İnsanlık tarihi boyunca tüm Dünya da
Evlilikte esas olan yaş değil psikolojik, sosyolojik ve fiziki olgunluktur.
Hiçbir zaman hiçbir toplumda bu olgunluğa erişemeyen kişilerin evlendirilmesi hoş karşılanmamıştır.
Kaldı ki:
Kız çocuklarına yaşam hakkı getiren, kızlara hiçbir ideolojinin veremediği değeri veren bir dinin temsilcisine bu ithamlarda bulunmak kepazeliktir, rezilliktir.!
Bu saldırılara itibar edenlerde bu iğrençliğe alet olmaktadırlar.
Nitekim Hz. Aişe'nin gerçekten 9 yaşında evlendiğine dair hiçbir kaynak yoktur.
Hz. Aişe'nin vefatını en ayrıntılı ve gerçekçi bir şekilde anlatan eser (Ibn Ebdilberr, Istiab, 2/8) Hz. Aişe hicretin 58. yılında 74 yaşında vefat etmiştir.
Bu durumda: Hz. Aişe’nin hicret yılında en az 16 yaşında kesindir. Ve bu evlilik hicretten sonra gerçekleşmiştir.
Ayrıca Hz. Ayşe daha önce Cubeyr ile nişanlanmış, ancak Hz. Ebubekir Müslüman olunca nişanı bozmuştur.
Bu mantığa göre Hz. Ayşe ilk evlilik girişiminde 5-6 yaşlarında olması gerekirdi, ki buna hiç kimse itibar etmez.
Ve en önemlisi; Oxford Üniversitesi İslam tarihi uzmanı Joshua Little bu konuda bilimsel olarak kafa yormuş, uzun araştırmalar yapmış. Ve bu iftiranın Sünni- Şii ayrılığının sertleştiği 8. Yüzyılda İran’da ortaya çıktığını ispatlamıştır.
...
Sonuç olarak; birçok veri bir araya getirildiği zaman, Hz. Aişe'nin evlendiği zaman 17 yaşının yedinci ayında olduğu en kuvvetli bilgi oluyor.
En nihayetinde 1400 yıldan bu yana sorgulanmamış bir mevzuyu, bu günkü akıl ile sorgulamaya kalkışmak art niyetten başka bir şey değilse, akılsızlıktır, ahmaklıktır.!
Yaşadığımız bu mevcut toplumda: Erkek kardeşinin yanında anadan üryan gezen Pelin Batuya çağdaş diyen...
Evli olduğu halde öz yeğeni ile yasak aşk yaşayan Murat Başoğlu için "Aşkın sınırı olmaz" diyen...
Arkadaşının kızıyla aynı yatağa giren İlhan Şaşan için "medeni cesaret" diyen...
Eşi ile ilişkiye giren Parti başkanını yalnız bırakmayan vekile "Anlayışlı" Diyen...
"öz Kardeşler cinsel ilişki yaşayabilir" diyen Ahmet Altanı takdir eden...
Kendisi 16 yaşında iken babası yaşındaki adamla açık açık nikahsız aşk yaşayan ve Barlarda kucak dansı yaparak meşhur olan Aleyna Tilkiyi gençliğe ilham kaynağı gören...
18 yaşından küçük çocukları Cinsel tecrübe yaşamaya teşfik eden...
Homoseksüelliği, Sapıklığa, lezbiyenliğe ve benzeri her türlü ahlaksızlığa özendirmeye "Cinsel tercih" diyen...
Bu kadar sapık, aşağılık, alçak ve ahlaksız dururken:
İnsanlığa emsal olan müstesna bir değer üzerinden İslam’ı karalamaya çalışmak, bu karalamaya alet olmak, tasvip etmek ve hatta destek vermek en bariz tabir ile Deyyusluktur, Alçaklığın zirvesidir!
1400 yıldır İslam’ı karalamak için çırpınan gavurlar bile bu kadar iğrenç olmamıştır!
Her şeyi geçtim. 1400 senedir gayrimüslimler: Tüm araştırma ve incelemelerine rağmen Hz. Muhammed (s.a.v) ve ailesine isnat edecek hiçbir kusur bulamamıştırlar.!
Eğer ki Hz. Aişe’nin evliliği kusurlu olsaydı 1400 sene boyunca her gün bunun üzerinden Hz. Peygambere saldırırlardı ve kaynaklarında sürekli bahsederlerdi.
Oysaki bu konuda geçmiş tarihi kaynaklar da en ufak bir iz dahi bulunamamıştır.
Yani geçmişte bu konu hiçbir zaman gündem olmadıysa, demek ki gündem olacak bir konu değilmiş.!
...
Ne var ki son zamanlarda içimizden birileri tarafından sık sık bu olay gündem yapılıyorsa amaç fitnedir!
Toplumun dinamiklerini körükleyen önemli mevzuların en başında:
Din, Cinsellik ve kız çocukları gelir!
Din üzerinden toplum tetiklenirken, Cinsellik de itibarsızlaştırma aracı yapılır ve kız çocukları da duygusallığa alet edilmektedir.!
İşte tam da burada hedef; Hz. Muhammed’in (s.a.v) sözde küçük yaş evliliği üzerinden İslam’ı ve muhafazakarları itibarsızlaştırmaktır.
Ve maalesef bu kirli propagandayı başlatanlar da balıklama atlayanlar da hepsi sözde Müslümanlardır.
(Allah katında canlıların en şerlisi, en hayırsızı aklını kullanmayan, gerçeği araştırmayan insanlardır) Enfal 22. Ayeti tam da bu gerzekleri işaret etmektedir!
...
İslam’ı karalamak için çırpınan gavurlar bile bu kadar iğrenç olmamıştır.
Çünkü gavurlar araştırır ve hakikatler üzerine çalışır öyle saldırır. Ama sözde Müslüman bu gerzekler dine saldırmak için adeta bahane arıyorlar...
Fitne kokan bu tür olaylara kimsenin itibar etmemesi ve her türlü fitneye karşı uyanık olabilmemiz duası ile...
Not: Ben bu konuya vakıf değilim, ancak sosyal medyada gündem olunca sadece birkaç günlük araştırma ile bu sonuçlara ulaşabildim.
Nurettin Güneş / Güncel ve Dini mevzular

