Bülent Aydın’dan Toplumsal Çürüme ve Sessizlik Üzerine Çarpıcı Değerlendirme
Siyaset ve iş dünyasında uzun yıllara dayanan tecrübesiyle tanınan Bülent Aydın, toplumun değer kaybına ve bireysel sorumluluğa dikkat çekti. “Kendime kızgınım, en çok sahiplendiğimiz değerlerden vurulduk” sözleriyle başlayan yazısı, geniş yankı uyandırdı

İlçemizin entelektüel isimlerinden biri olarak bilinen, siyaset ve iş dünyasında uzun yıllara dayanan önemli bir birikime sahip Bülent Aydın, toplumda yaşanan kültürel ve ahlaki çözülmeye dair dikkat çekici bir değerlendirme kaleme aldı.
“KENDİME KIZGINIM! (Okumadan karar verme)” başlığıyla paylaştığı yazıda Aydın, bireylerin suskunluğunun, sessiz kalışının ve değerlerin zaman içinde kirletilmesine göz yummasının toplumsal çöküşü hızlandırdığını vurguladı.
Aydın’ın metninde bireysel özeleştiri ile toplumsal sorgulama iç içe geçerken, özellikle “İnandığımız kişilerin ardına sığınıp, biz de kirlettik o değerleri” ifadesi geniş kesimlerin dikkatini çekti. Değer aşınmasının, duyarsızlığın ve yanlışın normalleşmesinin toplumun karanlık bir girdaba sürüklendiğini belirten Aydın, çıkış yolunun ise “ilahi adalet” ve hakikatin değişmezliği olduğuna işaret etti.
İşte, Bülent Aydın’ın ‘ KENDİME KIZGINIM!’ başlıklı yazısı:
KENDİME KIZGINIM!
(Okumadan karar verme)
En çok sahiplendiğimiz değerlerden vurulduk.
Bizi ayakta tutan ne varsa, oradan kırıldık.
Aldandık… aldatıldık…
Ve en ağır gerçek şu ki:
İnandığımız kişilerin ardına sığınıp, biz de kirlettik o değerleri.
Kimse masum değil;
çünkü herkes bir yerlerde sessizliğiyle, suskunluğuyla bir şeyin çöküşüne izin verdi.
Bu toplum kendine yabancılaştı.
Artık yarının ne getireceğini ben de bilmiyorum.
Çünkü bu toplum,
kendine ait olan her şeyi
başkalarının onayına teslim eder oldu.
Aklımız karışık,
vicdanımız yorgun,
kalbimiz ise sahte gülüşlerin altında boğuluyor.
Doğru söyleyen hor görülürken,
yanlış yapan “normale” dönüşüyor.
İyilik unutuluyor,
çirkinlik kanıksanıyor,
yanlışlara karşı duyarlılık hızla köreliyor.
Ve hepimiz,
sessizliğimizle bu çürümenin ortağı hâline geliyoruz.
Yine de tutunduğum tek bir gerçek var:
İlahi adalet.
Zamanın adaleti şaşabilir;
insanın adaleti satın alınabilir;
ama hakikatin adaleti hiçbir yerden geri dönmez.
Bir gün perde açılacak.
Herkes sakladığı yüzle, kendi gölgesinin karşısına dikilecek.
Ve işte o gün—
kimse mazeretlerinin ardına saklanamayacak.
Ve illa ve illa:
Hak gelir, batıl zail olur; biiznillah.
Bakmadan Geçme
Bülent Aydın: "Türkiye'nin İhtiyacı Yeni Partiler Değil, Güven Veren Siyaset Anlayışı"
Bülent Aydın: Ahbap-Çavuş İlişkisi Merhameti Yaralıyor
Bülent Aydın: "Bürokrasinin 'Bizim Çocukları' Olmaz"
Bülent Aydın’dan Bürokrasi ve Liyakat Uyarısı: “Devlet Keyfiyetle Yönetilemez”
Bülent Aydın: Gençler İçin Tehlike Normalleşiyor
Bülent Aydın’dan ahlak, adalet ve maneviyat vurgusu
