KİMLİĞİ VE ÜNVANLARI
Türk bilim insanı, kimya mühendisi ve teorik kimyacı.
“Türk Einstein’ı” olarak anılmıştır.
Türkçenin korunması ve bilim dili olması için verdiği mücadeleyle tanınmıştır.
26 yaşında Yale Üniversitesi’nde profesörlük unvanı alarak dünya tarihinin en genç profesörlerinden biri olmuştur.
AKADEMİK KARİYERİ
1960: Yale Üniversitesi’nde yardımcı profesör olarak göreve başladı.
1963: Henüz 26 yaşında Yale Üniversitesi’nde profesör oldu.
1962: ODTÜ tarafından “Danışman Profesör” unvanı verildi. (Bu unvan sadece kendisine aittir.)
1975: Özel kanunla “Türkiye Cumhuriyeti Profesörü” unvanı verildi. (Bu unvanın tek sahibidir.)
Amerika, Japonya, Almanya ve Meksika’daki birçok üniversitede dersler verdi.
ÖDÜLLERİ VE BAŞARILARI
Alfred Sloan Ödülü (ABD)
1966 TÜBİTAK Bilim Ödülü
1973 Alexander von Humboldt Bilim Ödülü (Almanya)
1975 Uluslararası Üstün Bilim Adamı Ödülü (Japonya)
Meksika Elena Moshinsky Bilim Ödülü
Sedat Simavi Ödülü
Uğur Mumcu Bilgi Çağı Ödülü
2 defa Nobel Kimya Ödülü’ne aday gösterildi.
Üyesi olduğu seçkin topluluklardan bazıları: American Academy of Arts and Sciences, Amerikan Kimya Topluluğu, Avrupa Bilim Akademileri.
BİLİMSEL KATKILARI
Kuantum Kimyası alanında çok önemli teoriler geliştirdi.
Manyetik rezonans, biyokimya, matematiksel biyoloji ve moleküler biyoloji alanlarında da katkılar sundu.
Karmaşık molekül yapılarının anlaşılmasında yeni yöntemler ortaya koydu.
“Türkçe bilim dili olmalı” anlayışıyla Türkçede bilimsel terimlerin geliştirilmesi için çalıştı.
TÜRKÇE VE TOPLUMSAL MÜCADELESİ
“Bye Bye Türkçe” adlı kitabında, yabancı dillerin Türkçe üzerindeki etkisini sert biçimde eleştirdi.
Üniversitelerde eğitim dilinin Türkçe olması gerektiğini savundu.
“Türkçe giderse, Türkiye gider” sözleriyle bilinir.
Batı karşısında özenti yerine millî bilim üretimi ve bağımsız düşünceyi savundu.
KİTAPLARI
Bye Bye Türkçe
Hedef Türkiye
Türk Aynştayn’ından Türkçe’ye Açık Mektup
Bilim ve Teknik Yazıları
Türkçe Giderse Türkiye Gider
KİŞİSEL ÖZELLİKLERİ
Çok iyi derecede İngilizce, Almanca, İspanyolca, Japonca ve birkaç dili daha biliyordu.
Türk kültürü ve milli değerleri savunan bir entelektüeldi.
Bilim dünyasındaki başarılarının yanında milletine olan bağlılığı ile öne çıktı.
19 Nisan 2015’te vefat etti, Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.
Özetle: Oktay Sinanoğlu sadece bir bilim insanı değil, aynı zamanda Türkçeyi, milli kimliği ve bağımsız düşünceyi savunan bir fikir adamıdır. Onun hayatı, bilimin milletine ve değerlerine hizmet etmesi gerektiğinin çok güçlü bir örneğidir.
İşte Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun hayat felsefesini ve mücadelesini özetleyen 10 Maddelik Bilim ve Millet Bildirgesi:
Oktay Sinanoğlu’nun Bilim ve Millet Bildirgesi
Bilim millî kimlikten ayrı düşünülemez.
Bilim evrensel olsa da onu yapanın dili, kültürü ve milli karakteri vardır. Türk bilim insanı, bilim üretirken Türk kalmalı, Türkçe üretmelidir.
Türkçe giderse, Türkiye gider.
Eğitim dili Türkçe olmalı; bilim dili Türkçe yapılmalıdır. Çünkü dilini kaybeden millet, benliğini de kaybeder.
Batı’ya körü körüne özenme, bağımsız düşün.
Batı’nın bilimini al ama zihniyetini taklit etme. Türk milletinin kendi aklı, kendi iradesi, kendi yolu vardır.
Bilim halk için, millet için yapılmalıdır.
Bilim insanı, yalnızca akademik kariyer için değil, milletinin kalkınması, gençliğin ufkunu açması için çalışmalıdır.
Gençlere güven, onları yetiştir.
Gençler ezberci değil, sorgulayıcı ve üretken yetiştirilmeli. Bilim merakı Türk gençlerinin en büyük servetidir.
Ahlak ve bilim yan yana yürümelidir.
Bilgi, ahlakla birleşmezse zulüm doğurur. Gerçek bilim insanı aynı zamanda yüksek bir ahlaka sahip olmalıdır.
Kendi öz kaynaklarını kullan.
Kendi enerjini, kendi insanını, kendi kültürünü üretime kat. Yabancıya bağımlı bir bilim anlayışı özgürlük getirmez.
Dünyada en iyi olmayı hedefle.
Mütevazı bilim anlayışı değil, zirve hedefleyen bir kararlılık olmalı. “Biz yapamayız” diyen zihniyet Türk milletinin ruhuna terstir.
Türk milletinin geleceği ilimdedir.
Kendi bilimini üreten, kendi dilinde düşünen milletler dünyada varlığını kalıcı kılar. Türk milleti de ancak bilimle yükselecektir.
Her bilim insanı aynı zamanda bir dava insanıdır.
Bilim, sadece deney tüplerinde değil, aynı zamanda milletin gönlünde ve geleceğinde karşılık bulmalıdır.
Özlü mesajı:
“Bilim Türkçe yapılmalı, Türk genci kendi kültürüyle bilim üretmeli. Aksi hâlde bilim, milletin elinden alınmış olur.”

