Osmanlı tarihinin en dikkat çeken diplomatik metinlerinden biri olarak gösterilen Kanuni Sultan Süleyman'ın Ferdinand'a gönderdiği mektup, dönemin siyasi ve askerî mücadelesini yansıtan çarpıcı ifadeler içeriyor. Kanuni, rakibini açıkça meydan savaşına davet ederken, yaşanan gelişmelerin ardından Avusturya tarafının Osmanlı ile anlaşma yolunu tercih ettiği tarihî kaynaklarda yer alıyor.
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN’IN KRAL FERDİNAND'DA MEKTUBU
"Bu kadar zamandır erlik davasın eder, merdi meydanım dersin. Şimdiye değin kaç keredir ki üzerine geliyorum ve mülküne dilediğim gibi tasarruf ediyorum. Ne sende, ne karındaşında nam ve nişan yok. Size saltanat ve erlik davası haramdır.
Askerlerinden, belki avradından da utanmazmısın ki, belki avratta gayret var sende yoktur. Er isen meydana gelesin. Hak Teala Hazretlerinin takdiri ne ise o olur. Senin ile saltanatı Beç (Viyana) kapılarında görüşelim. Reaya fukarası dahi asude olsun. Yoksa meydanı aslanlardan boş buldukça tilki gibi fırsatla avlanmayı erlik sayma. Bu kere meydana gelmezsen kadınlar gibi yün ve çıkrık alıp padişahlık tacını almaya kalkmayasın. Erlik adını diline getirmeyesin.”
Kanuni’nin bu mektubuna rağmen, ne Ferdinand, ne de Şarlken büyük kuvvetler topladıkları halde karşısına çıkamadı. Viyana’ya askerler yığıp, kendileri Viyana’nın batısındaki Linz kentinde beklediler. Osmanlı ordusu, yine ileri hareketine devam etti.
Mevsimin geçmiş olmasından dolayı ordu geri döndü. Şarlken ve Ferdinand’ın Kanuni ile anlaşmaktan başka çaresi kalmadı. Avusturya Arşidük’ü, Macaristan üzerinde hak iddia etmeyerek, Osmanlı’ya bağlı kalacak ve yıllık vergi verecekti.

