Pendik’in Manevi Koruyucusu: Velibaba Hazretleri (Veliyüddin)

  • 13 / 1 Pendik’in Manevi Koruyucusu: Velibaba Hazretleri (Veliyüddin) 0

    Celveti Tarikatına mensup  bir şeyh olan Velibaba Hazretleri, birçok yerde dine hizmet etmiş büyük bir alim. Şeyhlik mertebesine yükselen Velibaba Hazretlerinin türbesi, adını verdiği Velibaba Mahallesi’ndeki, Velibaba Merkez Cami yanında bulunuyor.

    Celveti Tarikatı Şeyhi Tophaneli Veliyüddin Hazretlerinin (ks) talebesi Bandırmalı Şeyh Hamid Efendinin oğlu Şeyh Yusuf Nizamettin’in damadı ve öğrencisi Dolayobalı Veliyüddin Hazretlerinin (ks) naaşının yer aldığı Velibaba Türbesi, Velibaba Merkez Cami bitişiğinde yer alıyor.

    1651’te vefat ettiği bilinen Tophaneli Veliyüddin Hazretleriyle karıştırılan Dolayobalı Veliyüddin Hazretlerinin doğum ve vefat tarihi net değildir. Ancak oğlu Şeyh Abdulfettah Efendinin vefat tarih 1773 olduğuna göre kendisinin bu tarihe yakın tarihlerde yaşadığı ve vefat ettiği söylenebilir.

    Kayın Babası Bandırmalızade Şeyh Nizameddin Efendiden bu tekkede dersler aldığı, tekkede yetiştiği kayıtlardan anlaşılmaktadır.

     

  • 13 / 2 Pendik’in Manevi Koruyucusu: Velibaba Hazretleri (Veliyüddin) 1



    Tekke, Üsküdar’ın İnadiye semtinde, eski adı Menzilhane Yokuşu olan Gündoğumu Caddesi’nin Karacaahmet Mezarlığı’na ulaştığı yerdedir.

    Üsküdar’dan Pendik Dolayoba’ya gelen ve burada tekkesini kuran Şeyh Veliyüddin’in kabrindeki 2 mezar taşındaki bilgiler dikkate alındığında yanındaki sandukaların onun neslinden gelenlere ait olduğu ve bu aile fertlerinin 19. yy sonuna kadar Dolayoba’da şeyhlik müessesini devam ettirdikleri anlaşılmaktadır.

    Şimdi kendi adını almış olan Velibaba Mahallesi’nde (eski Dolayoba Köyü) cami bitişiğinde mevcut türbede medfun zatın asıl adı Tophaneli Veliyüddin olup, Celveti Tarikatı’na mensup bir şeyhtir.

    Babası aynı tarikata mensup Filibeli Şeyh Mehmet Efendi’dir. Doğum tarihi hakkında kesin bilgi yoktur. Ancak, Mahmut Hüdai Efendi tarafından Tekirdağ’dan Üsküdar’a getirildiğinde, değişik yerlerde hizmetler yapılması göz önünde bulundurulursa, o sıralarda yetişkin çağlarında olduğu sonucuna varılabilir. Bu sebeple onun 1600’lü yılların başlarında doğduğu kabul edilebilir.





    Bazı çalışma ve hazırlıklardan sonra tarikata girdi. Şeyh Hamit Efendi’den velilik aldı. Kemale ermeden önce şeyhleri Hac maksadıyla Hicaz’a giderken vefat ettiğinden, Veliyüddin Efendi Gelibolu’ya hicret etti. Gelibolu’da Gafuri şeyhi halifesi olan Mahmut Efendi’den yetişti. Sonra İpsala kasabına halife tayin edildi. Buradan Edirne’ye geçerek aynı tarikat şeyhlerinden Saçlı İbrahim Efendi’nin hizmetine girerek onun tarafından Tekirdağ kasabına halife olarak gönderildi.




    Aziz Mahmut Hüdai Hazretleri Tekirdağ’a uğradığı zaman onu alıp İstanbul’a getirdi. O zaman Üsküdar’da tarikatta irşat sahibi olan ehl-i Cennet Muhammed Efendi’nin hizmetine girdi.

    Cennet Muhammed Efendi’nin vefatı üzerine Tophane’de İlyas Çelebi Mescidi’nde ve daha sonra Orta Cami’de şeyh oldu.

    1108 Hicri yılı Zilkade’sinde, Miladi 1696 yılında vefat etti. Keşif ve keramet sahibi bir pir olduğu kabul edilir.

    1960’lı yıllarda bu köyde yaşayan Erzurumlu Osman Fevzi oğlu Selahaddin isimli bir zat, Cetveli tarikatından Üsküdarlı Mustafa Haşim Efendi’nin divanındaki bilgilere istinaden, Velibaba’nın sandukası başına koyduğu bir yazı ile, o güne kadar hakkındaki bilgiler rivayetten ileri gitmeyen Velibaba’nın kimliğiyle ilgili ipuçları vermiştir.

    Kaynaklardaki ifadeler, onun Orta Cami’de iken vefat ettiği intibaını vermektedir. Büyük bir ihtimalle onun soyundan gelen ve Dolayoba’da faaliyetlerine devam eden tarikat mensupları, Şeyh Veliyüddin’in vefatı üzerine onun naşını buraya getirip defnettiler.





    Duruma açıklık getirebilecek olan türbe yanındaki yeşil sarılıklı mezar taşları çoktan yok olmuş, türbenin doğu tarafında, sınırlanmış küçük bahçe içinde mevcut 7 ve ya 8 adet mezar taşından günümüze ancak 2 tanesi kalmıştır.

    Türbede, Velibaba dışında yakınlarına ait olduğu kabul edilen sandukaların mevcudiyeti ve mevcut 2 adet mezar taşındaki bilgilerden onun neslinden gelenlerin Dolayoba Köyü’nde 19. Asrın sonuna kadar şeyhlik müessesini devam ettirdikleri anlaşılmaktadır.





    1960 yılında, henüz pazarı oluşmadığı için eski mezar taşlarına dokunulmazken, Erzurumlu Selahattin Efendi’nin o zaman mevcut mezar taşlarından daha açık bilgiler elde etmiş olması ve bu bililere dayanarak türbede medfun Velibaba’nın Şeyh Veliyüddin olduğuna kanaat getirmiş olması mümkündür.

    Aşağıdaki dizeler Şeyh Veliyüddin’e aittir:

  • 13 / 3 Pendik’in Manevi Koruyucusu: Velibaba Hazretleri (Veliyüddin) 2

    “Olduk yine bir secde bir nar-ı muhabbet

  • 13 / 4 Pendik’in Manevi Koruyucusu: Velibaba Hazretleri (Veliyüddin) 3

    Olmaz dilimiz başka efkarı muhabbet

  • 13 / 5 Pendik’in Manevi Koruyucusu: Velibaba Hazretleri (Veliyüddin) 4

    Bin türlü nemayan olur ay cemalin

  • 13 / 6 Pendik’in Manevi Koruyucusu: Velibaba Hazretleri (Veliyüddin) 5

    Mestur olamı nükte-i esrar-ı muhabbet

  • 13 / 7 Pendik’in Manevi Koruyucusu: Velibaba Hazretleri (Veliyüddin) 6

    Can ve dilim eyler idim gamzene ki teslim

  • 13 / 8 Pendik’in Manevi Koruyucusu: Velibaba Hazretleri (Veliyüddin) 7

    Mahrumun gam olsa dil zar-ı muhabbet

  • 13 / 9 Pendik’in Manevi Koruyucusu: Velibaba Hazretleri (Veliyüddin) 8

    Bir hal bir halete erdim ki hicran sanmaktan

  • 13 / 10 Pendik’in Manevi Koruyucusu: Velibaba Hazretleri (Veliyüddin) 9

    Arzda dil etti beni efkar-ı muhabbet.”

    Çakmakkır dergisinin 2018 yılının Ocak sayısında yayımlanan Cemalettin Olgun’un  ‘Bir Huzur Beldesi – Velibaba Türbesi’ başlıklı yazısını sizlere aktarıyoruz.

    Bu yazıda Olgun, Velibaba Türbesi’nden yola çıkarak, Dolayobalı Veliyüddin Hazretleri hakkında detaylı bilgilere yer vermiştir.  Bu yazı için Cemallettin Olgun’a teşekkür ederiz.

    “Hangi inanca ait olursa olsun manevi mekânlara girdiğinizde daha ilk nefeste yaratan Allah’a teslimiyet hissi oluşur. Bu yapıların harçlarına, tuğlalarına, kısaca her zerresine sanki manevi duygular eklenmiş gibidir.

    Pendik ilçesinin eski adıyla Dolayoba Köyü yeni adıyla Velibaba Mahallesi’nde medfûn olan Şeyh Veliyüddin (Velibaba) türbesi de bu mekânlardan birisidir.

    Velibaba Cami’sinin önünden geçip türbenin bulunduğu kısma gelince tepeden tırnağa huzurla kaplanırsınız. Sabahın seherinde gittiğinizde sizleri fıstık çamlarının kokusu, daldan dala koşuşturan kuş cıvıltıları karşılar.

    Türbe merdivenlerini çıkıp Velibaba Hazretleri oğlu Şeyh Abdulfettâh Efendi torunu (Abdulfettâh oğlu) Şeyh Selim Efendi’nin derûnunda yattığı sandukaları görürsünüz. Yan yana dizilen, kime ait olduğu bilinmeyen 5 sandukanın daha bulunduğu türbe evine girip muhterem zatlara, tüm geçmişlerinize birer Fatiha okuyup Mevlâ’dan onlar için mağfiret istediğinizde huzur bulursunuz.

    Mekânın türbedârlığını gönüllü olarak yapmaya çalışan Hanefi Çınar, Şeyh hazretlerinin türbesi ile ilgili fazla tanıtım olmamasına rağmen sabahın erken saatlerinde ve gün içerisinde uzak diyarlardan çokça ziyaretçilerin geldiğini, dua edip huzur içerisinde gittiklerini anlatmaktadır.

    Türbe duvarında kim tarafından yazıldığı bilinmeyen  Velibaba (Veliyüddin) başlıklı levhada genel bilgiler verilmektedir. Bu levhaya göre Velibaba hakkındaki bilgiler şöyledir; “Asıl adı Tophaneli Veliyüddin olup, Celvetiyye tarikatına mensup bir şeyhtir. Babası aynı tarikata mensup Filibeli şeyh Mehmet Efendi’dir. Tekirdağ’dan Üsküdar’a Azîz Mahmûd Hüdâî Hazretlerinin getirdiği, bu sebeple 1600’lü yılların başlarında doğduğu kabul edilmektedir. Azîz Mahmûd Hüdâî’nin vefatından sonra Tophane’de İlyas Çelebi Mescidinde, Orta Camide şeyh olduğu, 1108 Hicri Zilkadesinde, Miladi 1696 yılında vefat ettiği, keşif ve keramet sahibi bir pir olduğu kabul edilir” denilmektedir.

    Aynı levhaya göre Velibaba hazretlerinin Dolayoba Köyü’ne nasıl geldiği hakkında bir bilgi olmadığı bildirilmektedir. Levhadaki bilgileri özetleyerek yazdım. Levhanın tamamını muhterem zâtı ziyarete gittiğinizde okuyabilirsiniz.


    VERİLENLER BİLGİLER TEYİDE MUHTAÇ DURUMDADIR     

    Merkezi Velibaba olan Çakmakkır Dergisi için türbede ve kayıtlarda elde ettiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

    Hep söylerim “Zaman en büyük heykeltıraştır.” Maalesef bu durum türbede de karşımıza çıkmaktadır. Zamanla tamiratlar, düzenlemeler ve yenilemeler derken her müdahalede bir şeyler eksilmiş. Elde fazla bir delil, ipucu, el yazması kitap, eşya vs. maalesef kalmamış. Velibaba hazretlerinin mezar taşı yerinde yok. Birlikte yattığı 5 sandukaya ait mezar taşları mevcut değil. Ayakta duran 2 mezar taşından birinin ise baş kısmı kırılmış olduğundan yerine yeşil sarık bırakılmış.

    Hep derler ” Söz uçar, yazı kalır.” öyle olmuş. Ayakta kalan türbe evindeki yazılı 2 mezar taşı kalmış. Yanına gidip el sürdüğümde, yazıları bilgisayar çıktısı gibi kusursuz işleyen mermer ustasının sanatına hayran kaldım. Okuduğumda mütehassıs oldum. Zira taşa kazınan isimler ve tarihler çok önemliydi.

    Velibaba, “Kutbü’l-ârifîn sultânu’l-kâmilîn Şeyh Veliyyüddîn” olarak zikredilmiş. Yine Veli Baba’nın oğlu Abdulfettâh Efendi ” Ârif-i Billah hem sened’ül-kâmilîn El Şeyh” şeklinde takdim edilmiş.

    Torunu ise “Şeyh Selim Efendi” olarak geçmektedir.

    Daha önce yayınlandı mı hiç görmedim, yayınlanmadı ise ilk defa derginiz Çakmakkır’da görüyorsunuz. Yeşil sarıklı mezar taşının bulunduğu sanduka altında Veli Baba hazretlerinin oğlu Şeyh Abdulfettâh Efendi yatmaktadır. Mezar taşı şu şekildedir.

    YÂ HÛ

  • 13 / 11 Pendik’in Manevi Koruyucusu: Velibaba Hazretleri (Veliyüddin) 10

    KUTBÜ’L-ÂRİFÎN SULTÂNU’L-KÂMİLÎN

  • 13 / 12 Pendik’in Manevi Koruyucusu: Velibaba Hazretleri (Veliyüddin) 11

    ŞEYH VELİYYÜDDÎN

  • 13 / 13 Pendik’in Manevi Koruyucusu: Velibaba Hazretleri (Veliyüddin) 12

    EFENDİ KUDDİSE SİRRUHÜ’L-ÂLÎ

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Cemal Yağız19 Ocak 2025 22:29

    Şeyh Veliyüddin hazretleri hakkında verdiğiniz bilgiler için Allah razı olsun. Vesileniz ile Türbe ziyaretinde rahatsız olduğumuz bir konuyu bildirmek istedim. Türbenin hemen önündeki camda bir açıklık olduğundan yıllardır içeriye batıl bir inanç ile paralar atılıyor. Cami derneği, veyahut Pendik belediye yetkililerinden ricamız bu camın tamir edilerek, mezar tarafına, mübareği rahatsız edecek bu para gibi şeylerin atılmasını engellemeleridir. Bunu konuyu lütfen iletiniz.

Popüler