Hayatın ortasında, gösterişten uzak ama etkisi derin insanlar vardır. Bağırmazlar; iyiliği büyütürler. Kırmazlar; onarırlar. Kur’ân’ın “Sözü dinler, en güzeline uyarlar” müjdesine talip, Peygamberimizin “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın” öğüdünü yol edinen bu güzel ruhlar, kötülüğe karşı savaş açmaz; onu sükûnetle kuşatır. Çünkü bilirler: Gerçek güç öfkeyi değil merhameti büyütmektir. Bu metin, iyiliğin sessiz ama kalıcı izini hatırlatıyor ve asıl soruyu soruyor: İyiler var… Peki biz onlardan biri miyiz?
… İYİLER VAR
Evet, iyiler var.
Hayatın tam ortasında, sessiz bir nefes gibi dururlar.
Fark edilmek için beklemezler;
Varlıkları yeter, bir gölge gibi serinletir, bir ışık gibi sızar.
Kötülüğün bağırdığı yerde
İyilik fısıldar.
Gürültüye karşı sessiz bir vakar…
Derinleşmek ister, sertleşmek değil.
Siz ne derseniz deyin,
Söylediğinizin ötesini duyan,
Sözün ağırlığını kalbine alan,
“Acaba ben miyim?” Diye içini yoklayan,
Kibirden arınmış, empatiyle yoğrulmuş
Olgun ruhlar var.
Hayatı usulca güzelleştirenler,
Hata gördüklerinde örtmeyi seçenler,
Sözünüzü kesmeden dinleyenler,
Daha iyi anlamak için soru soranlar,
Sizin yükünüzü hafifletmek için içten dertlenenler…
Çok iyi insanlar var.
Yok öyle deme.
Bu dünyada yalnız kötüler yok.
Sevgiyle dolu, nitelikli,
Gerçekten çok iyi insanlar da var.
Yüzünüzdeki gölgeden derdinizi okuyan,
Onurunuzu incitmeden el uzatan,
Tebessümüyle yarayı saranlar…
İyiler, kötülüğe savaş açmaz;
Sessizlikleriyle kuşatır onu.
Bir çınar gibi dururlar:
Gölge verir, bağırmaz.
Rüzgârda eğilir, kırılmaz.
Kökleri sevgiye, dalları merhamete uzanır.
Söz değil, öz peşindedirler.
Bir bakışta anlarlar içindeki fırtınayı.
Bir tebessümle örterler açılan yarayı.
Yanlarından ayrılana dua, umut ya da sadece
“Anlaşıldım” hissi bırakırlar.
Çünkü Rabbimiz buyurur:
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
(Zümer, 9)
Sözü duyan çoktur,
Sözü taşıyan azdır.
Ve yine fısıldar Kur’ân:
“Onlar sözü dinler, en güzeline uyarlar.”
(Zümer, 18)
İyiler, en güzel olanı seçer.
Her kelimede hayır arar,
Her insanda saklı bir güzellik görür.
Kusur bulursa örter –
Rabbimizin örttüğü gibi.
İnsan, dokunulan yerden büyür.
Peygamberimiz buyurur:
“Mümin, müminin aynasıdır.”
(Müslim)
Ayna bağırmaz, kırmaz.
Ne çarpıtır ne gizler;
Olduğu gibi gösterir, incitmeden.
İyiler, işte o aynalardır.
Dostunun eksiğini yüzüne vurmaz,
“Daha iyisi olabilirsin” der usulca.
Çünkü bilirler:
“Bir mümini utandırmak, onu öldürmek gibidir.”
(Hadis – Ebû Dâvûd)
Kalbi geniş olan sözü daraltmaz.
Vicdanı uyanık olan acele hüküm vermez.
Kendiyle barışık olan,
Başkasının açığını aramaz.
Kırmak kolaydır,
İyileştirmek emek ister.
Peygamberimiz öğütler:
“Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin.”
(Buhârî)
İyiler bu yolda yürür.
Kapıyı aralar, yüzünüze kapatmaz.
Yük olmaz, yük alır.
Dert paylaşır, dert satmaz.
Sır saklar, sır yaymaz.
İyiler, hayatı anlamlı kılanlardır.
Birinin varlığı bir şehre nur saçar.
İyinin bulunduğu yerde kötülük huzursuzdur.
Çünkü iyilik bulaşıcıdır:
Tebessümle başlar,
Selamla büyür,
Duayla kök salar.
Rabbimiz müjdeler:
“İyilikle kötülük bir olmaz.
Kötülüğü en güzel şekilde sav.
O zaman düşmanın bile sana sıcak dost olur.”
(Fussılet, 34)
İşte iyilerin sırrı:
Kötülüğe iyilikle cevap verirler.
Kin kin doğurur, sevgi sevgiyi çoğaltır.
Peki iyiler kim?
Makam kovalamaz, gönül fetheder.
Mal yığmaz, dua toplar.
İnsanları ayırmaz, herkeste hayır görür.
Çok konuşmaz, çok dinler –
Çünkü anlamak için susmak gerekir.
Bir iyiyi tanıdıysan ne mutlu sana.
Bir iyiye dokunduysan şifa buldun demektir.
Bir iyi seni duyduysa yalnız değilsin.
Su yüzeyde çamur taşır,
Berraklık derinde doğar.
Hayatı anlamlı kılanlar:
Yük bindiren değil, yük taşıyandır.
Ses yükselten değil, gönül yükseltendir.
Kendini ispat eden değil, değer üretendir.
Ve şunu unutmayalım:
İyilik gösteri değildir.
Merhamet zayıflık değildir.
Anlayış boyun eğmek değildir.
Gerçek güç:
Öfkeyi dizginlemek,
Yargıyı ertelemek,
Nefsini hesaba çekmektir.
Bugün ses çok, hakikat az.
Hakikat bağırmaz;
Sükûnetle konuşur,
Derinlikle bakar,
Şefkatle dokunur.
Kalbi güzel olanlar az değil;
Sadece gürültü yapmazlar.
Asıl soru şu:
İyiler var mı?
Evet, var.
Peki biz onlardan biri miyiz?
Kendi kibrimizi susturduğumuz gün
Başkasının sözü incitmez bizi.
Kendi boşluğumuzu doldurduğumuz gün
Başkasını küçültmeyiz.
İyiler vardır.
İyilik vardır.
Ve iyilik sessizce, ama kalıcıdır.
İyiler başkaları değildir yalnızca.
İyilik, içinde büyüttüğün bir filizdir.
Her gün bir kalbe dokunursan
İyiler kervanına katılırsın.
Öyleyse:
Kendine iyi bak.
Çünkü kendine iyi bakan,
Başkasına da iyi bakar.
Ve iyilik,
Zincirleme bir duadır.
Bir iyinin duası
Bin kötüyü siler.
Rabbim,
İyilerle birlikte olmayı nasip etsin.
Âmin.

