Aile

Bir Babanın Evladına Duygusal Mektubu: Çocukluğunu Kaçırma

Bir babanın evladına duyduğu sevgi ve birlikte geçirilen anların kıymetini anlatan duygu yüklü bir yazı, okurlara çocukluğun geri gelmeyeceğini hatırlatıyor.
Haber Merkezi
8 3 dk 0
Bir Babanın Evladına Duygusal Mektubu: Çocukluğunu Kaçırma

Günlük telaşlar arasında çocuklarımızla geçirdiğimiz anların değerini bazen unutuyoruz. “Çocuğuma” başlıklı bu anlamlı yazı, evlatlarımızla biriktirdiğimiz anıların ve her yeni güne birlikte uyanabilmenin kıymetini gözler önüne seriyor.

ÇOCUĞUMA

Bugün sana farklı bakmak istiyorum...

Sadece bu sabah için değil, belki de bugüne kadar kaçırdığım bütün sabahların telafisi için...

İçim ne kadar yorgun ne kadar kırgın olursa olsun, yüzünü gördüğüm an gülümseyeceğim.

Bu sabah ne giyeceğine sen karar vereceksin. Belki renkler birbirine uymayacak, belki saçların dağınık olacak; ama ben sana bakıp ne kadar güzel ne kadar özel olduğunu söyleyeceğim.

Bugün çamaşırları, dağınık evi, yetişmeyen işleri bir kenara bırakacağım. Seninle parka gideceğim. Salıncağa bineceğiz, koşacağız, güleceğiz...

Bulaşıkları lavaboda bırakacağım ve senin dünyana misafir olacağım. Bulmacanı nasıl çözdüğünü hayranlıkla izleyeceğim.

Öğleden sonra telefonumu susturacağım, bilgisayarımı kapatacağım. Dünyanın bütün işleri bekleyebilir. Ama senin çocukluğun bekleyemez...

Arka bahçede oturup birlikte köpük balonlar uçuracağız. Gökyüzüne yükselen her balonda çocukluğunun ne kadar değerli olduğunu yeniden anlayacağım.

Dondurma arabasının sesini duyduğunda sevinçle koşarsan seni durdurmayacağım. Belki birlikte birer dondurma alacağız ve eriyen dondurmalarımıza gülerek bakacağız.

Bugün büyüdüğünde ne olacağını düşünmeyeceğim.

Doktor mu olacaksın, öğretmen mi, sanatçı mı, iş insanı mı?

Bunların hiçbirini önemsemeyeceğim.

Çünkü bugün benim için önemli olan tek şey; mutlu bir çocuk olman.

Kurabiye yaparken mutfağı dağıtmana izin vereceğim. Unları etrafa saçsan da şekilleri yamuk olsa da müdahale etmeyeceğim.

Çünkü yıllar sonra hatırlayacağın şey mükemmel kurabiyeler değil, birlikte geçirdiğimiz o güzel zaman olacak.

Belki çok istediğin bir oyuncağı da alacağım.

Ama asıl vermek istediğim şey oyuncak değil...

Hatırlanacak güzel anılar olacak.

Bu gece seni kollarıma alacağım.

Nasıl doğduğunu...

İlk kez seni gördüğüm an kalbimde kopan fırtınayı...

Hayatıma nasıl anlam kattığını anlatacağım.

Küvette suları etrafa sıçratmana izin vereceğim.

Banyoyu değil, kahkahalarını önemseyeceğim.

Bu gece biraz daha geç yatacağız.

Balkona çıkıp yıldızları sayacağız.

Belki hiçbirini doğru sayamayacağız.

Ama önemli olan yıldızların sayısı değil, birlikte geçirdiğimiz o dakikalar olacak.

Televizyonu kapatacağım.

Dünyanın bütün programlarını kaçırabilirim.

Ama senin çocukluğunu kaçırmak istemiyorum.

Sonra yanına uzanacağım.

Sen dua ederken parmaklarımı saçlarında gezdireceğim.

Ve o anda; çocuklarını kaybetmiş anne babaları düşüneceğim...

Yatak odalarına değil, evlatlarının mezarlarına gidenleri...

Hastane koridorlarında umutla bekleyenleri...

Bir kez daha seslerini duyabilmek için nelerini vermeye razı olanları...

Ve seni düşüneceğim...

Nefes alışını...

Kalp atışını...

Varlığını...

Sonra gözlerimi kapatıp Rabbime şükredeceğim.

Bana dünyanın en büyük nimetlerinden birini verdiği için...

Seni bana emanet ettiği için...

Ve bu gece yanağına bir iyi geceler öpücüğü kondurduğumda, seni biraz daha uzun tutacağım kollarımda...

Biraz daha sıkı sarılacağım.

Sonra sessizce dua edeceğim:

"Allah'ım...

Bugün verdiğin bu nimete şükürler olsun.

Yarın sabah da yüzünü görebilmeyi nasip et.

Bize birlikte geçireceğimiz bir gün daha lütfet..."

Baban

ALINTI

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş