İslam
Yayınlanma : 14 Ocak 2026 13:00
Düzenleme : 14 Ocak 2026 13:02

Kalpten Arşa Yükselen Bir Dua: Yakarış, Tevbe ve Hikmet Üzerine

Kalpten Arşa Yükselen Bir Dua: Yakarış, Tevbe ve Hikmet Üzerine
İman, tevbe, teslimiyet ve hikmet ekseninde kaleme alınan bu yakarış; insanın Rabbiyle olan bağını derinleştirmeye, kalbi arındırmaya ve hakikati önyargılardan uzak bir bilinçle aramaya davet ediyor.

Dua, yalnızca dil ile yapılan bir niyaz değil; kalbin arınması, aklın berraklaşması ve insanın kendisiyle yüzleşmesidir. Bu yakarış metni, kulun acziyetini idrak ederek Rabbine yönelişini, tevbe ile yeniden doğrulmasını ve hikmetle yoğrulmuş bir bilinç arayışını güçlü ifadelerle ortaya koyuyor.

Metinde yer alan zikirler, salavatlar, istiğfarlar ve ayetlerle desteklenen niyazlar; insanın hem bireysel hem de toplumsal sorumluluğunu hatırlatıyor. Kalbin kibirden, aklın önyargıdan arındırılması gerektiği vurgulanırken; feraset, basiret, izan ve Furkan kavramları, hakikate ulaşmanın temel ölçüleri olarak öne çıkıyor.

Bu dua ve tefekkür çağrısı, okuyucuyu yalnızca istemeye değil; sorgulamaya, anlamaya ve içsel bir yolculuğa davet ediyor. Çünkü hakikat, ancak samimiyetle arayanlara; bilgi olarak değil, hikmet olarak açılıyor.

 

… ÖZEL DUA, YAKARIŞ;

 

“Eûzü billâhi mine’ş-şeytânirracîm.
Bismillâhirrahmânirrahîm.”

 

“Allahümme salli ala seyyidina Muhammed’in ve ala Ali seyyidina Muhammed”
Anlamı: “Allah’ım (peygamberimiz) Hz. Muhammed’e ve aline (evladu iyaline) rahmet eyle.”

 

Yâ Zel-Celâli ve’l-İkrâm
 Celâl ve ikram sahibi olan Allah

Yâ Erhame’r-Râhimîn
 Merhametlilerin en merhametlisi

Yâ Gafûru’r-Rahîm
 Çok bağışlayan, çok merhamet eden

Yâ Kerîm
 Sonsuz ikram sahibi, cömert

Yâ Rahmân
 Tüm varlıklara dünyada merhamet eden

Yâ Rahîm
 Ahirette müminlere özel merhamet eden

Yâ Bâsit
 Rızkı ve rahmeti genişleten

Yâ Selâm
 Her türlü eksiklikten uzak, selâmet veren

Yâ Fettâh
 Kapıları açan, hüküm veren, fetheden

Yâ Rezzâk
 Rızık veren, rızkı yaratan

Yâ Şâfî
 Şifa veren (gerçek şifa sahibi)

Yâ Azîz,
 İzzet sahibi olan ve dilediğine izzet veren

Yâ Mu‘izz
İzzet veren, şeref ve onur bahşeden; dilediğini yücelten Allah.

Yâ Bâsit
 Bolluk ve ferahlık veren

Tevhid İfadeleri

Allâhu lâ ilâhe illâ Ente (ismi azam)
 Allah, Senden başka ilah yoktur

Allâhumme lâ ilâhe illallah (ismi azam)
 Allah’ım, ilah yoktur, yalnız Sen varsın

 

“Hasbinallahü va ni’mel vekil, va ni’mel mevla, va ni’men nasir.”
Anlamı: “Allah Teala, bize yeter, O ne güzel vekildir. Ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır.”

 

“Lâ Havle va lâ Kuvvete İllâ Billâhil Aliyyül Azîym.”
Anlamı: “Güç ve kuvvet ancak şânı yüce Allah’tandır.”

 

Estağfirullâhel-azîme ve etûbü ileyh

Anlamı: “Azîm (yüce) olan Allah’tan bağışlanma dilerim ve O’na tevbe ederim.”

Kısa Açıklama

Estağfirullâh: Allah’tan bağışlanma talebidir.

El-Azîm: Allah’ın yüceliğini ve büyüklüğünü ifade eden isimlerinden biridir.

Ve etûbü ileyh: Günahlardan dönerek samimiyetle Allah’a yöneliyorum demektir.

Bu istiğfar ifadesi; pişmanlık, yöneliş ve kulluk bilincini birlikte dile getiren güçlü bir tevbe duasıdır.

 

“Allahümme inneke afüvvun kerîmün tuhibbül afva fa’fü annî.”

Anlamı: “Allah’ım, sen affedicisin, cömertsin, affı seversin; beni de affet.”


 

“Rabbiyesir vela tuassir Rabbi temmim bil-hayır”
Anlamı: “Ya Rabbi zorlaştırma kolaylaştır hayır ile tamamla*

“Rabbim işimi kolaylaştır, güçleştirme, Rabbim bu işi hayırla tamamla!”

 

“Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minez-zâlimîn.”
Anlamı: “Senden başka ilâh yoktur. Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim, muhakkak ki ben zalimlerden oldum?”

 

“Estağfirullah el’azîm (el kerim, er rahim) ellezî lâ ilâhe illâ hu el-hayyel-kayyume ve etubü ileyh.”
Anlamı: “Kendisinden başka ilah olmayan, ebedî hayatla diri olan “Hay”, her şeyin varlığı kendisine bağlı olup, her şeyi ayakta tutan, kâinatı yöneten,” Kayyum” (keremi ve ihsanı bol “Kerim”, merhameti ve bağışlaması bol, esirgeyen “Rahim”) olan Yüce Allah’tan beni bağışlamasını diler ve günahlarıma tövbe ederim.!”

 

 

" SübhanAllahi va’l-hamdülillahi ve la ilahe illAllahü vAllahü ekber. vala havle vala kuvvete illahbillahil aliyül azim”

Anlamı: “Allah’ı hamd ve tesbih ederim. Allah’tan başka ilah yoktur ve O en büyüktür.

 

Subhânallâhi ve bi Hamdihî, Subhânallâhi’l-Azîym.
Anlamı: “Allah’ı, ona hamd ederek tesbih ederim, büyük Allah’ı tesbih, ederim”

“Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim ve O’na hamd ederim.
Yüce olan Allah’ı her türlü eksiklikten uzak tutarım.”

Kısa Açıklama

Subhânallâh: Allah her türlü eksiklikten uzaktır.

Ve bi hamdihî: O’nu överek, hamd ederek.

El-Azîym: Allah’ın azamet ve büyüklüğünü ifade eder.

 

Lâ ilâhe illallah’u vahdehû Lâ Şerîke leh, Lehü’l-Mülkü ve Lehü’l-Hamdü ve Hüve Alâ Külli Şey’in Kadîr.

Anlamı: “Allah’tan başka ilah yoktur. Yalnız ALLAH vardır O tektir, ortağı yoktur.
Mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur.
O, her şeye gücü yetendir.”

 

Âmentü (İman Esasları Metni)

Âmentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulihî ve’l-yevmi’l-âhiri ve bi’l-kaderi hayrihî ve şerrihî minallâhi teâlâ; ve’l-ba‘sü ba‘de’l-mevt. Hakkun.
Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh.

Anlamı: “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe; hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna, öldükten sonra dirilmenin hak olduğuna iman ettim. Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve yine şahitlik ederim ki Hz. Muhammed O’nun kulu ve elçisidir.

 

 

" Ya mukallibel kulûb! Sebbit kalbî ‘alâ dînike. "-

Anlamı: “Ey kalpleri hâlden hâle çekip çeviren, Allah’ım, kalbimi dinin üzere sabit kıl. “


 

 

Ey Büyük Allah’ım…

Varsın – birsin – teksin

Eşin, benzerin, ortağın – dengin yoktur.

Sen her şeye kadirsin. Senin her şeye gücün yeter.

Her şey sana muhtaçtır.

Senin iznin olmadan bir yaprak bile düşemez

Seni tüm noksan ve eksik sıfatlardan tenzih ederim,

Seni hamd ile tespih ederim.

Azabından affına sığınırım

Gazabından rızana sığınırım

Senden sana sığınırım

Seni gereği gibi hamd etmekten acizim

Sen kendini övdüğün, sena ettiğin gibi yücesin

Ancak ve kesinlikle sana ibadet eder

Ancak ve kesinlikle senden yardım isterim

 

Ey Büyük Allah’ım;

Yüce Peygamberimiz Aleyhisselam’ı da salat ve selam ile selamlarım.

Onu Makam-I Mahmud’a eriştir ve onunla Kevser havuzu başında buluşan mümin, temiz, pak, iyi kullarınla beraber olabilmeyi nasip eyle.

Peygamberimizin (SAV) sana sığındığı tüm kötülüklerden sana sığınıyor, senden istediği tüm iyilikleri ve güzellikleri senden istiyorum.

 

Ey Büyük Allah’ım;

Sen her şeyin en iyisini, en doğrusunu, en güzelini ve en hayırlısını bilensin. Hakkımızda hayırlı olanları nasip et.

 

Ey Büyük Allah’ım;

Namazlarım ve lütfettiğin tüm nimetler için sana sonsuz şükürler olsun

Şükrümü, gayretimi, muvaffakiyetimi, doğruluğumu, imanımı- ahlakımı, takvamı, sana yönelişimdeki samimiyetimi, isabetimi, senin rızanı kazanabilmek için ortaya koyduğum ve koyacağım gayretlerimi artır, bereketlendir, kabul buyur ve beni büyük kurtuluşa, rızana eriştir.

Allah‘ım, razıyız senden, razı ol bizden.

Allah‘ım, ne istiyorsan bizden, onu istiyoruz senden.

 

Ey Büyük Allah’ım;

Ölüm acısından, mahşer endişesinden ve cehennem ateşinden beni, evlatlarımı, aile efradımı ve tüm ümmet – i Muhammed- i koru.

Ağzımı, dilimi zikrinle doldur.

Bize mis kokular koklat.

Yüzümüzü ak eyle.

Üzerime rahmetini, bereketini yağdır.

Hayırlı ve güzel sözler duymayı nasip et.

Kitabı sol ve arka taraftan verilenlerden olmaktan sana sığınırım.

Kitabı sağ taraftan verilenlerden eyle.

Bizi cehennem azabından hıfzı muhafaza eyle

Bizi cennetinle, cemalinle şereflendir.

Sıratı müstakimde daim eyle.

Bundan sonraki ömrümü bundan önceki ömrümden hayırlı ve bereketli eyle

 

Ey Büyük Allah’ım;

Evlatlarım, Abdullah’ımı, Beytullah’ımı, eşimi, benimle beraber, cennetine layık eyle

Çocuklarıma iyi bir baba, eşime hayırlı bir eş olabilmeyi nasip et.

Onlara dinlerini en doğru şekilde öğretebilmeyi, yaşamalarına yardımcı ve örnek olabilmeyi nasip et.

Onları namaz ehli, kuran ehli, güzel ahlak ehli olarak yaşat.

Ve onları tüm kötülüklerden koru, iyilerle karşılaştır.

Ömürlerine bereket, vücutlarına sağlık ve afiyet ver.

Onları huzuruna mümin olarak al.

 

Bize, sevdiklerimize ve tüm ümmete hayırlı, bereketli bir ömür nasip et.

 

Beni mümin olarak yarattın.

Mümin olarak yaşat.

Ve canımı mümin olarak al.

 

Anneme ve babama hayırlı bir evlat ve

Kardeşlerime gerçek bir kardeş olmayı,

Akrabalarıma, Müslüman kardeşlerime ve tüm insanlığa faydalı olabilmeyi nasip et.

 

Bizleri doğrulardan, cesur ve cömertlerden eyle.

Bizlere, dünya ve ahirette iyilik ve güzellikler ver.

Bizleri namaz kılanlardan eyle.

Hiddetlendiğimiz anlarda dahi adalet ve nezaketten ayrılmamayı nasip et.

 

Rabbim!  Gireceğim yere doğrulukla girmemi, çıkacağım yerden doğrulukla çıkmamı nasip eyle; yüce katından yardımcı bir güç, kuvvetli bir delil ver!” Isra suresi 80.

Hastalarımıza şifa – dertlilerimize deva – borçlularımıza edalar, vücudumuza sağlık ve afiyet, ömrüme bereket ver.

 

AL–İ İMRAN 193- “Rabbimiz, günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilerle beraber al!”

Rabbim, "Selam olsun, ölümü güzel olanlara! " (Nahl 32) hitabına muhatap olabilmeyi ve son nefesimizi, canımızı, ruhumuzu la ilahe illAllah, la ilahe illAllah, la ilahe illAllah diyerek iman selametiyle, mümin olarak verebilmeyi, -vedhuli cenneti- hitabına muhatap olabilmeyi nasip eyle. 

Allah‘ım, canımızı alırken – canımızı acıtma

 

“Rabbimiz ... Şüphesiz ki sen, (işiten ve dualara icabet/kabul eden) sin. Es-Semi’, (her şeyi bilen) El-Alîm’sin.” (2/Bakara 127)

 

Allah’ım; Bilerek ya da bilmeyerek- küçük ya da büyük- gizli ya da açık- ilk ya da son- işlediğim ve işleyebileceğim tüm günahlarıma kusurlarımızı, hatalarımızı, bağışla, affet, mağfiret et. Tövbelerimizi kabul buyur.

 

El açtırma, boyun büktürme ve hiç kimseye dil döktürme, hastane köşelerine düşürüp, kapılara baktırma.

Kimselere yük ve muhtaç etme. Veren ellerden eyle.

Bizim tüm muhtaçlığımız sanadır.

 

Bizi bir an, göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa, nefsimizin şerriyle, şeytanın vesvesesiyle baş başa bırakma.

Allah`ım bizleri açık ve gizli bütün günahlardan koru!

Ya Rab, Bizleri ve müminleri tüm günahlardan kurtar, koru, affet, bağışla, mağfiret et ve dünya ve ahirette iyilik ve güzelliklerle karşılaştır.

Ey ilmi sonsuz olan büyük Allah’ım; Hikmetimizi, Furkan’ımızı, ferasetimizi, basiretimizi, izanımızı, ilmimizi, imkanlarımızı, takvamızı artır, anlayışımızı derinleştir.

Allah’ım, Din-i İslam-ı Mübin’i senin bize gönderdiğin, istediğin biçimde anlamayı, öğrenmeyi, yaşamayı ve hayatımıza hâkim kılmayı nasip eyle. Dinimizi öğrenme konusunda hafızamıza özel bir güç, anlayışımıza derinlik ver.

Allah’ım, Görünür, görünmez- bilinir, bilinmez- duyulur, duyulmaz, semavi, arazi, her türlü afet, felaket, musibet ve sıkıntılardan, savaş, deprem, yangın, sel, suda boğulma, dermansız dertlerden, kötülüklerden, şerlerden, şerli insanlardan, şerli insanların şerlerinden ve kötü niyetli insanlardan bizleri, evlatlarımızı, ailemizi, sevdiklerimizi ve tüm ümmeti her daima koru, uzak tut ve her konuda bizlere yardım et.

 

Allah’ım, Evlatlarımızla, abi ve kardeşlerimizle, akrabalarımızla, eş ve dostlarımızla aramızdaki ilgiyi, sevgiyi, saygıyı derinleştir. Bizi birbirimize düşkün eyle.

 

Günaha girmiş tüm insanlara hidayet, sağlık ve afiyet lütfet ve hepimize razı olduğun şekilde sana yönelen, rızan için gayret eden kullarından olabilmeyi nasip eyle.

 

 

Ey Büyük Allah’ım; Bizi sev – sevdir- sevindir.

Sevdiğin ve Razı Olduğun Amellerle Meşgul Eyle.

Cömert, Cesur ve çalışkan Kullarından Eyle.

Evlenemeyen kardeşlerimize, mümin, saygılı, sadık, vefalı ve temiz eşler nasip et. Bizlere de öyle eş olabilmeyi nasip et.

 

Sen benim Rabbimsin.

Senden başka ilah, tanrı yoktur.

Seni tüm eksik ve noksan sıfatlardan tenzih ederim

Ancak ve ancak sana ibadet eder, ancak ve ancak senden yardım isteriz.

İşlemiş olduğumuz bütün günahlarımızın şerrinden sana sığınırız.

Bizi sen yarattın.

Senin kullarınız.

Gücümüz yettiği kadar sana verdiğimiz sözde durmaya gayret ediyoruz.

Üzerimizde ki nimetlerini itiraf ediyoruz.

Günahlarımızı da itiraf ediyoruz.

Bizleri bağışla.

Çünkü günahları senden başka bağışlayacak yoktur.

 

Yüce Rabbim,

İçine düştüğümüz maddi, manevi sıkıntılardan bizleri ve muhataplarımızı koru.

Aramızda oluşan, kırgınlıkları, küskünlükleri, dargınlıkları – sevgiye, saygıya, kardeşliğe dönüştür.

 

Allah’ım, Sen, her şeyin en doğrusunu bilirsin. Bizleri affet.

 

Özellikle ve öncelikle sabah ve yatsı namazlarımızı ve tüm namazlarımızı tadili erkanına uygun olarak, huşu ve sevinç içerisinde, aşk ile şevk ile severek, isteyerek, son nefesimize kadar en güzel şekilde, vaktinde eda edebilmeyi nasip et.

Tüm namazlarımızı, ibadetlerimizi ve dualarımızı katında kabul ve makbul eyle.

 

Huzuruna kul haklarından arınmış ve borçsuz olarak gelebilmeyi nasip et.

 

Bizi dosta, düşmana mahcup olmaktan muhafaza eyle.

Ahlakımızı, takvamızı ve vücudumuzu güzelleştir, yükselt, yücelt

Yüksek ahlakla donat.

Tüm varlığımızı nurlandır.

İyilerinde duasını nasip et.

 

Ey Büyük Allah’ım;

Günahlarımız çok, ama senin affın daha sonsuz; affına sığınıyoruz.

Sana ibadet ediyoruz ama Sen, bize yaptıklarımızla, adaletinle değil,

Sevginle, şefkatinle, rahmetinle, merhametinle, mağfiretinle muamele et.

 

Annelerimizin ve babalarımızın rızasını kazanmayı ve onlara faydalı olabilmeyi bana nasip et.

 

Annelerimize, babalarımıza ve tüm ölmüşlerimize sevginle, şefkatinle, affınla, mağfiretinle, rahmetinle, lütfunla muamele eyle. Onları bağışla. Cennetine vedhulü cenneti- hitabına muhatap ederek al. Korkularından emin eyle. Ruhlarını şad eyle.

 

Hakkımızda hayırlı olan işleri nasip ve muvaffak et.

 

Sevdiklerimize, dostlarımıza karşı bizleri mahcup etme.

 

Hacca giden, zekât veren, sadaka veren, mümin kullarından eyle.

Hacca gitmeden, Arafat’a çıkmadan, o mübarek beldelerde sana el açıp ağlayarak, yalvarıp, yakarmadan, affına layık olmadan, gerçek anlamda razı olduğun bir mümin olmadan canımızı alma.

 

Ey kudreti sonsuz olan Allah’ım;

Dünyanın her köşe bucağındaki, zalimlerin zulüm ve eziyeti altındaki mümin kardeşlerimi yalnız ve yardımsız bırakma.

Onları muhafaza ve muzaffer eyle.

Üzerlerine sekinet, huzur, güven, güç, kuvvet ve cesaret indir.

Yerdeki ve gökteki görünür, görünmez ordularınla onlara yardım et. Bizlere de onların yanında, yardımında olabilmeyi nasip et.

kafirlere, katillere kötülere, Yahudilere, Siyonistlere, zalimlere, lanetlilere, barbarlara, kibirlilere fırsat verme. İçlerinde ıslah olmaları mümkün olanlar varsa onları ıslah eyle. Diğerlerini kahrı perişan eyle.

 

 

Ey Büyük Allah’ım;

Bu duam, tüm ümmeti Muhammed, sevdiklerim, akraba-ı taallukatım, ailem, eşim, çocuklarım ve kendim ve iyi insanlar içindir,

Ne olur kabul buyur.

Geçmişte yaptığım, şu an yapıyor olduğum ve gelecekte, son nefesime kadar yapacağım dualarımı da kabul et.

 

İnşeeAllah

 

Amin

 

Önyargıyı bırak. Sorgulamaya cesaret et.

Unutma ki;

Furkan ile hakkı bâtıldan ayıramayanın
basireti zamanla körelir.

Ferasetten mahrum kalan,
gördüğünü sanır ama hakikati ıskalar.

Olayların arkasındaki hakikati göremez;

Hikmetle yoğrulmayan bilgi,
insanı yükseltmez; yalnızca yük olur.

İzan ise;
aklı kibirden, kalbi savrulmaktan koruyan, dengeleyen
son ölçü, son denge, son terazidir.

 

Ve bil ki;

 

Önyargısız, samimi ve cesurca sorgularsan,
hakikat sana bilgi olarak değil,
hikmet olarak sunulur.

Bu yolculukta seni ileri taşıyacak olan;
ne kalbin tek başına sesi
ne de aklın kuru hesaplarıdır.

Seni hakikate ulaştıracak olan,
kalbin sesiyle aydınlanan bir akıl,
aklın ışığıyla derinleşen bir kalptir.

erolyazıcı /ABBEYT♥️
Hakikat Yolunda Bir Yolcu
22.12.2025, pazartesi

Siz ne düşünüyorsunuz?
Paylaşın…
Belki bir cümleniz, başka bir gönülde
bir kapıyı aralar.

Yorumlarınızı aşağıya bekliyoruz.
Teşekkürler, sevgiler, saygılar…

 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.