Gaffar Özçirpici, günümüzün tartışmalı olaylarını İmam Gazali’nin derin insan tahlilleri üzerinden değerlendirerek, gücün ve makamın insan ruhu üzerindeki dönüştürücü etkisine dikkat çekiyor. Gazali’nin “nefsin kandırmacası” olarak tanımladığı durumun, özellikle yüksek mevki ve sınırsız imkânlara sahip bireylerde daha görünür hale geldiğini vurgulayan yazı, ahlaki çöküşün çoğu zaman yoksulluktan değil, ölçüsüzlük ve kontrolsüz güçten doğduğunu ifade ediyor.
Gücün sarhoş ettiği, hazzın çürüttüğü bir çöküş hikayesi
Gelin, son yaşanan olayları çağdaş dedikodularla değil, İmam Gazali’nin insan tabiatına dair derin tahliliyle değerlendirelim
Gazali’ye göre ahlaksızlık fakirlikten değil ölçüsüzlükten doğar. Bu yüzden sapkınlık çoğu zaman en dipte değil, en tepede görünür.
Zira tepede olanın yakalanma korkusu azalır, kendini ilah gibi görme ihtimali artar. “Bana bir şey olmaz” vehmi güçlenir.
Makama sahip olmak günah değildir.
Ama makamın insanın iç dünyasını işgal etmesi, onu yavaş yavaş insanlıktan çıkarır.
Gazali’ye göre insanın en büyük yanılgısı şudur:
Dış başarı ile iç düzeni birbirine karıştırmak.
Bir insan medya imparatorluğu kurabilir,
kitleleri yönlendirebilir, hatta en ballı koltuklara oturabilir, ama aynı anda kendi nefsini yönetemiyor olabilir.
Gazali buna “nefsin kandırmacası” der.
Bu yüzden bazı insanlar zirveye çıktıkça sakinleşmez, aksine daha uçlara savrulur. Çünkü haz artık tatmin etmez.
Normal olan sıradanlaşır. Sıradanlaşan şey ise daha yoğun, daha yasak, daha uç olanla ikame edilir.
İmam Gazali’ye göre sorun haz değildir,
hazza yüklenen anlamdır. Geçici olanı kalıcı sanan, maddeyi amaç edinen, en sonunda hem dünyayı hem kendini kaybeder.
Gazali’nin bu noktada çok net bir tespiti vardır:
“Nefs doyuruldukça susmaz, iştahlanır.”
Bugün buna bağımlılık diyoruz. Yasak madde kullanımına, güce, bedene, cinselliğe, gizliye ve yasağa…
Makama ulaşan ama iç disiplini olmayan kişi için iktidar bir denge değildir bir hızlandırıcıdır. Çünkü artık fren yoktur,
denetim yoktur, sınır yoktur.
Sonuçta ortaya şu tip çıkar:
Toplum önünde ahlak dersi verir,
özel hayatında en karanlık tutkuların esiridir.
Gazali’ye göre bu bir çöküş değildir,
doğal bir sonuçtur. Çünkü kendini terbiye edemeyen insan, gücü terbiye edemez.
Ve en tehlikeli insan tipi, başkalarını yöneten, ama kendisine hükmedemeyen
sınır tanımayan arsızlardır.
Geçici olanı kalıcı sanan, maddeyi amaç edinen, en sonunda hem dünyayı hem kendini kaybeder.
Velhasıl,
İmam Gazali’den öğrenecek hala çok dersimiz var.
Gaffar Özçirpici ·

