Dünya
Yayınlanma : 02 Ocak 2026 14:56
Düzenleme : 02 Ocak 2026 14:59

İsveç’te Noel Gecesi Vahşeti: Çöken Adalet Sisteminin Acı Tablosu

İsveç’te Noel Gecesi Vahşeti: Çöken Adalet Sisteminin Acı Tablosu
Noel günü Stockholm’de kaybolan 25 yaşındaki My Törnblom’un vahşice katledilmesi, İsveç’te kamu güvenliği ve adalet sistemini yeniden tartışmaya açtı.

İsveç halkı Noel de sapık cinayetiyle sarsıldı 
İSVEÇLİ GENÇ KIZ VAHŞİCE KATLEDİLDİ….
25 yaşında genç bir kadın…


Noel günü Stockholm da eğleniyor. 
Geceyarısında evine gitmek için trene biniyor. 
Güneydeki Rönninge tren istasyonunda iniyor. 
Ama eve varamıyor.
Ailesi sabah polise bildiriyor ama polis ilgilenmiyor. 
Aile, iş başa düştü diyor.
Kendileri aramaya başlıyor…


Tren istasyonunun 500 m yakınında kızın kulak hoparlörünü, bir eldiven bir çekiç ve bir yumak bağlama bantı buluyorlar.. Polise veriyorlar. 
Polis bu kanıtların üstündeki parmak izi ve DNA kalıntısından yola çıkarak katilin kimliğini öğreniyor. 


Cep telefonundan yerini tespit ederek takibe alıyor. Tren istasyonundan 60 km ötede ormanlık alanda, önceden parçaladığı cesedi gömmeye uğraşırken suçüstü yakalıyor. 
Suçunu itiraf ediyor. 
Oradaki ceset parçalarının My’a ait olduğunu söylüyor. 
26 yaşındski katil genç çok tanıdık çıkıyor. 


Ortaya çıkan detaylar ise insanın kanını donduruyor.
6 yıl önce 10 yaşındaki bir kızı kaçırmaya çalışmış. 
Ama çocuk can havliyle elinden kurtulmayı başarmış. 
Aracında; kelepçeler, maskeler ve bilgisayarında da; parçalanmış kadın cesetleri ve çocuğa yönelik cinsel istismar içerikli binlerce resim ve film bulunmuş.


Uzmanlarca tehlikeli kişilik olarak tanımlanmış.
Ama buna rağmen, 
sadece 28 ay ceza almış.
1,5 yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakılmış.
Toplumun içine o haliyle salınmış.
Polis buna ”saklı kimlik” vermiş. 
“Robin” olan adını kadın adı “Vilma” ile değiştirmiş. 
Erkek olan cinsiyetini de resmiyette  kadın yapmış. 
Resmi kurumlarda bu değişiklikleri kabul etmiş. 
Korunaklı -saklı (gizli) kimlikli olarak; 
Adı soyadı: Vilma Anderson, 
Cinsiyeti: Kadın olarak yeni nüfus kaydı yaptırmış. 
Burada şu soruyu sormamız gerekiyor:


Bu tehlikeli sapık kişi dışarıda serbestçe dolaşırken aslında kim korunuyordu?
Mağdur mu, yoksa bu suçlu mu?
Ailesi kızlarının kaybolduğunu polise bildiriyor.
Çok endişeliler. Yardım istiyorlar.
Ama ciddiye alınmıyorlar.


İpuçları aile tarafından bulunuyor.
Polis ancak iş işten geçtikten sonra harekete geçiyor.
“Bu münferit bir olaydır.” deniliyor. 
Soruşturmanın gizliliği, kişilik hakları deniliyor. 
Hayır.
Bu bir istisna, bir münferit olay değil.
Bu, işlemeyen çarpık bir sistemin kaçınılmaz sonucu.


Eğer adalet gerçekten işleseydi,
eğer uyarılar ciddiye alınsaydı,
eğer kamu güvenliği öncelik olsaydı,
belki bugün My Törnblom hayatta olacaktı.
Bir ülkenin gerçek güvenliği; kalıplaşmış laflarla, ya da iyi niyet beyanlarıyla değil, vatandaşını gerçekten koruyabilme yeteneğiyle ölçülür.
Geceyarısı da olsa trenden inen birisinin sağ salim evine ulaşabilmesiyle ölçülür. 


Bugün İsveç’te “yeniden topluma kazandırma” adı altında, tehlikeli insanlar toplumun ortasına salınıyor. 
Onlar korunuyor ama toplum korunaksız kalıyor. İnsanlar, aralarında belki de çok yakınlarında tehlikeli sapıkların ve psikopatların dolaştığını bilmiyorlar. 
Mağdurların güvenliği ikinci plana atılıyor.
Devlet, suçluların “haklarını” korurken, masumların hayatını riske atıyor.
Ne diyelim ? 
Bu vahşi cinayette öldüren de, öldürülen de atadan etnik İsveçliydi. 
Suçlu bu toplumun içinde yetişen biri olunca yapılan tartışmaların içeriği de değişti. 
Eğer öldüren bir göçmen kökenli olsaydı, adalet aygıtının sorgulanması yerine göçmenlerin; İsveç vatandaşlığından çıkarılmaları, İsveç’ten atılmaları ve gaddar barbarlıkları tartışılacaktı. 
Bu çarpık ad ve cinsiyetli bu sapık katil bu toplumda yetişmiş ve bu sistemin ürünü. 


Böylesine olaylarda suçu, suçlunun etnik kökenine ya da ten rengine bağlamak konuyu saptırmaktır.
İsveç adalet sisteminin Adı: Vilma Anderson, Cinsiyeti: kadın olarak “korunaklı kimlikli” kaydettiği; erkek katil Robin hapishanede “kadınlar” koğuşunda yatacaktır. 
İşte bu da bütüncül anlamda İsveç adalet düzenin nasıl sınıfta kaldığını kanıtlamaktadır. 
Bugün İsveç’te toplumu sarsan vahşilikte olayların yaşanması; çökmüş bir adalet sisteminin acı bilançosudur. 
Suçun nedeni; öldürenin ya da öldürülenin etnik kökeni, dini ya da ten rengi değildir. 


Huzur içinde uyusun….
Ailesinin acısını paylaşıyor, başsağlığı diliyorum…
Vila i frid My….
TANER YILDIZ

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.