1904’te Gaziantep’in Nizip ilçesinde doğan Necip Akar, küçük bir kasabadan çıkıp Türkiye’nin ilaç tarihinde iz bırakan bir isim oldu. Eczacılık eğitimiyle yetinmeyip üretmeye odaklandı; kardeşiyle kurduğu mütevazı laboratuvarda önce diş macunu, ardından dönemin en bilinen ağrı kesicilerinden biri olan Gripin’i geliştirdi. Yenilikçi reklam anlayışıyla ürünlerini kısa sürede ülke çapında yaydı. Ancak başarılarla dolu bu hikâye, 53 yaşında yaşanan gizemli bir tekne kazasıyla son buldu.
Bir dönem her eve giren yerli bir ilaç GRİPİN:
Onu keşfeden adam Anadolu’nun küçük bir kasabasından çıktı. Türkiye’nin ilk yerli ağrı kesicisini yaptı. Reklamcılığı baştan yazdı ve 53 yaşında bir tekne kazasında hayatını kaybetti, denize düştü denildi..
1904, Gaziantep’in Nizip ilçesinde Necip Akar dünyaya geldi. Çocuk yaşta İstanbul’a gelir. Vefa Lisesi’ni ve ardından Eczacılık mektebini bitirir. Ama o sadece ilaç satan biri olmak istemez: ilaç üretmek ister. Öğrenciyken krem yapmayı, diş macunu yapmayı öğrenir. Abisi Cemil Akar’la küçük bir laboratuvarda işe koyulurlar. Şampuan Cemil tutmaz. Necip bey kremi tutmaz. Necip Akar şunu farkeder: sorun üründe değil markadadır.
1927 yeni bir diş macunu çıkarırlar. Adı Radyolin ve Türkiye’de bir ilk olur. Afişle reklam yaparlar. 1 ayda satılan Radyolin 2 yıllık satışı geçer. 1 yıl içinde yarım milyona yakın tüp satılır.
1930’lara gelindiğinde dünya İspanyol gribini konuşmaktadır. Necip Akar, 3 yıl çalışır ve tek dozluk bir ağrı kesici olan Gripin’i 1935’te yapar.
Türkiye’nin ilk ağrı kesicisi ucuzdur, her yerde, her evde vardır.
1957’de bir tekne gezisi, 53 yaşında hayatını kaybeder. Resmî kayıtlara bir kaza olarak geçer ancak sorular bitmez..

