Victorian İngiltere’sinin Görünmeyen Yüzü
Yoksullar evlerinde kadınlar ve çocuklar, ağır çalışma ve sert kurallar altında hayatta kalmaya zorlanıyordu.

Bu kadınlarda kim?Banklarda oturan şu kadınlara bakın!
Onlar mahkûm değil, sadece fakirler.
Viktorya dönemi İngiltere'sinde eğer paranız, kocanız veya bir işiniz yoksa oraya gönderilirdiniz!!
Bugünkü işleri kenevir toplamaktı; Kraliyet Donanması için yeni halatlar yapmak amacıyla, katranla kaplı eski gemi halatlarını çıplak parmaklarıyla didikliyorlardı.
Parmakları kanıyor, katran tenlerini yakıyordu.
Ama dururlarsa yiyecek alamazlardı.
Siyah elbise giyen ve elinde değnek olan kadın ise gözetmendi.
Konuşan her kadını döverdi.
Sabah saat altıdan akşam sekize kadar sessizlik kuralı vardı; bu küçük pencereli, soğuk taş salonda oturup halatları didiklerlerdi.
Yanlarındaki çocukları görüyor musunuz?
Altı veya yedi yaşlarındalar.
1890 Londra'sında, yetimhanedeki (yoksullar evindeki) bir çocuğun da çalışması gerekiyordu.
Eğer bir anne yetimhaneye girerse, çocukları elinden alınır ve başka bir odaya gönderilirdi. Kadının, çocuklarını sadece pazar günleri bir saatliğine görmesine izin verilirdi.
Geceleri elli kişi aynı odada, samanların üzerinde, her yatakta iki kişi olacak şekilde uyuyordu.
Akşam yemeği ise sulu bir lapa ve bir parça küflü ekmekten ibarettir.
Neden buradaydılar?
Çoğu duldu.
Kocaları fabrikalarda ölmüştü.
Kocanın olmaması demek; parasızlık ve evsizlik demekti. Yetimhane, sokaktan önceki son duraktı.
İşte bu, Charles Dickens'ın hakkında yazdığı #Londra'dır.
Ve bu fotoğraf, onun Oliver Twist romanını yazmasının sebebidir.
Bu cehennem, Britanya İmparatorluğu'nun kalbinde, sadece 136 yıl önceydi.
Oysa Britanya, dünyanın çoğunu kontrol ediyordu ve "üzerinde güneş batmayan imparatorluk" olarak adlandırılıyordu.
