… AK PARTİ NEDEN KAYBETTİ?
MANŞETLER
· Süleyman Demirel’in tarihi sözü:
“BOŞ TENCERENİN YIKAMAYACAĞI İKTİDAR YOKTUR”
· DERİN- DİP DALGA GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ
· Ak parti halka dokunmayınca, halk ak partiye dokundu
· Halktan inanılmaz ince ayar
· Halk ders verdi
· Siyasetin diyaznı halktan
· CHP başarılı olduğu için seçimi kazanmadı, AKP halka dokunamadığı için seçimi kaybetti.
· Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner
Yani; Zaman ve şartlar değişince hiçbir şey eskisi gibi kalmaz.
· Ayarını bozduğun kantar gün gelir seni tartar
· HER ZAMAN SON SÖZÜ HALK SÖYLER.
· İNSANI YAŞAT Ki DEVLET YAŞASIN...
· Önce can, sonra canan.
KAYBETME SEBEPLERİNDEN
ÖNE ÇIKANLAR
Kesinlikle bilinmelidir ki AKP’nin bu duruma düşmesinin
En temel sebebi
– HALKA DOKUNAMAMAK VE EKONOMİ-
Oldu.
Kaybedişin ilk sebebi ekonomi gibi görünse de arka planda herkesçe bilinen gerçek kaybediş sebepleri önem sırasına göre şöyle sıralanabilir.
Halka dokunamamak
Halktan kopmak
Halktan uzaklaşmak
Halkın sesine, kulak tıkamak
Halkın dertleriyle, dertlenememek
Halkın, günlük ihtiyaçlarını görememek
Bir türlü vazgeçilemeyen şahsi ve siyasi kibir. Ve Kibir metastaz yaptı. Cumhur ittifakı Partilerinin birbirleri ile tam anlamda anlaşamamaları bile siyasi metastaz
Cumhur ittifakının, kendi içinde bile tam bir ittifak uyumu sergilememesi. Aynı yerlerde farklı adaylarla seçime girerek, birliktelikleri halinde alacakları oyun, çok altında oy alan CHP’nin aradan sıyrılarak, şehirleri, ilçeleri alması, tirajı komik bir durum
YRP’nin kazanılmaması sonucu, acı oluşan kayıplar.
Buna ilaveten CHP, DEM gibi bölücü bir örgütün siyasi kanadı ile dürüstçe ve açıkça anlaşarak tüm seçimi, büyük ölçüde, hiçbir elle tutulur gözle görülür hizmet üretmeyen belediyelerle kazanırken,
AKP’nin cumhur ittifakının, yeniden refahın kazanılması sağlanamayarak kaybettikleri yerler tam bir siyasi strateji hatası
Güç sarhoşluğu
Bazı bölgelerde, eskiden kalma bir kibir olan, ceketimi koysam kazanırım zannı
SONUÇ NE OLDU?
15 büyükşehir, 21 il, 332 ilçe, 38 belde olmak üzere toplamda 406 belediye CHP’de
5 yılda 600 bin konut dönüştürme vaadinde bulunan adayı bırakıp, verdiği sözü unutan ve kendine 9 şiddetinde depreme dayanıklı 50 milyon dolarlık malikaneler inşa eden belediye başkanına kentin anahtarını yeniden teslim etmekte sakınca görülmedi.
14-28 Mayıs seçimlerinde her türlü kumpası boşa çıkararak Başkan Erdoğan’ı rekor oyla zafere taşıyan Türk halkı…
11 ay sonra sandığa gitmeyerek, hükümete derin mesaj verdi.
Oysa
Asıl milli slogan şu olmalıydı:
GÜÇLÜ DEVLET, MUTLU MİLLET
Devlet güçlendirildi ve sürekli güçlendiriliyor.
Bu muhteşem ve taraflı-tarafsız herkes bunu içtenlikle takdir ediyor.
Temel prensip – yaklaşım şu olmalı:
DEVLET/MİLLET EŞ ZAMANLI BÜYÜMELİ- GÜÇLENMELİ.
Evet, yollar yaptı, köprüler – havaalanları – üniversiteler- barajlar, parklar – bahçeler ve daha birçok takdir-e şayan başarılı çalışmalar yaptı – özgürleşme adına güzel işler – medeni, ileri adımlar attı.
Bunlar devletin güçlenmesi ve devlete olan güvenin artması adına gerçekten devrim niteliğinde büyük işlerdi. Halkta zaten bütün bunları, her seferinde – her seçimde oylarıyla, fazlasıyla takdir etti.
Yıllarca ülkeye gerçekten büyük hizmetler veren, ülkenin büyümesine, güçlenmesine inkâr edilemeyecek katkıda bulunan, çağ atlatan AKP aynı başarısının 1000’de 1’ini halka dokunma konusunda başaramadı.
Ancak halk güçlü bir devletin, yoksul vatandaşı olmaya ancak bu kadar – hizmetlerin ve iyi işlerin hatırına – dayanabildi.
Ve istedi ki, artık devletim benim halimi görsün ve çözüm üretsin. Nereye kadar- ne zamana kadar bu zillet dedi.
Ve baktı ki bu yönde pek bir ciddi gelişme- emare yok.
Dur şunları bir uyarayım – uyandırayım dedi.
Ve iktidara oyuyla- beni görürsen – görürüm seni dedi.
BUNLARI BİLE YAPMADILAR, YAPAMADILAR
İktidar ve belediyeler kendi tasarruflarındaki yerlerde bile halkı rahatlatacak – ucuz fiyat, bol çeşit, kolay ulaşılabilirlik vs.- uygulamaları devreye sokmayınca halk ne yapacağını bilemedi.
Sahipsiz kaldı.
Çaresiz hissetti kendisini.
Mesela tarım kredi kooperatiflerinde nitelikli, işe yarar milleti rahatlatacak makul fiyata politikası uygulanmadı.
Halkın
‘OH BE İYİ Kİ BU UYGULAMA BAŞLATILDI DA BİR RAHAT NEFES ALABİLDİK’
Demesi sağlanmadı.
Aksine diğer marketlerle aynı fiyat çizgisinde olunca, halk şakına döndü.
Oysa fiyatlar yarı yarıya indirilebilirdi.
Dolayısıyla iktidarı bu uygulamasında samimiyetsiz buldu.
İl ve ilçe Belediyeleri de kendine ait tesislerde bile bunu beceremedi, göremedi.
E tabi bunun çok ağır sonuçları oldu.
Dip dalganın en önemli etkenlerinde biride, bu mutfak alışverişinin önünün, adeta tıkanmasıydı.
Oysa son dönemlerde belki de seçimin kazanılmasında en önemli faktörlerden biride, Ekrem İmamoğlu’nun konuşmalarında, mitinglerinde, reklamlarında sürekli terennüm ettiği, öne çıkardığı ve 40 TL’ye 4 çeşit yemeğin verildiği kent lokantaları oldu.
‘Helal olsun. Halk bu tip hizmetleri bekliyor, destekliyor... Pencerelerde de bu tip halkın bütçesine uygun mesela 3 liraya çay, 5 liraya kahve çorba vs bekliyoruz. Hayırda yarısın. Millete dokunun. Milletin kalbini kazanın. Teşekkürler, başarılar.’ Dedirtti, düşündürdü, hatırlattı.
Halk arasında dalga dalga konuşuldu, büyük ilgi gördü, teşekkür edildi ve muhteşem geri dönüşüm sağladı.
ÇOCUKLU ANNELERE YÖNELİK ÜCRETSİZ İSTANBULKART UYGULAMASI – İBB’nin 4 yaşa kadar çocuğu olan çocukların annelerine ücretsiz ulaşım kartı verilmesi ve ücretsiz taşıma bedelinin Belediye bütçesinden karşılanması uygulaması – HALKA DOKUNMAK – adına muhteşem bir uygulama oldu ve olağanüstü bir ilgi gördü ve seçimde teşekkürlerle geri döndü.
Oysa bu ve benzeri çalışmalar – halka dokunmak – adına, halk tarafından istenen, beklenen hayati bir hizmetlerdi.
Ak parti bunu görüp beceremedi ve Ekrem İmamoğlu ise ekonomik sıkıntının oluşturduğu bu durumu, çok akıllıca iyi gördü ve gereğini güzel bir atakla yaparak meyvelerini topladı. Küçük bir yatırımla, hamleyle, çok büyük etki, kazanımlar yakaladı.
Kötünün iyisi olarak görülen ve desteklenen AKP, bu defa canı gerçekten acıtılan, çaresiz ve yalnız bırakılan halk tarafından – ya artık ne olursa olsun, yetti artık, canımız tak etti’ diyerek cezalandırıldı.
ADAYLAR ZAYIFTI
Nitelikli adaylar, işin ehli insanlar aday gösterilmedi.
Aday noktasında da halkın kafasında şu düşünce hâkim olunca tercihler, tepkilerle beslendi.
- Murat Kurum eleman, Ekrem İmamoğlu özgün aday –
Ve eleman adaylar kaybettirdi.
İŞSİZLİK
Bir acı gerçekte şu ki insanların işsizliği, işe alınmada ki kayırmalar, işe alırken ehliyetin değil ahbap ilişkisinin öne çıkarılması geniş toplum kitlelerinde sürekli bir şikâyet konusuydu ve hala devam ediyor.
NE OLDU?
YAPILAN HATALAR
Yöneticiler, halktan kopmuştur.
Halk ile hükümetin arasını yalakalar ve konusunda uzman dalkavuklar kapamıştır.
Ekonomik rahatlık halka, küçük esnafa indirilememiştir.
Şahsiyetli söylemler, dengeli, istikrarlı çözümler üretilememiştir.
Hatalı söylemler, anlamsız konuşmalar halkta kırgınlık peydahladı.
Özellikle son 10 yıldır, Halk dinlenilmedi, sessiz çoğunluğun sesi duyulmadı, halka inilmedi, halkın talepleri göz ardı edildi
Halkın gönlüne, evine, barkına, yaşamına sevinç taşınamadı.
Yönetenler, yönettiklerine, vatandaşına, başarılı, işinin ehli olan insanlarımıza adil davranmadı, davranmalı.
İşin ehli insanlar, kendileri gibi düşünmüyorlar ya da partili değiller diye haksız, acımasız, adaletsiz bir tecrit politikasıyla karşı karşıya bırakmamalı.
Yönettikleri şehrin tüm imkanlarını, partiyi de kullanarak, partizanlığın da ötesinde, sadece, birinci derece yakınlarına, tetikçilerine ve yalakalarına peşkeş çekerek istismar etmesi olur şey değildir.
Ve sonrada belli bir kisve ile ortada, kibirle yürümek. Ne kadar süreklidir. Sonu nereye varır. İyi düşünmek lazım.
BÜYÜK TESPİTLER
Çağlar ötesinden gelen şu mucizevî peygamber öğüdüne bakalım. Allah Rasulü buyuruyor:
"Allah bir lidere hayır murad ettiği zaman, onun etrafını dürüst yardımcıların almasını temin eder. O lider unuttuğu zaman, onlar hatırlatır. Hatırladığı zaman, yardımcı olur. Allah bir liderden de hayrı çekip aldığı zaman, onun etrafını kötü yardımcılarla kuşatır. Unuttuğu zaman hatırlatmaz, hatırladığı zaman yardım etmez, kötü işlerinde onu uyarmaz." (Ebu Davud ve Neseî'den)
Bir yöneticinin Allah'ın desteğine mahzar olup olmadığı, onun etrafını saran insanlara bakarak anlaşılabilir.
Eğer etrafını yağcı tipler sarmış, onun yaptığı kötü işlere engel olmuyorlar, onu yanlış yaptığında uyarmıyorlar, hatta bizzat etrafı ona yanlış yaptırıyorsa, bu çevreden bir an önce kurtulunmalıdır.
Yok, çevre yöneticiyi kötü yaptığında uyarıyor, iyi yaptığında takdir edip yardımcı oluyor, onu hakka ve hayra yöneltiyor, adaleti ve takvayı tavsiye ediyorsa, işte o zaman liderin Allah tarafından desteklendiği sonucuna varabiliriz.
BİLGE KİŞİLER DİNLENMEDİ
Hem istişare edene, söz söylenir.
Sormayana söylemek, söz israfıdır.
Sözüne değer atfedenler, onları darı gibi her yer saçıp savuramazlar. Onlara inci muamelesi yapar, sarrafını bulduklarında önlerine koyar, değer bileni bulduklarında gerdanlarına dizerler.
BELKİDE İLK KEZ, GARİP BİR ŞEY OLDU
Bu seçimde partilere, adaylara oy verilmedi. Halk sıkıntısını anlamayan iktidara bedel ödetti.
BU SEÇİMDE, BELKİ BİLDİĞİMİZ AMA DAHA DA NETLEŞEN BİR DURUMDA:
1.Partinin güçlü olması halinde, aday zayıfta olsa, kazanabiliyor.
2.Ama parti ivme kaybettiğinde, adayın önemi daha fazla öne çıkıyor. Parti zayıflasa bile güçlü bir aday – yani bölgenin sevilen, güvenilen, vizyoner insanı – seçimi sırtlayabiliyor, kazanabiliyor.
Yani mahalli seçimlerde aday çok önemli
BEKLENMEYEN – ŞOK DURUMLARI YAŞADIK
CHP bu kadar büyük bir başarıyı kendi bile beklemiyordu ama oldu
AKP bu kadar büyük bir başarısızlığı asla beklemiyordu ama oldu
YRP’nin sevinçten ayakları yeren kesildi
İYİ parti öyle bir kaybetti ki, hala şoku üzerinden atamıyor
Diğerleri hakkında durum herkesçe malum, yoklar
Yani
CHP başarılı olduğu için seçimi kazanmadı, AKP halka dokunamadığı için seçimi kaybetti.
CHP kazanmadı, AKP kaybetti
Dolayısıyla CHP seçim başarısını kucağında buldu.
İşin özü, Ak parti, CHP ye belediyeleri hediye etti
İKİ BÜYÜK MESAJ
Bu seçim bir önceki seçimle birlikte düşünüldüğünde
Halk, taraflara şu genel mesajları vermiştir.
1.Ey Recep Tayyip Erdoğansana çok güveniyoruz. Yaşanan gerçekleri reel olarak kabullenir, doğrusunu yapar ve hatalar serisini düzeltirsen mazlumun umudu olmaya devam edebilirsin.
Ancak ekibini iyi seçemedin. Ekonomiyi düzeltmelisin. Halkına dokunmalısın. Yoksa geleceğin yok. Siyasi hayatın, partinle birlikte biter.
Ve muhalefete de
2.Ey muhalefet alın size altın bir fırsat. Bunu da değerlendiremezseniz, önümüzdeki seçim tabela partisi olursunuz. Ama millete hizmet eder, çalıp, çırpmaz ve vatandaşın hayatını kolaylaştırır, nitelik kazandırır ve memnun ederseniz, iktidarınızın önünü açarız.
ZOR SORU
ACABA HANGİSİ ZOR
İktidar olup, muhalefeti kucaklayabilmek mi?
Muhalefetin millet menfaatine olan tüm önerilerine olumlu yaklaşıp, takdir etmek ve teşekkür ederek gelin birlikte yapalım diyebilmek mi,
Yoksa
Muhalefette olup, başarılı bir iktidarı destekleyebilmek mi?
Takdir edebilmek mi?
SÖZÜN ÖZÜ
SAMİMİ OLUNMALI
Adaleti, iyiliği, yardımlaşmayı, nezaketi yaşamın her anına, alanına, toplumun tüm kesimlerine hâkim kılmak için ne yapmak gerekiyorsa bir an önce – hemen yapılmalı.
Başka çıkar yol yok
Ya hep beraber çok olacağız
Ya da birlikte yok olacağız
…Önyargısız ve samimiyetle sorgularsanız, gerçeğin bilgisi (hikmet) size sunulur…
SEÇİM SONUÇLARI İLE İLGİLİ MAKALELER VE LİNKLERİ
1.
… AK PARTİ NEDEN KAYBETTİ?
https://www.pendikgazetesi.com.tr/ak-parti-neden-kaybetti_25132m.html
2.
… AKP KAYBETTİ
BU NEYİN TEPKİSİYDİ
https://www.pendikgazetesi.com.tr/akp-kaybetti_25209m.html
3.
… NELER YAPILMALI?
MUTLU ÜLKE – MUTLU İNSANLAR İÇİN
https://www.pendikgazetesi.com.tr/neler-yapilmali_25210m.html
4.
… MUTLU MİLLET- GÜÇLÜ DEVLET
https://www.pendikgazetesi.com.tr/mutlu-millet-guclu-devlet_25211m.html
5.
… Eğer
Eğer, yerel ya da ulusal, iktidarı elinde tutanlar
https://www.pendikgazetesi.com.tr/eger_25227m.html
Sıraya göre okunması önerilir. Sevgiler
... Bu makale hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Rica
Yorumlarınız rica ediyor, bekliyoruz.
Sizin fikirlerinizi önemsiyoruz.
Güzel yorumlarınızı, makalemizin altında ki yorum bölümüne girmenizi rica ediyoruz. Hem yorumlarınız kalıcı olur hem de katkılarınız insanımıza yeni ufuklar açar.
Çok memnun oluruz.
Sevgiler.
Teşekkürler.

