmeyen veya yaşatmayan hiçbir uygulama, tarihî mirasımıza hizmet etmez; aksine onu değersizleştirir...

Ülkemizde,memleketimizde ilimizde, ilçemizde, köyümüzde  bölgemizde yöremizde  Ahi Ervan'ı  kutlama yaptığımız kadar  ne olduğunu da bilmeyi  umuyorum.

Ahi Ervan’ı yaşatan bir millet olma dileğiyle…"

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.