Siyaset
Yayınlanma : 17 Haziran 2026 15:56
Düzenleme : 17 Haziran 2026 16:05

Dr. Sait Urulu: Türkiye’nin En Büyük İhtiyacı İç Cephede Ekonomik ve Toplumsal Dayanıklılıktır

Dr. Sait Urulu: Türkiye’nin En Büyük İhtiyacı İç Cephede Ekonomik ve Toplumsal Dayanıklılıktır
Yeniden Refah Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Sait Urulu, küresel krizlerin vatandaşın yaşamına doğrudan yansıdığını belirterek, Türkiye'nin en büyük ihtiyacının ekonomik dayanıklılık ve siyasi istikrar olduğunu söyledi.

Yeniden Refah Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Sait Urulu, Türkiye’nin hem küresel gelişmelerin hem de iç siyasi dinamiklerin etkisi altında kritik bir süreçten geçtiğini belirterek, ülkelerin gücünün artık yalnızca askeri kapasiteyle ölçülmediğini söyledi. Urulu’ya göre günümüz dünyasında ekonomik dayanıklılık, toplumsal birlik ve siyasi istikrar da en az savunma gücü kadar stratejik önem taşıyor.

“SAVAŞIN ETKİLERİ ARTIK HER EVDE HİSSEDİLİYOR”

Küresel ölçekte yaşanan çatışmaların ve jeopolitik gerilimlerin yalnızca sınır bölgelerinde hissedilmediğine dikkat çeken Dr. Sait Urulu, savaşların ekonomik ve sosyal sonuçlarının vatandaşın günlük yaşamına doğrudan yansıdığını ifade etti.

Urulu, “Günümüz dünyasında savaşlar artık sadece sınır kapılarında yaşanmıyor. Mutfaktaki enflasyondan pazardaki sebze ve meyve fiyatlarına, kasaptaki etten kümesteki yumurtaya, kira bedellerinden vatandaşın genel alım gücüne kadar hayatın her alanında hissediliyor. Böyle bir dönemde ülkelerin en stratejik gücü, yalnızca askeri tahkimatlarını artırmak değil; aynı zamanda iç cephede toplumsal ve ekonomik dayanıklılığı koruyabilmektir” dedi.

 

ANA MUHALEFETTEKİ TARTIŞMALARIN TÜRKİYE’YE ETKİSİ

Türkiye siyasetinde son dönemde yaşanan gelişmelere de değinen Urulu, Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan kurultay süreçleri, milletvekili ihraçları ve liderlik merkezli hukuki-siyasi tartışmaların yalnızca parti içi meseleler olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Demokratik sistemlerde ana muhalefetin önemli bir kurumsal görev üstlendiğini belirten Urulu, “Ana muhalefet partileri, demokratik sistemlerin vazgeçilmez unsurlarıdır. Sadece iktidara alternatif olmakla kalmaz, aynı zamanda denetim mekanizması görevini de yerine getirirler. Bu nedenle ana muhalefetin enerjisini kendi iç sorunlarına harcaması, sadece ilgili partiyi değil, tüm siyasi sistemi etkileyen sonuçlar doğurmaktadır” ifadelerini kullandı.

 

“KURUMSAL DALGALANMALARIN SİYASİ MALİYETİ VAR”

Muhalefet cephesinde yaşanan bölünmelerin ve kurumsal tartışmaların seçmen davranışları üzerinde de etkili olduğunu vurgulayan Urulu, siyasi istikrarın toplum nezdindeki güven duygusuyla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.

Muhalefet blokunda yaşanan derin ayrışmaların ve kurumsal dalgalanmaların iktidar açısından stratejik avantaj oluşturabileceğine işaret eden Urulu, siyasi aktörlerin toplumun beklentilerine odaklanması gerektiğini belirtti.

Urulu, “Siyaset kurumunun temel görevi, milletin sorunlarına çözüm üretmektir. Ekonomik sıkıntılarla mücadele eden vatandaşlarımızın beklentisi, siyasi çekişmeler değil, hayat pahalılığına ve geçim sorunlarına yönelik somut çözümlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

 

“TÜRKİYE KURALLARIN YENİDEN YAZILDIĞI BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR”

Türkiye siyasetinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade eden Dr. Sait Urulu, mevcut siyasi tablonun yeni oluşumlar ve farklı ittifak modelleri için de uygun bir zemin hazırladığını söyledi.

Urulu, “Türkiye siyaseti bugün kuralların yeniden yazıldığı gri bir dönemi tecrübe ediyor. İktidar blokunun öngörülebilirlik ve süreklilik vurgusuna karşılık, ana muhalefet bloğu tarihindeki en büyük kurumsal ve hukuki sınavlardan birini veriyor. Bu durum seçmenlerde zaman zaman siyaset kurumuna karşı bir yorgunluk oluştursa da arka planda yeni siyasi aktörlerin ve alternatif ittifak modellerinin ortaya çıkmasına imkân sağlayan bir süreci de beraberinde getiriyor” dedi.

“TOPLUMSAL GÜVEN VE EKONOMİK İSTİKRAR ÖNCELİKLİ OLMALI”

Açıklamasının sonunda Türkiye’nin öncelikli gündeminin ekonomik istikrar ve toplumsal güven ortamının güçlendirilmesi olması gerektiğini belirten Yeniden Refah Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Sait Urulu, siyasi kurumların vatandaşın sorunlarına çözüm üretme sorumluluğunu her şeyin üzerinde tutması gerektiğini ifade etti.

Urulu, “Milletimizin refahını artıracak politikaların geliştirilmesi, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi ve toplumsal birlik duygusunun korunması, Türkiye’nin geleceği açısından hayati öneme sahiptir” diye konuştu.

 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.