Bir münazara salonunda imam ve papaz karşı karşıya gelir. İlk söz, sıradan bir soru gibi görünse de, papazın tutarsızlığını ortaya koyacak kadar keskin ve düşündürücüdür. İmamın “Çoluk-çocuk nasıl?” sorusu, tartışmayı başlatmadan bitiren bir ironiye dönüşür ve dinler arası mizahi ama derin bir bakış sunar.
İMAM ile PAPAZ'ın...
BAŞLAMADAN BİTEN MÜNAZARASI...
İmam, ehli kitap ile münazara için patrik ve papazların olduğu tartışma ortamında ilk cümlesi şöyle olmuş:
- “Papaz efendi, çoluk-çocuk nasıl?”
Papaz , kibirle yüzünü ekşitmiş;
- "Hıristiyan din adamlarına münâzaraya geliyorsun da, daha papazların, papanın çoluk-çocuk edinmek gibi süflî (aşağılık)işlerle meşgul olmadığını bilmiyorsun öyle mi! Bu ne cehâlet!” ...
İmam gülmüş;
- “Bilmediğimden değil... Fakat;
Kendinize bile yakıştıramadığınız, süflî iğrenç bulduğunuz, eş ve evlât edinme vasfını Allâh’a isnad edişinizdeki tutarsızlığı size söyleteyim dedim..

