MEDİNE SÖZLEŞMESİ
Aşağıda Medine Sözleşmesi’nin tam metninin günümüze ulaşan en güvenilir hâlini madde madde, açık ve sade Türkçeyle veriyoruz.
Not: Metnin aslı Hz. Peygamber döneminde Arapça olarak yazılmış, kaynaklarda maddeler farklı sıralarla rivayet edilmiştir; ancak aşağıdaki metin, İbn Hişâm – Taberî – İbn Kesîr gibi ana kaynakların ortaklaştırılmış hâlidir.
MEDİNE SÖZLEŞMESİ – TAM METİN (Sadeleştirilmiş – Madde Madde)
Ümmet Anlayışı ve Toplumsal Birlik
Bu sözleşme, Muhammed (sav) tarafından Kureyş muhacirleri ile Medine’den olan Ensar ve onlara katılanlarla yapılmış bir belgedir.
Hepsi birlikte, diğer insanlardan ayrılan tek bir ümmet sayılacaktır.
Muhacirler (Mekkeliler) ile İlgili Hükümler
Kureyş muhacirleri kendi aralarında kan bedellerini öderler.
Fidye ve diyetlerini adaletle ve müminler arasında bilinen esaslara göre öderler.
Medine'nin Yerli Halkı (Ensar) ile İlgili Hükümler
5–11. Evs ve Hazrec kabilelerinin kolları (Benî Avf, Benî Hâris, Benî Saide, Benî Cuşem vb.) kendi içlerinde dayanışma hâlinde olacak;
Kan bedellerini ödeyecek,
Suçluları korumayacak,
Zalimlik ve günaha asla destek olmayacaktır.
Müminlerin Birbirine Hakları
Müminler, kendi aralarında zayıf kalmış kişiyi fidye ve diyetlerini ödeyerek kurtarırlar.
Allah’tan sakınmak, doğruluk üzere olmak zorundadırlar.
Hiçbir mümin, başka bir mümine karşı kâfiri desteklemeyecektir.
Mümin olmayan biri, bir mümine sığınmışsa korunacaktır.
Sözleşmeye taraf herkes, dışarıdan gelen saldırıya karşı birlikte savaşacaktır.
Yahudi Kabileleri ile İlişkiler
Yahudiler, müminlerle birlikte tek bir toplum olarak Medine’de yaşayacaktır.
Yahudilerin dinî özgürlüğü kendilerine aittir; Müslümanlarınki kendilerine aittir.
Yahudilerden Benî Avf ve diğer kabileler (Benî Neccâr, Benî Hâris, Benî Saide, Benî Cuşem, Benî Avf, Benî Şütaybe, vs.) Müslümanlarla eşit haklara sahiptir.
Yahudiler zulme uğratılmayacak, onlar da zulmetmeyecek.
Düşmanlık eden birine karşı birlikte durulacaktır.
Medine halkından hiç kimse, haksızlık yapanı korumayacaktır.
Medine’nin Ortak Savunması
Sözleşme tarafları, Medine’ye saldırı olduğunda birlikte karşı koyacaktır.
Savaş masraflarını her grup kendi imkânına göre karşılayacaktır.
Barış yapılacaksa, tüm tarafların rızasıyla yapılacak, kimse yalnız başına barış kararı alamayacaktır.
İç Güvenlik ve Adalet
Bir suç işleyen yalnız kendini sorumlu kılar; ailesi veya kabilesi suçtan sorumlu tutulamaz.
Kimse sözleşmeyi bozanları korumayacaktır.
Birbirine iyilik ve yardım esas olacaktır, kötülük ve günaha destek olmayacaktır.
Suç işleyen kim olursa olsun, Müslüman veya Yahudi, adaletle yargılanacaktır.
Medine'nin Dışarıya Karşı Konumu
Medine, bu sözleşmeye uyan herkes için dokunulmaz bir şehirdir.
Medine’ye saldırı olursa Yahudiler ve Müslümanlar birlikte savunacaktır.
Müşrikler hiçbir şekilde Medine’ye alınmayacak ve onlara savaş yardımında bulunulmayacaktır.
Siyasi Otorite ve Liderlik
Bu sözleşmede geçen ihtilafların çözüm mercii Hz. Muhammed’dir (sav).
Allah’a ve Peygamber’e itaat eden, güvenlik içinde olacaktır.
Sözleşmeye ihanet eden, sadece kendine zarar vermiş olur.
Son Hükümler
Medine, bu sözleşmeye uyan herkes için barış beldesidir.
Her kabile kendi bölgesinden sorumludur.
Sözleşmeye bağlılık samimiyet esası üzerine olacaktır.
Bu belge, taraflar arasında zulmü ve kötülüğü kaldırmak için yapılmıştır.
Sözleşmeye bağlı kalan, güven içinde yaşar.

