Erol Yazıcı
Erol Yazıcı

O DİYARIN SAKİNLERİ

O DİYARIN SAKİNLERİ

Müminler Zekâtınızı Doğru Verin

Adam gibi adam olmak.

İnsan gibi insan olmak.

Ancak ve ancak, şüphesiz ve tam bir gerçeklikle ifade etmek gerekir ki:-”Müslüman” olmakla mümkündür. Başka türlü tam olarak asla mümkün değil.

Gerçekten, Allah’ın razı olduğu – peygamberin örneklediği, Müslüman olmadıkça hiçbir şey tam anlamıyla “iyi olmaz”

Ağlayan bir insan görüldüğünde kayıtsız kalınabiliyorsa;

Akan gözyaşı içleri sızlatmıyorsa;

”yok, mu bize bir yardım edecek “diye sessizce ve garip garip, çaresiz bakan gözler karşılık bulamıyorsa;

Yetimler, öksüzler başlarını okşayan bir elin sıcaklığı ile buluşturulmuyorsa;

Dullar sahipsiz bırakılıp, aç kurtlara terk ediliyorsa;

İnsanlar birbirlerine “belki bir ihtiyacı vardır, benden bir şey ister” korkusuyla selam vermek istemiyor, görmemezlik, duymamazlıktan geliyorlarsa;

Acılar hissedilmiyor, sessiz çığlıklar, feryatlar duyulmuyorsa;

Güçlü olduğu için zalimden yana olunup, ondan yana, onun haklılığını ispatlamak adına yorumlar, cesurca (:) tavırlar ortaya konulabiliyorsa,
Hastalar ziyaret edilmiyor, acıları paylaşılmıyorsa

O diyarda gerçek anlamda İslam’ın yaşandığından bahsetmek ve orada yaşayanların gerçek anlamda Müslüman olduklarını söylemek ne kadar doğrudur. Belki ve ancak ironidir.

Mesela şu an Türkiye ‘de milyonlarca insan aç, fakir, yoksul, hasta, çaresiz, yardıma muhtaç.

Açıkça iddia ediyorum:

Ben Müslümanım diyenler değil, dinini dert edindiğini iddia eden, namazını ve diğer dini vecibelerini yerine titizlikle getirmeye çalışan ve İslam ahlakıyla ahlaklanma gayreti içinde olan Müslümanlar, zekâtlarının en azı olan ve sahabece – cimrilerin zekâtı – olarak nitelendirilen malının kırkta birini zekât olarak verseler Türkiye’de hiçbir ihtiyaç sahibi kalmaz. Ama bu zekât gerçekten doğru olarak hesaplanmalı ve gerçekten ihtiyaç sahibi, zekâtın gerçek muhataplarına verilmeli.

Ama ne yazık ki, bu bile tam olarak yapılmıyor.

Bu kesinlikle bir iman zafiyeti işaretidir. Tüm Müslümanlar bu konuda çok dikkatli olmalı ve titiz davranmalıdırlar.

İşte önünüzde Ramazan. İşte Zekât mevsimi. İşte fırsat.

Gelin Müslüman gibi davranmayalım, Müslüman olalım, Mümin olalım.
Allah’ın zengin Müslümanların üzerinde bir borç olarak yüklediği, fakirin zengin üzerindeki hakkı olarak belirlediği ve malın artmasına, bereketlenmesine sebeplediği bu mükemmel sosyal denge ve sevgi emrine tam bir imanla tabii olalım.

Bu fırsatı kaçırmayalım.

Allah’ın rızası, Allah’ın nimeti üzerinde cimrilik edenlere değil, Allah için cömertçe, aşk ile verebilenler üzerindedir.

Mesele Allah’a inanmaktan öte Allah’a güvenmek. Bu konu üzerinde her inanan çok iyi düşünmeli.

O diyarın sakinleri hassastı. Her duruma karşı sonsuz duyarlıydılar. Her şeyi Allah’ın rızasını kazanmak için bir lütuf olarak görürlerdi. Ve böylesi durumlarda en önde olmak için adeta birbirlerinin sırtlarına basarak yarışırlardı. Hayırda yarışmak, onlar için, ilahi rızayı kazanmak için karşı konulmaz bir duyguydu. Onlar ararlardı, kendi elleriyle yardım ederlerdi ve bir de üzerine yardımcı olduklarına, yaptıkları yardımı kabul ettikleri için teşekkür ederlerdi.

O diyarın sakinleri laf ebesi değil, bizzat dava adamıydı. İman eriydi. İnandığı gibi yaşardı. Hileyi şerriye yapmazdı. Müslüman rolü yapmazdı. Münafık değildi. Midesi ve belinden oluşan hayvani bir hayat yaşamazdı. Bencil değildi. Kendisinden diğer insanlar faydalanır, istifade eder, fayda görürlerdi.

İnsanların zaaflarına yüklenip, zayıf bulup menfaat temin etmezlerdi. Bugünkü insanlar birçoğu gibi – bu gibi, durumları akıllılık addetmezlerdi.

Ne mutlu Allah’ın razı olduğu gibi, Allah’a inanarak – güvenerek samimiyetle şuurlu Müslüman olmaya çalışanlara – olanlara

erolyazıcı / ABBEYT ♥️

Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları göster
0
Bu paylaşım hakkında düşüncelerinizi öğrenmek isteriz, lütfen bir yorum yapın.x
()
x