"ADI FISILDANDIĞINDA BİLE ORDULAR GERİ ÇEKİLİYORDU..."
Bozkırın unutulmuş efsanelerinde yalnızca tek bir isim geçerdi: KARAGOR.
Onun gerçek adını kimse bilmezdi. Rivayete göre bu isim, düşmanlarının ona verdiği lakaptı. Çünkü savaş meydanında belirdiği an tek bir şeyin geldiğini anlarlardı: ölüm.
Kurt maskesini hiçbir zaman çıkarmaz, siyaha çalan zırhıyla ufukta göründüğünde binlerce askerin cesareti kırılırdı. Destanlara göre tek başına düşman saflarına dalar, yarım ay biçimindeki kılıcıyla önüne çıkan herkesi devirirdi. Sağ kalanlar ise yalnızca tek bir cümle söylerdi:
"Ölümün bir yüzü olsaydı, Karagor'un maskesini taşırdı."
Bozkır şamanları onun gücünün Tengri'nin bir lütfu olduğuna inanıyordu. Savaş başlamadan önce göğe bakıp sessizce dua ettiği, ardından esen sert rüzgârla birlikte kurtların ulumaya başladığı anlatılırdı. O an geldiğinde düşman komutanları askerlerine geri çekilmelerini emrederdi.
Karagor'un en korkutucu yanı gücü değildi... Onu öldürdüğünü söyleyen herkesin birbirinden farklı hikâyeler anlatmasıydı. Kimileri onun onlarca ok yarasına rağmen yürümeye devam ettiğini, kimileri ise savaşın sonunda hiçbir iz bırakmadan sisin içinde kaybolduğunu söylerdi.
Bu yüzden bozkır halkı onun bir insan mı, yoksa Tengri tarafından gönderilmiş bir savaş ruhu mu olduğunu asla bilemedi.
SENCE KARAGOR SADECE BİR EFSANE MİYDİ, YOKSA TARİHİN BİLEREK UNUTTURDUĞU EN KORKULAN SAVAŞÇI MI?

