SEN KENDİNİ KİMİNLE DEĞİŞİRSİN!

Narkissos kendi güzelliğini görebilmek için her gün bir gölün kenarına gider, saatlerce göle bakarmış.
Bir gün göle düşerek boğulmuş. Onun göle düşüp boğulduğu yerde de bir çiçek açmış.
Bu çiçeğe Nergis adı verilmiş.
Orman tanrıçaları gölün ağladığını görüp sormuşlar. Neden ağlıyorsun? Narkissos için demiş göl.
Bizler onun güzelliğine imrenirdik. Ama onun güzelliğini en çok sen gördün yakından. Mutlu olmalısın… demişler.
Göl sormuş: Narkissos yakışıklı bir genç miydi? Orman tanrıçaları şaşırmışlar.
Bunu senden daha iyi kim bilebilir ki? Her gün senin kıyılarına gelip sularına bakıyordu…
Göl bir süre sessiz kalmış ve şöyle konuşmuş; Narkissos için ağlıyorum. Ama onun yakışıklı olduğunu hiç fark etmemiştim. Narkissos için ağlıyorum, çünkü sularıma eğildiği zaman gözlerinin derinliklerinde, kendi güzelliğimin yansımasını görüyordum…
Bu mini masalı daha önce duymuş muydunuz  bilmiyorum. Ama artık aklınızın bir köşesinde bulunduracağınızı umarım.
Etrafımızda; imrendiğimiz, hayranlık duyduğumuz bir çok kişi var elbet. Orman tanrıçalarının Narkissos’a duyduğu hayranlık gibi bir şeydir bu.
Bu hayranlığın altında yatan giz ise; kendi özlemlerimizden başka bir şey değildir!
Her birimiz, hayranlık duyduğumuz şeyde bir parça kendimizi bulur, kendimizi görürüz. Göle benzeriz yani…
Bazılarımız için ise durum biraz farklıdır: Kendini beğenmeyen, sahip olduğu güzellikleri, kıymetleri fark etmeyen sayısız insan vardır. Varlığından şikayetçi olma noktasına kadar gider bu durum kimi zaman.  Hiçbir şey onları mutlu etmeye kafi olmaz…
Şimdiki alıntıyı da bunun için aktarıyorum:
Maddi durumu pek iyi olmayan bir kadın, bu açıdan çok daha iyi durumda ki başka bir kadına imrenir dururmuş.
Allahım bu nasıl adalet. Bende bu güzellik, bu kültür varken, çirkin bir yüzü, kamburu çıkmış bir bedeni olan, iki kelimeyi bir araya düzgünce getirip konuşmayı beceremeyen bu kadının servet içinde yüzmesi, haksızlık değil mi? diye söylenerek de yoksulluğuna isyan edermiş.
Melekler bu yakınmayı duyup kadına görünmüşler ve ona bir teklifte bulunmuşlar:
Çok istiyorsan; sendeki güzelliği, endamı, kültürü ona verelim, ondaki servet de senin olsun demişler.
Kadın ciddi ciddi düşününce; yanaşmamış bu teklife tabi ki. Bir daha da imrenmemiş kimseye yerli yersiz. Kendi kıymetini, sahip olduğu doğal hazineyi fark edip, şükretmiş haline…
Diyeceğim şu:
Ne durumda, hangi konumda olursanız olun.Her birinizde, kimseyle değiş tokuş edemeyeceğiniz bir güzellik mutlaka vardır. Onu, yani kendi güzelliğinizi fark edin.
Mutluluk için bu yetecektir…
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.