Siyaset
Yayınlanma : 14 Eylül 2026 16:46

Güler Ünsal: “Pendik’te Yeni’den Başlıyoruz”

Güler Ünsal: “Pendik’te Yeni’den Başlıyoruz”
Yeni Parti Pendik İlçe Başkanlığına adaylığını açıklayan Avukat Güler Güney Ünsal, “Güçlü bir başkan, liyakatli bir yönetim, etkin mahalle örgütleri ve kararlara katılan üyeler istiyoruz” dedi.

26 Eylül 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek kongre öncesinde Yeni Parti Pendik’te ilçe başkanlığı adayları arasında ön seçim heyecanı yaşanıyor. 3 bin 557 parti üyesinin sandık başına gideceği ön seçimde mevcut İlçe Başkanı Niyazi Güneri ile Avukat Güler Güney Ünsal yarışacak.

“YENİ’DEN BAŞLIYORUZ” sloganıyla adaylığını açıklayan Ünsal, adaylık kararını uzun süredir örgüt içerisinde yaptığı değerlendirmeler ve partililerin desteğiyle aldığını belirtti.

Ünsal, daha demokratik, katılımcı ve liyakat esaslı bir ilçe örgütü hedeflediğini vurgularken, “Bu seçimden sonra kaybeden taraf olmamalıdır. Kazanan örgüt iradesi olmalıdır” mesajı verdi.

Adaylık sürecine ilişkin görüşlerini aldığımız Güler Güney Ünsal, merak edilen sorularımıza yanıt verdi.

 


 

1. ÖNCELİKLE İLÇE BAŞKANLIĞINA ADAY OLMA KARARINIZIN TEMEL GEREKÇESİ NEDİR?

Bu karar, tek başıma aldığım kişisel bir adaylık kararı değil. Uzun yıllardır partimizin farklı kademelerinde sorumluluk üstlenmiş; seçimlerde, sandıklarda, mahallelerde ve örgütün çeşitli çalışmalarında emek vermiş çok sayıda partili arkadaşımızla uzun zamandır Pendik'i ve örgütümüzün geleceğini konuşuyoruz.

Nasıl bir ilçe örgütü görmek istediğimizi, neleri daha iyi yapabileceğimizi, partimizi Pendik'te nasıl daha güçlü hale getirebileceğimizi birlikte değerlendirdik. Bu görüşmeler sonucunda arkadaşlarımızın desteği ve teşvikiyle aday olmaya karar verdim.

Dolayısıyla bu yola tek başıma çıkmıyorum. Farklı dönemlerde ve farklı görevlerde partimize emek vermiş geniş bir arkadaş grubunun siyasi ve örgütsel birikimiyle yola çıkıyorum. Bu arkadaşlarımız yalnızca adaylık sürecinde değil, sonrasında da yanımızda olacaklar.

Biz sadece ilçe başkanını değiştirmek ya da yeni bir isim seçmek istemiyoruz. Yönetebilen, liyakatli, vizyon sahibi, çalışkan ve görev dağılımını kişisel yakınlıklara göre değil yetkinliğe göre yapan güçlü bir yönetim anlayışı oluşturmak istiyoruz.

Ben de yıllardır hukukçu ve örgüt yöneticisi olarak edindiğim tecrübeyi bu ortak birikimle buluşturmak ve artık daha fazla sorumluluk almak istiyorum.

 

2. ÖN SEÇİMDE 3557 PARTİ ÜYESİ OY KULLANACAK. ÜYELERE “NEDEN GÜLER GÜNEY ÜNSAL?” SORUSUNUN CEVABINI VERMENİZ GEREKSE NE SÖYLERSİNİZ?

Öncelikle kendimi başka bir aday arkadaşımızın eksikleri üzerinden tarif etmeyi doğru bulmuyorum. Hepimiz aynı siyasi ailenin insanlarıyız. Adaylar yarışır, üyeler karar verir; seçim bittikten sonra da hepimiz aynı amaç için birlikte çalışmaya devam ederiz.

Ben üyelerimize şunu söylüyorum:

Beni yalnızca Güler Güney Ünsal olduğum için değil, ortaya koyduğumuz yönetim anlayışına inanıyorsanız destekleyin.

Uzun yıllardır avukatlık yapıyorum. Siyasette seçim güvenliğinden hukuk işlerine, İlçe Seçim Kurulu üyeliğinden Parti Okulu eğitmenliğine, saymanlıktan örgütlenme ve insan haklarına kadar farklı alanlarda görev aldım. Örgütün hem mutfağını hem sahasını biliyorum.

Ama benim adaylığımı güçlü kılan yalnızca kişisel özgeçmişim değil. Birlikte yola çıktığımız arkadaşlarımızın siyasi ve örgütsel tecrübesi de en az benimki kadar kıymetli.

İlçe başkanlığını tek kişinin her şeyi bildiği, her şeye karar verdiği bir makam olarak görmüyorum. İyi bir başkan, etrafında alanında yetkin, çalışkan, gerektiğinde kendisinden farklı düşünebilen ve hatta başkana itiraz edebilen insanlar bulundurabilmelidir.

Bizim iddiamız çok açık:

Güçlü bir başkan, liyakatli bir yönetim, etkin mahalle örgütleri ve karar süreçlerine gerçekten katılan üyeler.

 

3. “YENİ'DEN BAŞLIYORUZ” DİYORSUNUZ. PENDİK'TE NEYİ DEĞİŞTİRMEK İSTİYORSUNUZ?

“YENİ'DEN BAŞLIYORUZ” derken geçmişi yok saymıyoruz. Tam tersine, bugüne kadar partimize emek vermiş herkese teşekkür ediyor ve onların tecrübelerini yanımıza alıyoruz. Ancak siyaset değişiyor, toplum değişiyor. Siyasi partilerin ve örgütlerin de buna ayak uydurması gerekiyor.

Biz, particiliği yalnızca resmî törenlerde partiyi temsil etmekten, belirli günlerde açıklama yapmaktan veya mahalle delegeleri üzerindeki hâkimiyet üzerinden örgüt içi dengeleri korumaktan ibaret gören siyaset anlayışını yeterli bulmuyoruz.

İlçe örgütü seçimden seçime veya kongreden kongreye çalışan bir yapı olamaz.

Mahallede olacağız. Esnafla, gençlerle, kadınlarla, emeklilerle, çalışanlarla, meslek kuruluşlarıyla ve sivil toplumla sürekli temas kuracağız.

Mahalle örgütlerini yalnızca kongrelerde oy kullanacak delegelerin belirlendiği yapılar olmaktan çıkarıp siyasetin üretildiği merkezler haline getirmek istiyoruz.

Üyenin ilçe binasına sadece toplantıya çağrıldığında geldiği değil; fikrinin sorulduğu, eleştirebildiği ve karar süreçlerine katıldığı bir örgüt hedefliyoruz.

Kısacası örgüte hâkim olan değil, örgütle birlikte yöneten; halka siyaset anlatmakla yetinen değil, halkla birlikte siyaset üreten bir ilçe yönetimi oluşturmak istiyoruz.

 

4. İLÇE BAŞKANININ BÜTÜN ÜYELERİN KATILDIĞI ÖN SEÇİMLE BELİRLENMESİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Bunu son derece önemli ve cesur bir demokratik adım olarak değerlendiriyorum.

Pendik'te 3.557 üyemizin doğrudan sandığa giderek ilçe başkanı adayını belirlemesi yalnızca bizim ilçemiz açısından değil, siyasi partilerin demokratikleşmesi açısından da çok kıymetlidir.

Demokrasiyi ülke için talep ediyorsak önce kendi örgütlerimizde uygulamak zorundayız. Üyeyi yalnızca aidat ödeyen, seçim dönemlerinde çalışan veya kongrelerde oy kullanan kişi olarak görmek yerine, doğrudan karar mekanizmasının parçası haline getirmeliyiz.

Genel merkezimizin ortaya koyduğu bu cesur iradenin benim adaylık kararımda da etkisi oldu.

Üyeye “İlçe başkanını sen belirleyeceksin” deniliyorsa, yıllardır bu örgütte görev yapan insanların da gerektiğinde taşın altına elini koyması gerekir diye düşündüm.

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in ve İstanbul İl Başkanımız Sayın Özgür Çelik'in partimizi daha dinamik, daha katılımcı, toplumla daha güçlü bağ kuran ve geleceğe hazırlayan siyasi anlayışlarına Pendik'ten güçlü bir katkı sunmak istiyoruz.

Bu nedenle 26 Eylül'de benim açımdan asıl önemli olan yalnızca kimin seçileceği değildir. Asıl önemli olan 3.557 üyemizin özgür iradesinin sandığa yansımasıdır.

Ben seçilirsem diğer aday arkadaşımızı ve onu destekleyen bütün üyelerimizi kucaklamak benim sorumluluğum olacaktır. Başka bir arkadaşımız seçilirse de üyelerimizin iradesine saygı göstermek ve seçilen ilçe başkanımızın yanında olmak demokratlığımızın gereğidir.

Bu seçimden sonra kaybeden taraf olmamalıdır. Kazanan örgüt iradesi olmalıdır.

 

5. PENDİK'TE KADIN BİR İLÇE BAŞKAN ADAYI OLMANIZIN SİZİN AÇINIZDAN ÖZEL BİR ANLAMI VAR MI?

Elbette var.

Yıllardır siyasetçilerin ağzından aynı cümleyi duyuyoruz: “Kadınların siyasete daha fazla katılması gerekiyor.” Toplumda da bunun karşılığı ve ciddi bir beklentisi olduğunu görüyoruz.

Ancak söylemle uygulama arasında hâlâ önemli bir mesafe var.

Kadınları siyasete davet ediyoruz ama iş karar alma makamlarına, yönetmeye ve sorumluluk üstlenmeye geldiğinde aynı tabloyu göremiyoruz. Kadınlar ya çeşitli nedenlerle siyasetten uzak duruyorlar ya da siyasetin içinde olmalarına rağmen yüksek sorumluluk gerektiren görevlerde yeterince yer alamıyorlar.

Ben bunun değişmesini istiyorum.

Bunun yolu da yalnızca “Kadınlar siyasete katılsın” demekten geçmiyor. Kadınların sorumluluk almaya talip olması gerekiyor.

Ben bugün tam olarak bunu yapıyorum.

Bir kadın olarak “Ben de bu örgütü yönetmeye, sorumluluk almaya, gerektiğinde zor kararlar vermeye ve aldığım kararların hesabını taşımaya hazırım” diyorum.

Ancak burada önemli bir ayrım yapmak isterim:

Ben üyelerimizden yalnızca kadın olduğum için oy istemiyorum.

Kadın olmam adaylığımın önemli bir yönüdür ama benim liyakat ölçütüm değildir.

Yaklaşık otuz yıllık hukukçuyum. Uzun yıllardır siyasetin ve örgütün içerisindeyim. Seçim güvenliğinden İlçe Seçim Kurulu'na, Parti Okulu'ndan hukuk ve seçim işlerine, saymanlıktan örgütlenmeye ve insan haklarına kadar pek çok alanda sorumluluk üstlendim.

Dolayısıyla üyelerimizin karşısına sadece “kadın aday” kimliğiyle değil; hukukçu kimliğim, siyasi ve örgütsel tecrübem, yönetme iradem, insan ilişkilerim ve birlikte yola çıktığımız liyakatli kadroyla çıkıyorum.

Ama kadın olmamın Pendik siyasetine farklı bir bakış, farklı bir yönetim dili ve yeni bir enerji katabileceğine de inanıyorum.

Aslında kadınların siyasette eşit biçimde yer aldığı bir Türkiye'ye ulaştığımızda bir kadının ilçe başkanlığına aday olması ayrıca haber konusu olmayacak.

Bence ulaşmamız gereken asıl nokta da budur.

 

6. SEÇİLİRSENİZ NASIL BİR İLÇE YÖNETİMİ GÖRECEĞİZ?

Öncelikle “benim yönetimim” değil, “bizim yönetimimiz” olacak.

İlçe yönetimini yalnızca kongre veya seçim hesabıyla oluşturmak istemiyoruz. Görev dağılımında temel ölçümüz liyakat, yetkinlik ve çalışma kapasitesi olacak.

Hukuk konusunda birikimli arkadaşımız hukuk alanında, mali konularda yetkin arkadaşımız mali işlerde, örgütçülüğü güçlü arkadaşımız örgütlenmede, iletişim konusunda yetkin arkadaşımız iletişim çalışmalarında sorumluluk almalı.

İnsanları sadece bir listeyi tamamlamak için görevlendirmek yerine, yapabilecekleri işi ve sağlayabilecekleri katkıyı dikkate almak istiyoruz.

Kadınların ve gençlerin de yalnızca listelerde belirli oranları tamamlamak amacıyla değil, gerçek yetki ve sorumlulukla yönetimde bulunmasını istiyoruz.

Aynı zamanda ilçe başkanının çevresinde sadece kendisiyle aynı düşünen insanların bulunmasını sağlıklı bulmuyorum. Farklı fikirlerin rahatlıkla konuşulabildiği, eleştirinin sadakatsizlik olarak değerlendirilmediği bir yönetim kültürü oluşturmalıyız.

Ben her şeyi bilen ve her şeye tek başına karar veren bir ilçe başkanı olmak istemiyorum.

Birlikte akıl üreten, birlikte karar veren ve birlikte çalışan güçlü bir ekibin koordinasyonunu sağlayan bir ilçe başkanı olmak istiyorum.

 

7. SON OLARAK SİZİ BİRAZ TANIYABİLİR MİYİZ? ÖZGEÇMİŞİNİZDEN BAHSEDER MİSİNİZ?

5 Ekim 1974'te Artvin'in Arhavi ilçesinde doğdum. Eğitim hayatımı Pendik İlkokulu ve Pendik Lisesi'nin ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamladım.

1998 yılından bu yana kendi ofisimde serbest avukatlık yapıyorum. 2016 yılından beri aynı zamanda uzman arabulucuyum. Kartal Hukukçular Derneği üyesiyim ve Mahalle Afet Gönüllüsü olarak toplumsal çalışmalara katkı sunuyorum. Evliyim ve bir çocuk annesiyim.

Siyasi yaşamım boyunca örgütün ve sahanın içinde olmaya özen gösterdim. 2004 yerel seçimlerinden itibaren sandık güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalarda hukuk sorumlusu olarak görev aldım. İlçe Seçim Kurulu üyeliği ve Parti Okulu eğitmenliği yaptım.

2023-2025 döneminde Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevini yürüttüm. Nisan-Eylül 2025 döneminde İlçe Saymanlığı yaptım. Daha sonra Örgütlenmeden Sorumlu Başkan Yardımcılığı ile Hukuk ve Seçim İşleri ve İnsan Haklarından Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundum.

2026 yılında kurulan Yeni Parti'nin Pendik teşkilatında Kurucu İlçe Başkan Yardımcısı olarak görev aldım.

Mesleki hayatımda da siyasi hayatımda da temel anlayışım değişmedi: İnsanları dinlemek, hukuka bağlı kalmak, sorumluluktan kaçmamak ve bulunduğum kuruma değer katmak.

Şimdi bu birikimi daha büyük bir sorumluluk üstlenerek Pendik örgütüne aktarmak istiyorum.

“YENİ'DEN BAŞLIYORUZ” derken söylediğimiz aslında çok açık: Geçmişte verilen emeği yanımıza alacağız, eksik gördüklerimizi değiştireceğiz ve önümüze bakacağız. Daha demokratik, daha katılımcı, daha liyakatli ve halkla daha güçlü bağ kuran bir örgüt oluşturacağız. 26 Eylül'de üyelerimizin kararı ne olursa olsun kazanan kişiler değil, örgüt iradesi olacaktır. Ben de bu iradenin bir parçası ve ona hizmet etmeye talip bir adayım.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.