Pendik Gazetesi

VATANDAŞ KRİZDE HESAPLI HARCIYOR

 

Vatandaşlar ekonomik krizin kendisini iyiden iyiye hissettirdiği şu dönemde, çareyi daha az tüketmekte, iki alacakken bir, bir alacakken yarım almakta buluyorlar. ‘Devir hesap devri’ olarak nitelendiriliyor.

Siyasilerin gündeminde yerel seçimler, vatandaşın gündeminde ise ekonomik kriz var. Kiminle konuşsanız konu dönüp dolaşıp, fiyatların pahalılığına, elde edilen kazançların yetersizliğine geliyor.

Herkesin krizden şu ya da bu şekilde etkilendiği bir gerçek. Fakat ortaya çıkan tablodan olumsuz yönde en fazla etkilenenler; gelir düzeyi sınırlı olan işçi, memur, emekli, küçük esnaf gibi kesimler.

Onlar da çareyi daha az tüketmekte, iki alacakken bir, bir alacakken yarım almakta buluyorlar. Yaşanmakta olan bu dönemi ‘Devir hesap devri’ sözü özetliyor.

Ekonomik panorama ile ilgili kamuoyu araştırması için sahaya çıkan Haber Müdürümüz Gizem Çelik ve Stajyer Muhabirimiz Mustafa Uygar Yabalıoğlu’nun gözlemlerine göre; hükümete verip veriştirenler de, her şeye rağmen destekleyenler de var. Farklılık göstermeyen ortak beklenti ise; bu krizin de bir an evvel atlatılması, fiyatların düşüp, ücretlerin yeter derece de yükseltilmesi.

Uğur Güven (49) Porselenci: Eskiden marketten alışveriş yapardım fakat ekonomi bu duruma gelince pazarı tercih etmeye başladım. Fiyatlara bakılırsa; bir ara tabiri caizse, ülkece kazıklandığımızı düşünüyorum. Dün domatesin kilosu 10 TL’ydi. Bugün 4 TL’ye kadar düşmüş. Bir anda nasıl fiyat artıyor, düşüyor anlamıyorum. Resmen kendi içimizde kazıklanıyoruz. Bu duruma başka bir açıklama bulamıyorum. Rahip Brunson tutukluyken dolar yükselmişti. Şimdi serbest bırakıldı. İnşallah durumumuz düzelir. Allaha şükür aç değiliz, açıkta değiliz. Artık harcarken daha hesaplı harcıyoruz.

Suzan Aydın (50) Özel Sektör: Kriz vurdu dediler. Kaç aydır çalışıyorum ama maaş alamıyorum. Doların artmasıyla fiyatlar yükseldi. Şimdi dolar düşüşte ama fiyatlar yine yüksek. 3 ay önce 6 liraya aldığımız salçayı dün 12 liraya aldım.750 lira kira verirken, 1000 lira kira veriyoruz. Elektrik, suya zam geldi. Esnafın ve emeklinin yüzü gülmüyor. Yurt dışında yaşayan insanlar istedikleri yeri gezebiliyorlar. Bizler sadece yazın gidebilirsek, memleketimize gidebiliyoruz. Hastaneler, yollar, köprüler, havalimanları yapılıyor. Bunlar güzel şeyler ama yüzümüz gülmüyor ki.

Ayşe Menteşe (48) Ev Hanımı: Ekonomi olarak kötü bir zamandan geçiyoruz. Sebze ve meyve fiyatları aldı başını gidiyor. Eskiden pazardan alışverişimizi keyifle yapar, yemeğimizi pişirirdik. Şimdi domatesin fiyatı 8, patates 5 lira. Nereye baksak, elimiz boş dönüyoruz. Dolabımızda ne varsa onları tüketiyoruz. Fiyatlar çok yüksek olduğu için 5 kilo alacağıma 1 – 2 kilo alıyorum. Buna da çok şükür. Allah hükümetimizi yönetenlere zeval vermesin.

Abdurrahman Gültekin (74) Emekli: Alışverişini dikkatli ve ekonomik yapanlar bu krizden pek etkilenmedi. Bence kriz en çok kirada oturanları etkiledi. Tabi biraz da emekliler etkilendi. Allah’tan kirada oturmuyorum. Emeklilere geçim çok zor. Sebze ve meyveyi pazardan, bakliyatı da marketten alıyorum.  Vatandaşlarımız hesaplı olurlarsa bu krizi atlatacağımızı düşünüyorum.

Gonca Kocakaplan (34) Satış Danışmanı: Kötü zamanlardan geçiyoruz. Daha da zamlar olacak gibi duruyor. Çalıştığım için pazara gidemiyorum. Marketten alışveriş yapıyorum. Her gittiğimde fiyatlar farklı oluyor. Bir çok şeyden kısmak zorunda kalıyorum. İndirimli yerleri tercih ediyorum. İnşallah fiyatlar düşer, asgari ücrete de zam gelir. Şu sıralar para harcarken iki defa düşünmek lazım.

Cem Kaya (45) Çalışmıyor: İnsanlarımız çalışıyor ama geçinemiyor. Çocuklu ailelerin nasıl yaşadıklarını çok merak ediyorum.  Gençlerimiz için de kaygılarım var. Okumuş insanın bir değeri kalmadı. Bence ülkemiz ekonomik olarak güçlü değil. Asgari ücret çok yetersiz. Marketten aldığım 1 liralık ürün, bugün 2 lira. Hem de yerli malı. Bu zamların dolarla alakalı olduğunu düşünmüyorum.

Behiye Özuysal (51) İşletmeci:  Çok durgun bir yaz geçirdik. Devletten yolların, köprülerin, havalimanlarının yapılmasını değil, üretime destek verilmesini istiyorum. İş alanlarının ve fabrikaların artırılması gerektiğini düşünüyorum. Giyim sektöründe çalışıyorum. İpliği, kumaşları bile dışarıdan alıyoruz. Vatandaş olarak da zor geçiniyoruz. Dikkatli alışveriş yapmaya çalışıyorum. 3 çocuğum var. Okul alışverişinde çok zorlandık. Yardımcı kitapların fiyatı bile iki katına çıkmış durumda.

Emre Vidinli (21) Kuyumcu: Fiyatlar çok yükseldi ama uygun ürünleri tercih ettiğim için kriz beni çok etkilemedi. Ülkemizin durumunu iyi görmüyorum. Ciddi anlamda kötüye gidiyoruz. Hiçbir şey üretemiyoruz. Dolar düştü fakat zamlar aynı şekilde devam ediyor. Dolar düşünce zamlar da durur diye düşünmüştüm. Öyle olmadı.

Nilgün Kara (40) Özel Sektör: Eskiden 100 liraya alışveriş yapar, eve dolu poşetlerle giderdim. Şimdi o parayla sınırlı şeyler alabiliyorum. 13 liraya aldığımız şampuanı 27 liraya aldık. Biz küçük bir aileyiz. O yüzden çok fazla masrafımız olmuyor. Ama geniş aileleri düşünüyorum, işleri çok zor. Dolar düştü, fiyatlar hala yüksek. Asgari ücrete en az 1000 lira zam yapılsa, fiyatlar da düşse çok rahat geçinebiliriz. Yöneticilerimiz sadece bir aylığına asgari ücretle geçinseler, bakalım nasıl oluyor?

Mutlu Tan (40) İşletmeci: Ülkemiz dış güçlerden çok etkileniyor. Doların yükselmesiyle una bile zam geldi.  İşletmemde tavuk kullanıyorum.  Tavuk fiyatları ikiye katlandı. Bence hızlı bir şekilde üreten bir ülke olmalıyız. Dışa bağımlılığımız azalmalı. Her şey de dışa bağımlıyız. Dışarıda daha ucuz üretilen ürünleri kullanmak yerine yerli üretime geçmeliyiz.

Beğen FAVORİ YORUM OKU
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları göster
0
Bu paylaşım hakkında düşüncelerinizi öğrenmek isteriz, lütfen bir yorum yapın.x
()
x