Orta Doğu'yu karış karış gezerek İngilizlerin tüm oyunlarını ortaya çıkaran, Şam Konsolosluğunu darmadağın eden Türk kadın kahraman. Herkes Lawrence'ı bilir ama ona kök söktüren Teşkilat-ı Mahsusa’nın kadın kurdu Mebruke Hanım'ı bilmez.
Mebruke Hanım, 1. Dünya Harbi öncesi ve sırasında Teşkilat-ı Mahsusa saflarında görev yapan efsanevi kadın ajanlardan biriydi.
1913 yılında İngilizler ve Fransızlar, Osmanlı Devleti'ni zayıflatmaya yönelik faaliyetlerini Şam'da ortak bir istihbarat ağı altında topladı. Hazırlanan kritik belgeler Fransız Büyükelçiliğindeki bir kasada saklanıyordu. Bu belgelerin ele geçirilmesi için Osmanlı Devleti, üç kişilik özel bir tim görevlendirdi.
Operasyonun planı, ajan Hüseyin El-Riyad'ın Fransız konsolosunun İstanbul'a gideceği tarihi öğrenmesiyle hazırlandı. Belirlenen gün harekete geçen ekipte Mebruke Hanım da yer alıyordu. Fransız elçiliğine sızan tim, kasayı patlayıcıyla açarak gizli belgelere ulaştı. Operasyon başarıyla tamamlandı.
Belgelerin Türklerin eline geçmesi İngilizleri büyük paniğe sürükledi. Çünkü dosyalarda Batılı devletlerle bağlantılı Osmanlı içindeki işbirlikçilerin ve bunlarla irtibatlı ajanların isimleri bulunuyordu. Olayın ardından iz sürme görevi Lawrence'a verildi. Şam, Beyrut ve Kahire'deki geniş ajan ağına rağmen Mebruke Hanım'a ulaşamadı ve operasyon başarısızlıkla sonuçlandı.
Görevine ara vermeyen Mebruke Hanım, daha sonra Trablusgarp'a geçerek istihbarat faaliyetlerini sürdürdü ve ömrünün sonuna kadar vatanı için çalışmaya devam etti.

