Ekren’e göre, siyasetin dili ve pratiği hiç olmadığı kadar sertleşmiş, kutuplaşmış ve toplumun gerçek gündeminden kopmuş durumda.
Siyaset Toplumdan Uzaklaşıyor
Abidin Ekren, gelinen noktada hem iktidarın hem de muhalefetin halkın temel sorunlarından uzaklaştığını belirterek, bu durumun seçmen nezdinde ciddi bir güvensizlik yarattığını ifade etti. Ekren, siyasetin mevcut haliyle toplumla bağ kurmakta zorlandığını vurguladı.
Kararsız Seçmen Güvensizliğin Göstergesi
Kamuoyu araştırmalarına dikkat çeken Ekren, kararsız seçmen oranının birçok siyasi partinin oy oranını aşmasının, siyaset kurumuna duyulan güvensizliğin en somut göstergesi olduğunu söyledi. Bu tablonun bir yandan yön arayışını, diğer yandan ise derin bir siyasal tıkanmışlığı işaret ettiğini dile getirdi.
“İktidar da muhalefet de halkın gündeminden uzaklaşırken, kararsız seçmen artıyor; siyaset yön arayışı ile tıkanmışlık arasında sıkışıyor.”
Ekonomik Sorunlar İktidarın Desteğini Aşındırıyor
İktidar cephesinde uzun süredir devam eden ekonomik sorunların toplumsal desteği zayıflattığını belirten Ekren, hayat pahalılığı ve gelir kaybının vatandaş üzerindeki etkisinin her geçen gün daha fazla hissedildiğini söyledi. Bu koşullar altında iktidarın seçime güçlü bir avantajla girmesinin zor olduğunu ifade etti.
Muhalefetin Erken Seçim Israrı Gerçekçi Değil
Muhalefetin erken seçim beklentisi üzerinden siyaset üretme eğilimini de eleştiren Ekren, mevcut anayasal ve siyasi şartlar dikkate alındığında 2027 yılının ikinci yarısından önce bir seçimin neredeyse imkânsız olduğunu vurguladı. Bu gerçeğin göz ardı edilmesinin muhalefeti toplumdan kopuk bir görüntüye sürükleyebileceğini söyledi.
Seçim Matematiği Net: %50+1
Seçim sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Abidin Ekren, seçim matematiğinin son derece açık olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Sonuç %50+1’dir. %49,9 bile kaybetmek anlamına gelir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde hamasetten uzak, gerçekçi ve uygulanabilir politikalar belirleyici olacaktır.”
Ekren, siyasetin yeniden toplumun gerçek gündemine dönmesi ve güven tesis edecek somut çözümler üretmesi gerektiğini vurgulayarak, aksi halde mevcut tıkanmışlığın daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.

