İĞNENİN DELİĞİNDEN FİL GEÇİREN ADAM

Zamanın birinde bir adam yaşarmış. Yaptığı işlerle çevresinde bulunanların öylesine ilgisini  çekmiş ve hayranlığını kazanmış ki şöhret olmuş.

Adamın ünü padişahın kulağına kadar gelmiş.

Padişah ferman buyurup:

“Gelsin görelim bakalım. Nedir mahareti. Gerekirse mükafatlandırayım” demiş.

Apar topar padişahın karşısına getirmişler.

Adam başlamış marifetlerini sergilemeye. Önce bir çuvaldızı beş metre ileriye koyup, elindeki ipi ok gibi fırlatarak deliğinden içeri sokmuş.

Padişahtan bir alkış almış.

Sonra aynı şeyi daha küçük olan iğne ile denemiş. Hem de bu sefer iğneyi  on metre ileriye koymuş. Elindeki ipliğin ucunu ağzında şöyle bir ıslattıktan sonra, bulunduğu yerden iğnenin deliğine doğru fırlatmış.

Sonuç : O mesafeden de iplik iğnenin deliğinden geçivermiş!

Padişah yine alkışlamış.

Daha sonra;

“Bu adama bir kese altın verip mükafatlandırın, ardından da yüz kırbaç vurarak cezalandırın” şeklinde emir buyurmuş.

Adam telaşla;

“Aman padişahım, mükafatı hak ettim. Bir kese altının nedenini anladım. Ama yüz kırbaç cezasının sebebi hikmeti nedir?” diye sormuş.

Padişah;

“Seni becerinden dolayı ödüllendiriyorum. Fakat zamanını hiç kimseye faydası olmayacak bir konuda harcayıp , yeteneğini boş bir işe yönlendirdiğin için de cezalandırıyorum. Bundan böyle yaptığın işlerin halka da bir faydası olsun. Verdiğim ceza da bunu anlayasın ve hiç unutamayasın diyedir” demiş.

Dikkatle gözlemleyecek olursak, bizim etrafımızda da, bu türden  insanların çok sayıda mevcut olduğunu fark ederiz.

Hikayenin asıl muhatabı da onlardır. Aman dikkat etsinler, alkışlara aldanmasınlar!

Çünkü elindeki iğne iplikle bir fakirin söküğünü dikerek onun ihtiyacını gidermek; on metre uzaklıktan iğne deliğine iplik geçirebilmekten daha makbuldür.

Yazının başlığındaki İğne deliğinden fil geçiren adamı merak ediyorsanız; o kadarı da abartıydı canım…

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.