Kavalalı Mehmet Ali Paşa hanedanının zarif kızı, Mısır Kralı Fuad’ın evladı, İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin ise ilk eşi… “Asya Venüsü” olarak anılan Prenses Fevziye, 20. yüzyılın en güzel kadınları arasında gösterildi. Ancak ışıl ışıl parlayan saray hayatının ardında fırtınalar kopuyor, evliliği her geçen gün daha da çıkmaza sürükleniyordu. Fevziye’nin İran’dan ayrılmak üzere bindiği uçakta yaşadıkları ise ömrü boyunca taşıyacağı derin bir acıya dönüştü. Bir devrin en çok konuşulan prenseslerinden biri olan Fevziye, görkemle başlayan hayatını yalnızlık ve unutulmuşluk içinde noktaladı.
(TÜM ZAMANLARIN EN GÜZEL KADINI)
Kavalalı Mehmet Ali Paşa soyundan, Mısır'ın ilk kralı Fuad'ın kızı; yine Mısır'ın son kralı Faruk'un kız kardeşiydi Prenses Fevziye.
Ve İran'ın son şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin de ilk karısıydı.
Şah ile evliliklerinden "Şehnaz" adını verdikleri bir kızları oldu.
Dünya basını Fevziye'den artık "Asya Venüsü" diye bahsediyor, o senelerin en önemli dergilerinden olan Life'da sayfalar dolusu fotoğrafları çıkıyordu.
Ama imparatoriçe ve eşi mutsuzdu. Evliliklerinin sürmeyeceğinin her ikisi de farkındaydı.
1946'da bir müddet kalmak için memleketine, Kahire'ye gitmek istedi.
Devamını Murat Bardakçı şöyle anlatıyor:
“Şah, gûya 'birkaç aylığına' Mısır’a gidecek olan karısını uğurlamak için onunla beraber ve kalabalık bir maiyetle hava alanına gitti.
İmparatoriçe'yi Kahire'ye götürecek olan özel uçağın önünde vedalaştılar. Fevziye de kızı ve nedimeleri ile beraber uçağa bindi, kapılar kapandı ve pervaneler dönmeye başladı...
Ama uçak hareket etmedi, kapılar yeniden açıldı ve tekrar merdiven uzatıldı.
Şah'ın protokol nâzırı uçağa gelerek Fevziye'ye 'Majesteleri Şah hazretlerinin kızlarını son bir defa öpmek için aşağıya gönderilmesini rica ettiğini' söyleyince Fevziye 'Tabiii' dedi ve protokol nâzırı Şehnaz'ı elinden tutup uçaktan çıkarttı.
Tam o anda merdiven çekildi, kapı kapandı, pervaneler hızla dönmeye ve uçak pistte ilerlemeye başladı. Şah'ın kızını kaçırdığını anlayan Fevziye çığlıklar atarak yerinden fırladı, pilota dönmesini emretti ama pilotlar asıl emri Şah'tan almış oldukları için Fevziye'nin haykırışlarına ve hıçkırıklarına kulak asmadan uçağı havalandırdılar.
Fevziye, Kahire'ye indiğinde kendinden geçmiş halde idi. Şah, sadece çocuğa değil, Fevziye'nin Tahran'da bıraktığı bütün mücevherlerine ve eşyasına da el koydu.."
Prenses Fevziye mutsuzluklarla dolu ömrünü 92 yaşında Alzheimer hastası olarak tamamladı.
Bir zamanlar çay tabaklarının dibine resimleri çizilen bu güzellikten geriye bir avuç toprak kaldı…
Alıntı..