NUH, OĞLU– VE TUFAN
BİSMİLLAH /ALLAH'IN ADIYLA
Hud Suresi, 41. Ayet:
“(Nuh) dedi ki: ‘Bin içine! Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayan, çok merhamet edendir.’”
Gemi dalgalar arasında akıp giderken, Nuh oğluna, gemiye bin kafirlerle beraber olma! dedi.
Oğlu, beni sulardan koruyacak bir dağa sığınacağım dedi.
Nuh, bugün kaçıp kurtulacak yok dedi.
Derken, aralarına dalga girdi o da boğulanlardan oldu.
Nuh: Rabbine yakardı ve oğlum ailemdendi, şüphesiz Senin vadinde yerine gelecektir.
Allah: Ey Nuh! O salihlerden değildi, dolayısıyla ailenden sayılmaz;
İç yüzünü bilmediğin bir konuda Benden istekte bulunma ve cahillerden olmamanı uyarırım! (Hud, 37)
Hud Suresi, 37. Ayet:
“Bizim gözetimimiz ve vahyimizle gemiyi yap; zalimler hakkında Bana bir şey söyleme, çünkü onlar mutlaka boğulacaklardır.”
Nuh: Rabbim! Hakkında bilgim olmayan bir şeyi istemekten Sana sığınırım.
Eğer beni bağışlamaz ve merhamet etmezsen, kaybedenlerden olurum. dedi.
Hud Suresi, 47. Ayet:
“Nuh dedi ki: ‘Rabbim! Hakkında bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen, hüsrana uğrayanlardan olurum.’”
İşte bu kıssa, sana vahyettiğimiz gayb haberlerdendir;
Bundan önce ne sen ne de toplumun bu kıssayı bilmiyordunuz.
O halde, sen de Nuh gibi zorluklara karşı sabret!
Zira mutlu son, Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde olanlarındır. (Hud, 49)
Hud Suresi, 49. Ayet:
“(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bunları bundan önce ne sen biliyordun ne de kavmin. O hâlde sabret! Çünkü güzel akıbet, sakınanlarındır.”

