İslam
Yayınlanma : 15 Ekim 2025 13:17
Düzenleme : 15 Ekim 2025 13:18

Ku’ran’ı Anlamak İçin Oku

Ku’ran’ı Anlamak İçin Oku

Uydurulmuş (Gelenek) din mensuplarının,

“KUR'AN'I ANLAYARAK OKUMAYIN”

Telaşı sizin KUR'AN'ı yanlış anlamanız değil,

Aksine doğru anlamanızdır.

 

Onların korkuları, KUR'AN'ı anladığınızda uydurdukları hurafelerin deşifre olmasıdır❗

Örneğin siz Maide 116/117. ayetleri okuduğunuzda mehdi/mesih iddialarının uydurma olduğunu göreceksiniz❗

**Ayetlerin Türkçe Meali (Diyanet İşleri Başkanlığı):**

**Maide Suresi, 116. Ayet:**

**Allah, şöyle diyecektir: "Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, 'Allah'ı bırakarak beni ve annemi iki tanrı edinin' diye sen mi dedin?" (İsa) "Haşâ! Sen yücesin, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer onu söylemiş olsaydım, şüphesiz sen bunu bilirdin. Sen benim içimdekini bilirsin, ama ben senin zatında olanı bilmem. Şüphesiz gaybları (gizlilikleri) hakkıyla bilen sensin."**

### Kısa Açıklaması (Tefsiri):

*   **116. Ayet:** Bu ayet, Kıyamet Günü'nde Allah ile Hz. İsa arasında geçecek bir konuşmayı tasvir eder. Allah, Hz. İsa'ya, kendisini ve annesi Meryem'i ilah edinen Hristiyanların bu inancından dolayı onu sorguya çeker. Hz. İsa ise böyle bir iddiada bulunmadığını, bunun kendisi için asla söz konusu olamayacağını, böyle bir şeyi söylemiş olsa bile Allah'ın bunu bileceğini ifade ederek bu iddiayı kesin bir dille reddeder. Bu, Hristiyanlıktaki "Tanrı'nın oğlu" ve "Meryem Ana" kültünün açık bir şekilde yanlışlandığı temel ayetlerden biridir.

 

**Maide Suresi, 117. Ayet:**

**"Ben onlara, sadece bana emrettiğin şu sözü söyledim: 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' İçlerinde olduğum sürece onlara şahit (ve örnek) oldum. Ama beni (dünyadan) aldığında, artık gözetleyen yalnız sen oldun. Sen her şeye hakkıyla şahitsin."**

### Kısa Açıklaması (Tefsiri):

*   **117. Ayet:** Hz. İsa, kendi tebliğ misyonunu açıklar. Onun görevi, kendisine ve diğer insanlara Rab olan tek bir Allah'a (tevhid inancına) kulluk etmelerini emretmekten ibarettir. Kendisi, onların arasında olduğu sürece onlara şahit ve örnek olmuştur. Ancak Allah onu (dünyadan) aldıktan sonra, insanların yaptıklarından haberdar olan ve onları hesaba çekecek olan yalnızca Allah'tır.

 

 

İsra 93. ayeti okuduğunuzda sevgili Nebimizin göğe çıkmadığını farkedeceksiniz❗

“Yahut gümüşten bir evin olsun veya göğe çıkasın. Fakat bize okuyacağımız bir kitap indirmedikçe senin göğe çıktığına da inanmayız.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim! Ben, sadece bir beşer olan bir elçiden başka ne olabilirim ki!”

Tevbe 31. ayeti okuduğunuzda artık alimlerine eskisi gibi itibar etmeyeceksiniz,

“Onlar (Yahudi ve Hristiyanlar), bilginlerini (âhbar) ve rahiplerini (ruhban) Allah’tan ayrı rabler edindiler; Meryem oğlu Mesih’i de öyle...

Oysa onlar, yalnız bir tek ilaha kulluk etmekle emrolunmuşlardı.

Ondan başka hiçbir ilah yoktur.

O, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir.” (Tevbe, 9/31)

Ayetin Derin Anlamı:

Bu ayet sadece geçmiş ümmetleri değil, bugün Müslüman toplumları da uyarıyor.

Allah, din adına alimleri, şeyhleri, din adamlarını sorgusuz biat edilen birer otoriteye dönüştürmeyi şirk benzeri bir davranış olarak görüyor.

1. “Âhbar” ve “Ruhban” Kimdir?

Âhbar: Yahudilerin dini bilginleri, fakihleri, hahamları.

Ruhban: Hristiyan keşişleri, rahipleri.

Bu kişiler zamanla:

Allah’ın helal dediğine haram dedi,

Haram dediğine helal dedi,

Halk da bu yanlış hükümleri “Allah’ın emriymiş” gibi kabul etti.

İşte asıl şirk burada başlıyor.

2. “Rab edinmek” ne demektir?

Rab edinmek =

Bir kişiyi Allah’ın hükmü yerine koymak,

Onun sözünü Allah’ın sözünden üstün tutmak,

Onun rızasını Allah’ın rızasından öncelemektir.

Yani bir âlim “bu helaldir” dediğinde — Allah Kur’an’da “haramdır” demişse —

ve kişi bunu sorgusuz kabul ediyorsa, o kişiyi “rab” edinmiş olur.

3. Peygamberimizin açıklaması:

Hadis kaynaklarında bu ayeti açıklayan çok dikkat çekici bir olay vardır:

Hz. Peygamber’e (sav), Adiy b. Hatim isimli bir Hristiyan gelip Müslüman olduğunda bu ayeti duydu.

Dedi ki:

“Ya Resûlallah! Biz rahiplerimize ibadet etmiyorduk ki?”

Peygamberimiz şöyle buyurdu:

“Onlar Allah’ın haram ettiğini size helal, helal ettiğini haram kılmıyorlar mıydı?”

Adiy: “Evet, yapıyorlardı.”

Resûlullah: “İşte siz onlara ibadet ediyordunuz.”

(Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’an, 10/31)

4. Günümüze Mesajı:

Bu ayet, bugün için de çok net bir uyarıdır:

“Alim”, “şeyh”, “kanaat önderi” diyerek kimseyi kutsallaştırma.

Her sözü Kur’an ve Sünnet terazisinde tart.

Din adına konuşan herkes sorgulanabilir, eleştirilebilir.

Hiç kimse Allah’ın yerine hüküm koyma hakkına sahip değildir.

 

Tevbe 34. ayeti okuduğunuzda paranızla saltanat süren din tüccarları tarafından sömürülmeyeceksiniz‼️

Ey iman edenler! Şüphesiz, hahamlardan ve rahiplerden birçoğu insanların mallarını haksız yere yerler ve (insanları) Allah yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanları acı bir azapla müjdele.

 

Yunus 61/62. ayeti okuduğunuzda ALLAH'a hakkıyla yönelenlerin ALLAH dostu olduğunu görecek, ALLAH dostu diye sizi kandırıp sömürenlere itibar etmeyeceksiniz❗

Yunus 61:

Sen hangi işi yapsan, Kur’an’dan ne okusan ve siz ne iş yapsanız, siz o işe daldığınızda biz mutlaka üzerinizde şahidizdir. Yerde ve gökte zerre kadar bir şey Rabbinin ilminden kaçmaz. Bundan daha küçük veya daha büyük hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.

Yunus 62:

İyi bilin ki, Allah’ın dostlarına korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

 

Bakara 222. ayeti okuduğunuzda kadınlara özel günlerinde cinsel birliktelik dışında bir yasağın olmadığını ōğreneceksini❗

Sana kadınların ay hâlini sorarlar. De ki: “O bir ezadır.” Ay hâlinde kadınlardan uzak durun. Temizlendikleri zaman Allah’ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah, çok tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.

 

Cuma 9. ayeti okuduğunuzda Cuma namazının kadınlara da farz olduğunu göreceksiniz❗

Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

 

Zümer 43/44. ayeti okuduğunuzda şefaatin tamamen ALLAH'a ait olduğunu, ALLAH'tan başka şefaatçi edinmenin şirk olduğunu farkedecek, bunu kullanarak insanları aldatan/sömüren sahtekarlara itibar etmeyeceksiniz❗

Zümer 43:

Yoksa onlar Allah’tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: “Onlar hiçbir şeye malik olmasalar ve akıl erdiremeseler de mi?”

Zümer 44:

De ki: “Bütün şefaat Allah’ındır. Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Sonunda O’na döndürüleceksiniz.”

 

Araf 203, Hakka 44/45/46, İsra 73/74/75. ayetleri okuduğunuzda diledikleri gibi uydurdukları hadislere eskisi gibi itibar etmeyeceksiniz❗

Araf 203:

Onlara bir ayet getirmediğin zaman “Şunu da uyduramaz mıydın?” derler. De ki: “Ben ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu (Kur’an), Rabbinizden gelen basiretlerdir, iman eden bir kavim için hidayet ve rahmettir.”

Hakka 44:

Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı,

Hakka 45:

Elbette onun sağ elini (kuvvetini) alırdık.

Hakka 46:

Sonra onun can damarını mutlaka koparırdık.

İsra 73:

Onlar, seni vahyettiğimizden saptırmak istediler ki, bize karşı başka bir şeyi uydurasın; işte o zaman seni dost edinirlerdi.

İsra 74:

Eğer biz seni sağlamlaştırmasaydık, az da olsa onlara meyledecektin.

İsra 75:

O takdirde sana hayatın da ölümün de kat kat azabını tattırırdık, sonra bize karşı kendine hiçbir yardımcı bulamazdın.

 

Araf 187. ayeti okuduğunuzda cilt cilt kitaplar yazdıkları kıyamet alametlerinin uydurma olduğunu farkedeceksiniz❗

Araf 187:

Sana kıyametin ne zaman kopacağını sorarlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini O’ndan başkası açıklayamaz.” Kıyamet, göklere ve yere ağır gelmiştir; size ansızın gelecektir. Sanki sen ondan haberdarmışsın gibi sana soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi yalnızca Allah katındadır, ama insanların çoğu bilmezler.”

 

Rum 31/32, Kehf 29, Enam 153/159. ayetleri okuduğunuzda bölünmenin, mezhepçiliğin şirk olduğunu, tek Hak yolun KUR'AN olduğunu görecek, artık nezhep/cemaat/tarikat oluşumlarına itibar etmeyeceksiniz❗

Rum 31:

O’na yönelin, O’ndan korkun, namazı kılın ve müşriklerden olmayın.

Rum 32:O müşriklerden ki, dinlerini parça parça edip bölük bölük oldular; her grup kendilerinde olanla böbürlenir.

Kehf 29:

De ki: “Hak Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” Şüphesiz biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun duvarları kendilerini çepeçevre saracaktır.

Enam 153:

Şüphesiz bu benim dosdoğru yolumdur, ona uyun; başka yollara uymayın ki sizi O’nun yolundan ayırmasın. İşte sakınasınız diye Allah size bunları emretti.

Enam 159:

Dinlerini parça parça edenler ve grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır; sonra O, onlara yaptıklarını haber verecektir.

 

Bakara 256. ayeti okuduğunuzda, namaz kılmayanın, dinden dönenin velhasılı kimsenin inançlarından dolayı öldürülemeyeceğini göreceksiniz❗

Dinde zorlama yoktur. Artık doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. Kim tâğutu inkâr edip Allah’a inanırsa, kopmayan sağlam bir kulpa sarılmıştır. Allah işitendir, bilendir.

 

Nahl 116, Tahrim 1. ayeti okuduğunuzda sevgili Nebimiz dahil kimsenin helal haram hükmü veremeyeceğini, bu yetkinin ALLAH'a ait olduğunu ve bu haramların KUR'AN'da belirtilenlerle sınırlı olduğunu göreceksiniz❗

Nahl 116:

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesiyle “Bu helaldir, bu haramdır” demeyin; Allah’a iftira etmiş olursunuz. Allah’a iftira edenler kurtuluşa eremezler.

Tahrim 1:

Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allah’ın sana helal kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

 

Araf 33, Maide 101, Zuhruf 44. ayeti okuduğunuzda sadece KUR'AN'dan sorumlu olduğumuzu ve KUR'AN'da delili olmayan her verinin şirk olduğunu göreceksiniz❗

Araf 33:

De ki: Rabbim yalnızca açık ve gizli hayasızlıkları, günahı, haksız yere saldırıyı, Allah’a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.

Maide 101:

Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde sizi üzecek şeyleri sormayın. Kur’an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onları affetmiştir. Allah çok bağışlayan, çok yumuşak davranandır.

Zuhruf 44:

Gerçekten bu (Kur’an), sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.

 

Nur 2. ayeti okuduğunuzda Recm cezasının olmadığını öğreneceksiniz❗

Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız Allah’ın dini konusunda onlara acıyıp yumuşamayın. Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun.

 

Bakara 80/81, Ali İmran 24, Mü'minun 103. ayeti okuduğunuzda ALLAH'ın dilemesi müstesna cehennemden yanıp çıkmanın olmayacağını farkedeceksiniz❗

Bakara 80:

Dediler ki: “Sayılı birkaç gün dışında bize ateş dokunmayacak.” De ki: “Allah’tan bu konuda bir söz mü aldınız? Çünkü Allah sözünden dönmez. Yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”

Bakara 81:

Hayır! Kötülük kazanıp da günahı kendisini çepeçevre kuşatan kimse, işte o cehennemliktir; orada ebedî kalacaktır.

Ali İmran 24:

Bu onların “Bize ateş ancak sayılı birkaç gün dokunacak” demelerindendir. Uydurdukları şeyler dinleri konusunda onları aldatmıştır.

Müminun 103:

Kimin de tartıları hafif gelirse, işte onlar kendilerini ziyana uğratanlardır; cehennemde ebedî kalacaklardır.

 

Tevbe 40. ayeti okuduğunuzda bu zümrenin çok gerekli olmayacak bir konuda bile, üstelik KUR'AN'da anlatılan bir kıssa hakkında bile nasıl yalanlar uydurduğunu fark edecek, bunu yapanlar kim bilir daha ne yalanları din diye uydurabileceğini düşüneceksiniz❗

Eğer siz Peygambere yardım etmezseniz (bilin ki) Allah ona yardım etmiştir. Hani inkâr edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke’den) çıkarmışlardı. O ikisi mağaradayken arkadaşına “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir” diyordu. Bunun üzerine Allah ona sekînetini indirdi, onu sizin görmediğiniz ordularla destekledi ve inkâr edenlerin sözünü alçalttı. Allah’ın sözü ise en yücedir. Allah güçlüdür, hikmet sahibidir.

 

Sevgili dostlar, bu liste uzar da uzar.

Demem O ki, siz onlara aldırmayın.

Kitabınızı okuyun, anlamaya çalışın ve uygulayın.

Yanlış anlarım diye korkmayın.

Siz kitabını samimiyetle anlamaya çalışırken yanlış anladınız diye Rabbim size azap eder mi sanıyorsunuz⁉️

Aksine Rabbim Muhammed 24. ayette bizlere kitabını okumamızı, üzerinde derin derin düşünmemizi, tefekkür etmemizi emrediyor.

“Onlar Kur’an’ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitler mi var?”

 

Siz şayet bunu yapmazsanız veremeyeceğiniz hesaptan korkun.

Rabbimize güvenin ve okuyun.

Hem dünyanız hem ahiretiniz için okuyun.

Sizi okumaktan men eden din tüccarlarına değil,

Rabbimizden indirilene, sözlerin en güzeline uyun❗

ALLAH'a emanet olun... ‼️

 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.