İslam hukuku’nun en etkili ekollerinden biri olan Hanefiliğin kurucusu Ebu Hanife’ye atfedilen bazı görüşler, modern dönemde yeniden gündeme geliyor. İbadet dili, aklın önemi, bireysel sorumluluk ve toplumsal adalet gibi konulara vurgu yapan bu yaklaşım, İslam düşüncesinde farklı yorum kapılarının her zaman açık olduğunu gösteriyor. Ancak bu ifadelerin bir kısmının doğrudan Ebu Hanife’ye ait olup olmadığı da akademik çevrelerde tartışma konusu olmayı sürdürüyor.
HANEFİLİK MEZHEBİNİN KURUCUSU EBU HANİFE’NİN MÜSLÜMANLARCA KULAK ARKASI EDİLEN FETVALARI...
Arap olmayan Müslümanlar, ana dilleri ile ibadet yapabilirler. Bir insanın mümin olduğunu ibadeti belirlemez. Kimin cennete veya cehenneme gideceğini Allah’tan başka hiç kimse bilemez. Beşeri ilişkilerde dindarlık ölçü değildir. Namaz kıldırıp para almak helal değildir. Din için toprak gasbetmek meşru değildir. Evlenme ve eş seçme hakkı kadının kendisine aittir. Arapça kutsal dil değildir; kutsal olan anlamıdır. Allah’ın elçileri, Allah’ın kitabına aykırı konuşmazlar. Kur’an’a ve akla aykırı rivayetler (hadisler), kaynağı ne olursa olsun reddedilir. İslam’da evliya diye bir sınıf yoktur; her mümin Allah’ın dostudur. Haram para ile hayır olmaz. Zulüm yapan idareciye hediye verilmez, hediyesi de alınmaz. İslam akıl ve vahiy dinidir. Aklı olmayanın dini de yoktur. Prof. Dr. Muhammed Ebu Zehra

