İNSANLIK BİTTİ

Yüce Allah Rahman sıfatının tecellisi ile tüm canlı ve cansızlara merhamet eyledi ve yaşam için gerekli olan tüm nimetleri ihsan etti. İnsanların tümüne bazı güzel hasletleri ilham eyledi. İradeyi ve kıyas yapabilmeyi ihsan etti. Fakat günümüzde Hak yolunu tercih etmeyen etkin güruhların tüm insani hasletleri ve özellikleri kaybettiklerini görmekteyiz. İnsanlığın bittiği, iyiliğin yok olduğu ve şerrin her şeyi kuşattığı bir devire girmiş bulunmaktayız. Kavramlar manasından çıktı, kelimeler tükendi, ahlaki kurallar erozyona uğradı, gelenekler ve inanç sistemleri etkinliğini kaybetti. Kurulan beşeri sistemler iflas etti ve insana huzur veremeyeceği ortaya çıktı. Uygarlıklar ve medeniyetler çöpe gitti. İNSANLIK BÜYÜK BİR SARSINTI İÇERİSİNE GİRDİ.  
 
Ahir zaman dönemindeki Hak ve Batıl savaşının en önemli ayaklarından biri şüphesiz Haçlı ve Siyonist seferlerdir. Batıl sefer denince; haksız işgaller, akla hayale gelmeyen zulmetler, cinayetler, en vahşisinden katliamlar, en iğrenç davranışlar, en pis işler, en ahlaksız tavırlar, hemen her şeyi yağmalama, son noktasına kadar sömürme, adilikler, kahpelikler, kalleşlikler, tariflere sığmayan zorbalıklar, eşi benzeri görülmemiş sapkınlık ve sapıklıklar gibi kötülükler ekseninde yapılan saldırılar akla gelmektedir. Barbar batı dünyası insanlık onurunun artık hiçbir mana taşımadığı aşamaları bile sollamış görünmektedir. Aşağıların aşağısı bile batıl dünyayı tarif etmekte kifayet etmemektedir. Adeta tarihte benzeri görülmemiş bir canavara dönüşen batının ve onun ana zihniyetini temsil eden batılın vardığı son noktada insani erdemlerin tamamı yok olmuş görünmektedir. Geçmişteki toplulukların helak olmasına yol açan davranış şekillerinin bugün tüm dünyada yaygın uygulama alanı bulması insanlığın nasıl bir zafiyet bataklıklarına gömüldüğünü ortaya koymaktadır. 
 
Sözde medeni, çağdaş, uygar, insan haklarına saygılı ve evrensel insani ortak değerlere bağlı olma iddialarıyla ortaya çıkıp insanları aldatan batı dünyasının maskesi düşmüştür. İnsan öldürmekten haz duyan bu vampirlerin insan olmadıkları ortaya çıkmıştır. Tarihin her döneminde olduğu gibi emperyalist bir gaye taşıdıkları açık olmuştur. Bu azgın zalimlerin, dünyanın her bölgesinde; Gazze'de, Filistin’in her bölgesinde, Afganistan’da, Afrika’da, Karabağ’da, Doğu Türkistan’da, Urumçi’de, Arakan’da, Bosna Hersek’te, Libya’da, Irak’ta, Suriye’de ve diğer bölgelerde soykırım yaptıklarına tarih şahitlik etmektedir. Bu mahlukların insanları yok etmek ve köleleştirmek üzere kurdukları hileli nizamlarına, yalanlar üzerinde kurgulanmış sahte düzenlerine lanet olsun.
 
Küfür dünyası kendi içerisinde ne kadar çatışırsa çatışsın en sonunda birlik olup Müslümanlara karşı birleşmektedirler. Çünkü KÜFÜR TEK MİLLETTİR. Dünyadaki son hadiseler zaten bunu ispat etmiştir. Kafir olanlar birbirlerinin dostlarıdır. Batıl hangi yönden gelirse gelsin karakteri değişmez. Batıdan gelen batıl hareketler veya seferler yanında doğudan da gelen nice batıl hareketler veya seferler de aynı gayeyi taşır. Bunların tamamını dikkate aldığımızda tümüne BATIL SEFERLER gözü ile bakabiliriz. Bunların yegâne gayesi, en azılısından Hak düşmanlığı ekseninde batılı egemen kılmaktır. Şeytani düzenler inşa etmektir. Lakin batıl, hiçbir zaman nihai zafer kazanamamış ve ne yaptılarsa muvaffak olamamışlardır. Tarih boyunca taşıdıkları kadim emellere ulaşamamışlardır. Bitmek tükenmek bilmeyen hazırlıkları bir netice vermemiştir. Hiçbir zaman son neticeyi alamamışlardır. Kurdukları tuzaklarda boğulmuşlardır.
 
"Onlar böyle bir tuzak kurdular, biz de kendileri farkında olmadan onların planlarını altüst ettik." (Neml Suresi 50. Ayet)
 
"Onlar hileye başvurdular, Allah da onların tuzağını boşa çıkardı. Allah hileleri boşa çıkaranların en hayırlısıdır."  (Ali İmran Suresi 54. Ayet)
 
Beklenen büyük bir savaş için herkes hazırlık yapmaktadır. Hak ve Batıl savaşı varsa elbette ki bu savaşın ana karargahları vardır. Uğruna mücadele edilen ve kutsiyet arz eden topraklar vardır. Kutsal beldeler, Kudüs, Mekke, Medine, İstanbul, Kahire, Şam, Mezopotamya havzası ve Anadolu toprakları Kürrei Arz’daki kadim savaşların ana merkezidir. Zaten Peygamberler tarihi de hep bu bölgelerde icra olunmuştur. Bu topraklar aynı zamanda kıyamet savaşlarının tecelli etmeye başladığı veya tecelli edeceği beldeler olarak ortaya çıkmaktadır. İşte bu nedenle tüm batıl İslam’ın bayraktarı olan milletimize ve devletimize karşı tarihte görülmemiş hazırlıklar yapmaktadır. Akdeniz dünyanın en modern savaş gemileri ile dolmuştur. Kıyılarımıza yakın tüm adalar silahlandırılmış ve Amerika tarafından üs bölgesi olarak tayin edilmiştir. Irak ve Suriye'de terör koridorları kurulmaya çalışılmaktadır. Emperyalist İngiliz şeytanının da sızmadığı yer kalmamıştır. Aynı şekilde Avrupa devletleri de Haçlı korosu için tüm hazırlıklarını yapmaktadır.
 
Haçlı Siyonist seferler dahilinde bütün sınırlarımız tutulmak istenmektedir. Siyonist emeller için düğmeye basılmıştır. İçeriden de iç işgal ordusu görevi üstlenmiş çok sayıda kripto elemanları bulunmaktadır. Bu hıyanet ehli fonlanmış gafil piyonlar sayesinde iç enerjimizi tüketmek istemektedirler. İslam’ın son kalesine son darbeyi indirmek için akla hayale gelen her ne varsa hepsi yapılmaktadır. Her türlü silahla donatılmış terörist yapıları da eğiterek büyük savaşa hazır hale getirmeye çalışmaktadırlar. Kendilerine çok güveniyorlar. Tıpkı Çanakkale’de olduğu gibi yedi düvel tüm batıl toplaşmış görünüyor. Lakin sinelerine sinmiş olan korku ikliminden bir türlü kurtulamamışlardır. Zavallılar…
 
“Andolsun ki onların kalplerine, Allah'tan korktuklarından daha çok korku veriyorsunuz. Çünkü onlar, Allah'tan korktuklarından daha çok, sizden korkuyorlar. Çünkü onlar, hayatın ve hadiselerin gerçeklerini bilmeyen ve anlamayan bir topluluktur.” (Haşr Suresi 13. Ayet)
 
Zalim batı ve batıl Gazze’de görülmemiş soykırım yapıyor. İnsanlığı kıyamet savaşına zorluyor. İnsanlıktan çıkmayı göze alıyor. Bir çeşit mahluk ya da yaratık olmayı kabul ediyor. Hal böyle olunca da tüm uluslararası kurumlar işlevini kaybediyor. Birleşmiş Milletler gereksiz ve etkisiz bir kurum halini aldı ve devrini tamamladı. Dünya Sağlık Örgütü zaten bu zalimlerin isteklerini yerine getiriyor. İnsanlığı yok etmek üzere virüs koordine ediyor, ilaç pazarlıyor, nüfus planlamaları yapıyor, insanlığa zehir saçıyor. Kurdukları sözde İnsan Hakları kurumları mide bulandırıyor. Sapıklar ve sapkınlar dünyayı işgal etmeye hazırlanıyor. Okyanuslarda dolaşan meçhul gemiler çirkin ve pis emeller için kaçırılan masum çocuklarla dolup taşmaktadır. Bu mahluklar insan neslini mahvetmeyi düşünecek kadar ileri gidiyorlar. Terör örgütlerinin tamamını onlar kurup ve kumanda ediyorlar. Ormanları yakıyorlar. Yeşillikleri ve canlıları dahi yok etme projeleri vardır. İklimi bahane edip karbon oyunları dahilinde yeni sömürü düzeni kurma planları vardır. İnsana yapay vahşi et yedirme niyetleri ve hazırlıkları vardır. Dolar imparatorluğunun biteceğini anlayınca kripto para işini icat ettiler. Dünyayı kumanda etmek için nükleer dahil her silahı kullanmayı göze aldılar. Yani bu Siyonist düzenbazlar artık kural tanımaz bir noktaya geldi.  
 
Aslında kıyamet savaşları çok önceden başlamış bulunmaktadır. Hemen her alanda yoğun mücadele yürütülmektedir. Şimdi kıyametin yan tali savaşları sürmektedir. Finale doğru herşey hızlanmış görünmektedir. İnancımızı, imanımızı, kutsal değerlerimizi, vatanımızı, ailemizi, milletimizi, devletimizi ve ümmetimizi sarsmak isteyen, yok etmek isteyen bu küresel şebekeler ve her türlü hıyanete bulaşmış iç uzantıları da yoğun çalışmaktadır. Hala oyun içinde oyun oynamaktadırlar. Onların kirli ve kanlı elleri her yerdedir. Bu nedenle tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar değişik türden saldırılara maruz kalmaktayız. Çok kirli birlikteliklerin varlığı bunun ispatıdır. Beka sorunumuz en üst seviyeye ulaşmıştır. Şimdi bu lanetli batıl ordu sürüsü final savaşında karşımıza çıkacaktır. Gazze savaşının görünen yüzünde İslam ümmetinden ve ülkemizden her ne kadar kimse yokmuş gibi görünse de yaprakların her an için kıpırdanması ve her şeyin tersine dönmesi pekâlâ mümkün görünmektedir. Zaferin en yakın arkadaşı sabırdır. Onlar topyekun bir nihai saldırıya hazır olsa bile biz de her cephede elbette ki onları bekliyor olacağız…
 
Ali Dama
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.