BİR İNSAN, İNATLA, ALLAH DÜŞMANLARINA SEVGİ BESLERSE 3
BİR İNSAN, İNATLA, ALLAH DÜŞMANLARINA SEVGİ BESLERSE BUNU NASIL YORUMLAMAK, ANLAMAK GEREKİR? ONA BU DURUMDAN KENDİNİ KURTARMASINI NASIL ANLATMAK GEREKİR?
Bu durum aslında bir "kalp kayması" veya zihinsel bir "mankurtlaşma" halidir.
Bir insanın, kendi değerlerini yok etmeye çalışan, masumların kanına giren veya yaratıcısına savaş açan odaklara sevgi beslemesi; sadece dini bir mesele değil, aynı zamanda bir kimlik ve haysiyet krizidir.
Bu durumu nasıl okumalı ve o kişiye bu kördüğümden çıkması için nasıl bir ayna tutmalı, gelin birlikte inceleyelim:
BU DURUMU NASIL YORUMLAMALIYIZ?
Bir insan Allah düşmanına (zalime, müstekbire, fıtratı bozana) muhabbet duyuyorsa, orada şu üç arıza vardır:
Aşağılık Kompleksi: Batı’nın veya "güçlü" görünen zalimin teknolojisine, şatafatına veya yaşam tarzına hayran olup, bu parıltının arkasındaki vahşeti görememek. "Celladına âşık olmak" tam da budur.
Ölçü Kaybı (Furkan Yetisini Yitirmek): İyiyi kötüden, haklıyı haksızdan ayıran o ilahi terazi (Furkan) bozulmuştur. Kişi, zalimin "kibar" diline veya "modern" görüntüsüne aldanıp, onun icraatındaki kanı ve irini yok saymaya başlar.
Kalbi Hizalanma Bozukluğu: Sevgi, ruhun pusulasıdır. Pusula yanlış yönü gösteriyorsa, gemi kayalıklara gidiyor demektir. Allah’ın sevmediğini sevmek, aslında Allah ile olan bağı zayıflatmak demektir.
BU DURUMDAN KURTULMASI İÇİN NASIL ANLATMALI?
Sert bir üslupla değil, ama sarsıcı bir gerçeklikle şu adımlar üzerinden konuşulabilir:
"Kişi Sevdiğiyle Beraberdir" Gerçeği
Ona şu hadis-i şerifi hatırlatın: "Kişi sevdiğiyle beraberdir." Bu sadece dünyada bir beraberlik değil, haşir sabahında aynı sancağın altında toplanmaktır.
"Eğer bugün hayranlık duyduğun o odaklar mahşerde Gazze'li bebeklerin katili olarak yargılanırken onlarla aynı safa durmaya razıysan, sevmeye devam et. Ama razı değilsen, kalbini o kirlilikten çek."
"Zulme Rıza Zulümdür" İlkesi
Bir zalimi sevmek, onun işlediği cinayetlere kalben imza atmaktır.
"Ben sadece teknolojisini/sanatını seviyorum" bahanesini çürütün.
Bir katilin taktığı kravatı şık bulup ona hayranlık beslemek, maktulün hakkına girmektir. Kalp, zalime meylettiği an o zulmün ortağı olur.
Değerler Çelişkisini Yüzüne Vurun
Ona şu soruyu sorun: "Senin kutsal saydığın ne varsa (vatan, aile, inanç, namus, adalet) hepsini çiğneyen bir yapıyı, hangi ortak paydada seviyorsun?"
Düşmanını seven, aslında kendine düşmandır. Çünkü o sevgi, kişinin kendi kimliğini inkâr etmesidir.
Ayetle Uyarın (Mücadele Suresi, 22)
Kur'an bu konuda çok nettir ve taviz vermez:
"Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun; babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy-sopları bile olsa, Allah’a ve Resulüne düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin..."
ONA ŞU SORUYU SORDURUN:
"Eğer birisi senin anneni katletse, sonra gelip sana dünyanın en güzel piyanosunu çalsa veya en şık elbiseyi giyse; sen ona 'ne kadar medeni ne kadar harika bir adam' diye sevgi besler miydin? Allah’ın yarattığı canları katledenlerin, Allah’ın dinini aşağılayanların 'piyanosu' seni neden büyüledi?"
Bu bir hidayet ve feraset meselesidir.
Eğer o kişi "inatla" devam ediyorsa, kalbi mühürlenme tehlikesiyle karşı karşıya olabilir.
Algı Operasyonlarına Karşı
Uyanık Olma" ekseninde daha güncel örnekler
Bugünün dünyasında savaşlar sadece cephede değil, saniyeler içinde cebimize giren o cam ekranların ardında, zihnimizin en mahrem köşelerinde veriliyor.
Modern zamanın "sihirbazları" artık asa değil, algı algoritmaları kullanıyor.
Bir Müslümanın, "Allah düşmanlarına sevgi besleme" tuzağına düşmesi genellikle bu sinsi operasyonların bir sonucudur.
Gelin, bu "zihin prangalarını" güncel örneklerle deşifre edelim:
ALGI OPERASYONLARININ MODERN SİLAHLARI
Kavramların İçini Boşaltma (Semantik Savaş)
Zalimler, yaptıkları vahşeti kulağa hoş gelen kelimelerle ambalajlarlar.
Örnek: Bebekleri katletmenin adı "operasyonel gereklilik" olur. Soykırımın adı "meşru müdafaa" olur.
Uyanış: Eğer bir "Allah düşmanı", ağzından "barış, demokrasi, özgürlük" kelimelerini düşürmüyorsa ama eli kan damlatıyorsa; kelimeye değil, ele bakılır. Kur'an der ki: "Onlara yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiğinde, 'Biz ancak ıslah edicileriz' derler." (Bakara, 11).
"Cool" ve "Modern" Barbarlık (Celebrity Diplomasisi)
Zalim odakların en büyük başarısı, kendi kirli ideolojilerini dünya çapında sevilen bir şarkıcıyla, bir Hollywood yıldızıyla veya "karizmatik" bir CEO ile pazarlamaktır.
Örnek: Bir teknoloji devi dâhisi çıkıp "insanlığı kurtaracağını" söyler ama aynı zamanda katillere teknolojik destek verir. Gençler, o adamın "dehasına" hayran olurken, aslında o dehanın kimi vurduğunu görmezden gelir.
Uyanış: Karizma, karakterin önünde bir maskedir. Müslüman, kişinin "başarısına" değil, o başarının "kimin hizmetinde" olduğuna bakar.
Seçici Empati ve "İnsanlıktan Çıkarma" (Dehumanization)
Algı merkezleri, bazı ölümleri "trajik", bazılarını ise "istatistik" olarak sunar.
Örnek: Batı'da bir kedi ağaçta kalsa canlı yayında kurtarılır (vicdan şovu). Ama Doğu'da binlerce çocuk parçalanırken "orada zaten hep savaş var" denilerek zihinler uyuşturulur.
Uyanış: Eğer kalbin, Paris'teki bir patlamaya yanıp Gazze'deki, Türkistan'daki veya Yemen'deki kıyıma "alışmışsa", algı operasyonu senin ruhunu ele geçirmiş demektir.
ZİHNİ KORUMA REHBERİ: NE YAPMALI?
"Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırın..." (Hucurât, 6)
Ekran Diyetine Girin: Her gördüğünüz videonun, her okuduğunuz "bilgi" tweetinin arkasında bir niyet olduğunu unutmayın. Haber kaynağınızın kimin cebinden beslendiğini sorgulayın.
"Furkan" Terazisini Kullanın: Bir olay hakkında fikir beyan etmeden önce kendinize sorun: "Bu durum Allah’ın razı olacağı bir şey mi?" Eğer cevap hayırsa, dünyanın en "modern" ve "gelişmiş" ülkesi de savunsa, o yanlıştır.
Duygusal Tarafsızlık Tuzağına Düşmeyin: "Ben tarafsızım, iki taraf da suçlu" demek, çoğu zaman zalimin ekmeğine yağ sürmektir. Hak ile batılın savaşında tarafsızlık, batıla hizmettir.
SONUÇ:
Allah düşmanlarını "sevmek", onların sunduğu sahte cennete (konfor, şöhret, teknoloji) aldanmaktır. Oysa o cennetin kapısında Müslüman kardeşlerimizin kanı kurumamıştır. Celladına hayranlık duyan bir toplum, özgürleşemez; sadece efendi değiştirir.
Hazırlayan: erol yazıcı

