İslam
Yayınlanma : 13 Kasım 2025 15:25
Düzenleme : 13 Kasım 2025 15:26

Allah Göklerin ve Yerin Nurudur

Allah Göklerin ve Yerin Nurudur

NÛR 35.Allah göklerin ve yerin nurudur. O'nun nuru içinde bir kandil bulunan bir oyma hücre misalidir. Kandil, bir sırça içindedir. Bu sırça sanki inciden bir yıldızdır ne doğuya ne de batıya nispet edilen mübarek bir zeytin ağacından tutuşturulur. Onun yağı hemen hemen ateş dokunmasa bile ışık verir; nur üstüne nur! Allah, dilediğini kendi nuruna yöneltir ve insanlara birçok misaller verir. Allah, her şeyi bilendir. ALLAH      

 

NÛR 35 - Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan ne doğuya ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile, neredeyse aydınlatacak (kadar berrak) tır. Nur üstüne nur. Allah dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah insanlar için misaller verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.4 ALLAH

(Nur 24/35) Gökleri ve yeri aydınlatan Allah’tır. O’nun nuru/Kitabı, duvardaki bir oyuğa konmuş lamba gibi aydınlatır [1*] (bütün ayrıntıları gösterir). Lamba, camın içinde, cam da inciyi andıran yıldız gibidir. Yakıtı, doğu tarafına da batı tarafına da ait olmayan (Güneş ışığını sabahtan akşama kadar alan) bereketli zeytin ağacındandır [2*]. Yağı, ateş almamışken bile ışık saçar gibi parıldar. Işık üstüne ışık! Allah, gerekeni yapanı [3*] kendi ışığına/kitabına yöneltir. Allah insanlara örnekler verir. Allah her şeyi bilir. ALLAH

 

[1*] Burada kelimenin asıl anlamı “kör pencere”dir. Orası, dışarıdan içeriye ses ve ışık geçirmez özellikte yalıtılmış olur. Ona sağır pencere de denir.  Küçük bir hücre gibi olduğu için okuyucunun kolay anlaması için oyuk kelimesi tercih edilmiştir. Oyuğa konan lamba, onun her tarafını aydınlatır.

 

[2*] Yağlık zeytin, Güneş ışığını sabahtan akşama kadar tam alan ağacın zeytinidir. Böyle bir ağacın yağ kalitesi ve parlaklığı üst seviyede olur.

 

[3*] Şâe = شاء fiilinin kökü, “bir şeyi var etme” anlamında olan şey =شيء’dir. Allah’ın bir şeyi var etmesi, gerekeni yaratması ile olur” (Müfredât).  SÜLEYMANİYE VAKFI: ALLAH GÖKLERİN VE YERİN NURUDUR.

 

Nur Suresi 35:

"Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nuru, içinde lamba bulunan bir kandile benzer..."

 

Açıklayıcı, bağlantılı, benzer, destekleyici, pekiştiren ayetler:

 

Bakara 2:257: "Allah, iman edenlerin dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin dostları ise tağutlardır; onlar da kendilerini aydınlıktan karanlıklara çıkarır."

 

Şura 42:52: "İşte böylece sana da emrimizle bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu bir nur yaptık. Onunla kullarımızdan dilediğimizi doğru yola iletiriz. Şüphesiz sen doğru yola, dosdoğru bir yola iletirsin."


Nur Suresi 35. ayet, Kur’an’ın en sembolik, en derin anlam katmanlarına sahip ayetlerinden biridir. “Allah, göklerin ve yerin nurudur” ifadesi, hem ontolojik (varlık boyutu) hem de hidayet (rehberlik boyutu) açısından Kur’an’ın merkez ilkelerinden birini anlatır:

Allah, varlığa hayat veren ve insana doğru yolu gösteren ışıktır.

Aşağıda bu ayeti anlam, mesaj ve tema yönünden açıklayan, benzer veya destekleyen ayetleri başlıklar altında sıraladım. Her birinin altına, hangi yönden bağlantılı olduğunu da ekledim.

 

 

 NÛR 24/35: “Allah, göklerin ve yerin nurudur...”

Bu ayet, Allah’ın hem varoluşun kaynağı hem de hidayetin rehberi olduğunu ifade eder. “Nur” kelimesi burada hem fiziksel aydınlık (varlık), hem de manevi aydınlık (hakikat ve hidayet) anlamına gelir.


 1. Bakara 2/257

"Allah, iman edenlerin dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin dostları ise tağutlardır; onlar da kendilerini aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar."

 Bağlantı yönü:
Bu ayet, Nur 35’in pratik yansımasıdır. Allah’ın “nur” oluşu, müminleri karanlıklardan (cehalet, şirk, zulüm) çıkarıp iman ve hakikat nuruna ulaştırmasıyla gerçekleşir.
Burada “karanlık → nur” geçişi, hidayetin özüdür.


 2. Şura 42/52

"İşte böylece sana da emrimizle bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu bir nur yaptık. Onunla kullarımızdan dilediğimizi doğru yola iletiriz."

 Bağlantı yönü:
“Nur” burada Kur’an’ın kendisidir.
Nur 35’teki “Allah’ın nuru” ile, burada “vahyin nuru” aynı kökten gelir: Allah’ın rehberlik eden bilgisi.
Yani Allah’ın nuru → vahiy → kalplerdeki ışık.


 3. En’âm 6/122

"Ölü iken dirilttiğimiz, kendisine insanlar arasında yürürken faydalanacağı bir nur verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp oradan çıkamayan kimse gibi olur mu?"

 Bağlantı yönü:
Burada “ölü” = iman öncesi karanlık, “nur verilmek” = imanla dirilmek anlamındadır.
Nur 35’teki “ışık üstüne ışık”ın bireysel yaşamdaki karşılığı budur: Kalbe inen iman, kişiyi diriltir.


 4. Hadid 57/9

"O, sizi karanlıklardan nura çıkarmak için kuluna apaçık ayetler indirendir. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir."

 Bağlantı yönü:
Nur 35’te Allah’ın nuru semboliktir; burada o nur, indirilen ayetlerdir.
Allah’ın nuru  - Kur’an’ın kendisi - hidayet yolu.


 5. Teğabün 64/8

"O halde Allah’a iman edin, O’nun peygamberine ve indirdiğimiz nura (Kur’an’a) iman edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır."

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.