Pendik Gazetesi

‘SAVUŞTURMA ANLAYIŞINDAN’ VAZGEÇİLMELİ / SMMM DENİZ AYDEMİR’İN KÖŞE YAZISI

Kimine göre laboratuarda üretildi, kimine göre mutasyon uğrayıp daha güçlü olarak karşımıza çıktı. Ama öyle ya da böyle artık gündemimiz de ölümcül bir sağlık sorunumuz var. Adı Corona. (COVİD-19)

Sınırların neredeyse hükümsüz kaldığı bu çağda, bu kadar hızlı yayılan bir pandeminin kontrol altına alınması hiç kolay değil. Buna bir de bilim adamlarına kulak tıkayan, egosu kabarmış politikacıların gerekli kararları gerektiği zamanda almamaları da gösterdikleri direnişi ekleyince; yaşanılan bu sonuç kaçınılmaz oluyor.
Bu gün artık ne – niçin olduyu bırakıp, bu koşullarla nasıl mücadele edeceğimize odaklanmamız gerekiyor.
Eskiden beri herkeste bir kötü gün parası vardır ya, işte devletlerin de tıpkı insan refleksi gibi kötü günleri için ayırdığı ihtiyat akçeleri vardır. Bilin bakalım kimde yok…

Sayın Cumhurbaşkanı uzun süren sessizliğinin üstüne ancak 18 Mart Salı günü Çankaya Köşkü’nde bakanları, sermaye kuruluşları ve bazı sivil toplum kuruluşları ile bir toplantı yaptı. Ve aynı akşam yine Çankaya Köşkü’nde basının karşısına çıkıp bir dizi önlemler paketi açıkladı.
Dünyayı hem sağlık açısından hem ekonomik açıdan çok ciddi etkilere maruz bırakacak bu süreçle ilgili yapılan toplantıya, en önemli sağlık örgüt olan Türk Tabipler Birliği, KESK, DİSK gibi işçi örgütleri ve muhalefet davet edilmedi. Emekçisiz, sağlıkçısız ve muhalefetsiz bir ‘birlik beraberlik’ toplantısı gerçekleştirildi.

Toplantı sonrasında alınan kararlarda, sermayeye kredi kolaylıkları vardı ama vatandaşın kredi kartına kolaylık yoktu. Uçak şirketlerine KDV indirimi (herkese evinizde kalın dedikleri halde) vardı ama dezenfektanlarda, gıda ürünlerinde, halkın temel ihtiyaçlarında indirim yoktu. Ara verilen eğitim için 20 bin öğretmen ataması vardı ama sağlık çalışanlarını korumaya yönelik tatminkâr bir şey yoktu. Herkes evine kapanmışken konaklama vergilerini öteleme vardı ama bazı sektörler dışında vergi,SGK ve işçi maaşlarını ödeyemeyecek olan esnaflar için bir kolaylık, bir öteleme yoktu.
Salgından önce 4.5 milyon olan işsiz sayısı,salgınla birlikte katlanırken, işsizlik sigortasından ‘evden çıkmayın’ dedikleri bu insanlara; En azından asgari koşullarda yaşamlarını idame ettirebilecekleri bir destek verilemez miydi?
Her gün yüzlerce evrakın gelip tasnif ve kayıt edildiği, ülke genelinde yarım milyona yaklaşan muhasebe mesleği çalışanlarının virüs riskine karşı korunması için ötelenen vergi ve sigortaların tahakkuklarının da ötelenmesi sağlanamaz mıydı?

Bu ciddi durum karşısında çoğu alakasız konuları kapsayan 15 milyar dolarlık bir paket bu yaraya pansuman bile olamaz.
İktidar partisi bu krizi de zengine kaynak, yoksula kolonya, maske, dua ve sabır ile savuşturma anlayışından derhal vazgeçmelidir.

Beğen FAVORİ YORUM OKU
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları göster
0
Bu paylaşım hakkında düşüncelerinizi öğrenmek isteriz, lütfen bir yorum yapın.x
()
x