Kur’an tefsiriyle İslam düşünce tarihinde müstesna bir yere sahip olan Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın duası, kulun acziyetini ve Allah’a yönelişini zarif bir üslupla dile getiriyor. Hamd ile başlayan, hidayet ve af niyazıyla devam eden bu yakarış; sevgi, sadakat ve Peygamber Efendimiz’e duyulan muhabbetle manevi bir derinlik kazanıyor.
DUA: Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın bir duası
İlahi!
Hamdimi sözüme sertac ettim, zikrini kalbime mi’rac ettim, kitabını kendime minhac ettim.
Ben yoktum sen var ettin, varlığından haberdar ettin, aşkınla gönlümü bi-karar ettin.
İnayetine sığındım, kapına geldim. Hidayetine sığındım lütfuna geldim.
Kulluk edemedim, affına geldim.
Şaşırtma beni, doğruyu söylet, neşeni duyur, hakikati öğret.
Sen duyurmazsan ben duyamam, sen söyletmezsen ben söyleyemem,
Sen sevdirmezsen ben sevemem.
Sevdir bize hep sevdiklerini. Yerdir bize hep yerdiklerini. Yar et bize erdirdiklerini.
Sevdin habibini, kâinata sevdirdin. Sevdin de hil’at-i risaleti giydirdin.
Makam-ı ibrahim’den makam-ı mahmud’a erdirdin, server-i asfiya kıldın,
Hatem-i enbiya kıldın. Muhammed Mustafa kıldın.
Salat ü selam, tahiyyat ü ikram, her türlü ihtiram o’na,
O’nun aline, ahbabına, ailesine, ashabına ve etbaına
Ya Rabb!

