Bölgemizin öne çıkan entelektüel isimlerinden Yeminli Mali Müşavir Ahmet Gündüz, Türkiye ve dünya gündemine ilişkin derinlikli analizleriyle dikkat çekmeye devam ediyor. Ekonomiden siyasete, sosyal dönüşümlerden küresel gelişmelere uzanan geniş perspektifiyle yaptığı değerlendirmeler, hem kamuoyu hem de iş dünyası tarafından yakından takip ediliyor.
2026 Ekonomisi: Yavaşlama ve Satın Alma Gücü
2026 yılına ilişkin ekonomik öngörülerini paylaşan Gündüz, sıkı para ve maliye politikalarının etkisinin süreceğine işaret etti. Bu çerçevede ekonomik aktivitede yavaşlama eğiliminin devam edeceğini belirten Gündüz, özellikle satın alma gücündeki gerilemeye dikkat çekti.
“2026 yılına gelindiğinde sıkı para ve maliye politikaları uygulanmaya devam edilecektir. Bu da şu anlama geliyor: Herkes ayağını yorganına göre uzatmaya devam edecektir,” diyen Gündüz, gelir seviyelerinde nominal artışlar yaşansa dahi reel anlamda satın alma gücünde düşüş görülebileceğini ifade etti.
Faiz Ortamı Yatırım Kararlarını Etkiledi
2025 yılında faiz oranlarında düşüş beklentisi oluştuğunu ancak bu beklentinin karşılanmadığını hatırlatan Gündüz, faiz oranlarının zaman zaman yüzde 40–45 seviyelerine kadar yükseldiğini vurguladı.
Bu yüksek faiz ortamında sermayesi güçlü şirketlerin yatırımlarını erteleyerek finansal varlıklarını faiz gelirinde değerlendirmeyi tercih ettiğini belirten Gündüz, sermaye yapısı zayıf firmaların ise yatırım yapamaz hâle geldiğini kaydetti.
Enflasyonist Dönemde Kritik Stratejiler
Enflasyonist dönemlerde şirketlerin finansal risk yönetimini merkeze alması gerektiğini vurgulayan Gündüz, şu stratejilerin kritik olduğuna dikkat çekti:
Nakit akış yönetiminin güçlendirilmesi
Borç-vade yapısının yeniden yapılandırılması
Faiz ve kur riskine karşı koruyucu enstrümanların kullanılması
Stok ve maliyet kontrolünün sıkılaştırılması
Gereksiz yatırım harcamalarından kaçınılması
Önümüzdeki dönemde finansal disiplinin şirketler için bir tercih değil zorunluluk olacağını ifade eden Gündüz, “Likiditeyi koruyan, risklerini dağıtan ve temkinli büyüyen şirketler ayakta kalacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
2026’nın, ekonomik anlamda temkinli adımların ve güçlü finansal yönetimin ön plana çıkacağı bir yıl olacağı öngörülüyor.

