İslam
Yayınlanma : 23 Şubat 2026 13:46
Düzenleme : 23 Şubat 2026 13:47

Ey insan! Yüce Rabbine karşı seni aldatan nedir?

Ey insan! Yüce Rabbine karşı seni aldatan nedir?

Rabbim…

 

İnfitar suresi 6 ayette;

“Ey insan! Yüce Rabbine karşı seni aldatan nedir?”

Diye sorduğunda, bu sorunun başkasına değil bana olduğunu anlıyorum.

Çünkü bu hitap umumî gibi görünse de kalbime özel iniyor.

Beni aldatan, inkâr değildi Rabbim. Ben Senin varlığını biliyordum. Ama dönüşü, ahireti unutuyordum.

Beni aldatan şey zaman oldu. “Daha var” dedim. Gençliğimi garanti sandım. Sağlığımı kalıcı sandım.

Ölümü başkalarına ait bir haber gibi gördüm. Her cenazede sarsıldım ama eve dönünce yine dağıldım.

Beni aldatan dünya değildi aslında. Dünya sadece süslüydü.

Beni aldatan, o süsün arkasındaki faniliğimi görmezden gelen kararmış kalbimdi. Dünyayı sonsuz sandım.

 

Rabbim…

Beni aldatan nefsimdi. Arındıramadığım nefsim.

Bana dedi ki:

“Biraz daha yaşa.”

“Biraz daha kazan.”

“Biraz daha oyalan.”

“Sonra dönersin.”

Ben de bir gün dönerim sandım. Sanki ölüm, randevu alacakmış gibi yaşadım.

Sanki son nefesimden haberim olacakmış gibi erteledim.

Beni aldatan bir de yanlış güven oldu.

“Allah affeder” dedim.

Ama affı talep edecek bir dönüş yapmadım.

Rahmetine güvendim ama o rahmeti hak edecek bir pişmanlığı, tövbeyi geciktirdim.

Affını teminat sandım; yönelişi şart sandım ama uygulamadım.

 

Rabbim…

Beni aldatan rahatlıktı. Hesap fikrinden kaçtım.

Çünkü hesap ciddiyet ister. Hesap, kalbi disipline eder.

Ben ise kolay olanı seçtim.

Beni aldatan insanlar tarafından onaylanmaktı, sevilmekti.

İnsanların gözündeki yerimi, Senin huzurundaki yerimden daha çok düşündüm.

İnsanların övgüsünü kazandım ama kendi içimdeki boşluğu dolduramadım.

Beni aldatan alışkanlıktı.

İbadeti az da olsa yaptım ama kalbi veremedim.

Dudaklarım hareket etti ama kalbim uzaktaydı.

Seninle konuşurken bile zihnim dünyada dolaştı.

 

Rabbim…

En çok da beni, “bir şey olmaz” düşüncesi aldattı.

Küçük hataları küçümsedim.

Küçük ihmalleri hafife aldım.

Ama şimdi biliyorum ki küçük ihmaller kalbi yavaş yavaş köreltiyormuş.

Şimdi sorunun karşısında duruyorum.

Beni aldatan şey, aslında Sana uzaklık değildi.

Sana yakın olduğumu sanmamdı.

Tehlikeyi inkârda değil, gevşeklikte yaşadım.

İsyanda değil, ertelemede kaybettim.

 

Rabbim…

Beni aldatan şey, kendimi güvende sanmamdı.

Oysa güven, ancak Sana yönelmekteydi.

Güven, malda değildi.

Güven, gençlikte değildi.

Güven, planlarda değildi.

Güven, Senin huzuruna hazırlıklı çıkmaktaydı.

Şimdi Sana şunu itiraf ediyorum:

Ben aldanmaya meyilliyim.

Çünkü nefsim var.

Çünkü unutuyorum.

Çünkü zayıfım.

Ama aynı zamanda şunu da biliyorum:

Soruyu bana sorman, beni terk etmediğinin işaretidir.

Beni uyandırmak istediğinin işaretidir.

Beni çağırdığının işaretidir.

 

Rabbim…

Beni aldatanı tanımayı nasip et.

Ertelemeyi kalbimden sök.

Sahte güveni dağıt.

Beni, Senin huzuruna hazırlıklı yaşayanlardan eyle.

Ve bir gün gerçekten huzuruna çıktığımda,

Bu soruyu şaşkınlıkla değil, bilinçle cevaplayabileyim.

“Beni aldatanı tanıdım…

Ve Sana döndüm.”

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.