Talihsizlik ve Erdem

Eve dönüş sırasında podcast dinlerken duyduğum söz bana şu düşünceleri sarf ettirdi: “Evet! Bazen şanssız olmalıyım, kötü günler geçirmeliyim, hatta anlayışsız insanlarla bile karşılaşmam gerekiyor.”

Bana bunları düşündüren ifade Aurelius’a ait olan; “Başına hiç talihsizlik gelmemiş insana üzülürüm; nitekim erdemlerine ne denli bağlı olduğunu sınama fırsatına hiç sahip olmamıştır” sözüydü.  

İlk bakışta sert ve belki de duygusuzca görünebilir. Fakat bu sözün ardında yatan anlam, bizi insan olmanın en temel sorularından biriyle yüzleştirir: Erdem nedir ve nasıl kazanılır?

Erdem, ahlaki açıdan iyi ve doğru olanı seçme ve bu seçime göre davranma yetisidir. Bu yetide sabır, metanet, cesaret, adalet ve merhamet gibi birçok değer yer alır. Bu değerler, ancak zorluklar karşısında nasıl davrandığımızla test edilir.

Rahat ve konforlu bir yaşamda, erdemlerimizi sınama ihtiyacı pek hissedilmez. Her şey yolunda gittiğinde, iyi ve erdemli olmak kolaydır. Fakat işler ters gittiğinde, zorluklar ve kötü olaylarla karşılaştığımızda, gerçek karakterimiz ortaya çıkar.

Bu zor durumlarda sabırla mı yoksa öfkeyle mi, metanetle mi yoksa korkuyla mı, cesaretle mi yoksa umutsuzlukla mı tepki verdiğimiz, nasıl bir insan olup olmadığımızı gösterir.

Zorluklarla başa çıkarken, kendimizi ve sınırlarımızı daha iyi tanırız. Sabrımızı, metanetimizi ve cesaretimizi geliştirir, daha güçlü ve olgun bir insan haline geliriz.

Başına hiç felaket gelmemiş bir insan, bu önemli deneyimi yaşayamamış ve kendini geliştirme fırsatı bulamamış demektir.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • erol yazıcı 09 Mart 2024 11:19

    O KADAR ÇOK DOĞRU Kİ - AMA SANIRIM ALTYAPININDA BU TERCİHLERDE ÖNEMLİ BİR ROLÜ VAR GİBİ - TEŞEKKÜRLER