Ali Dama
Ali Dama

EKSEN KAVRAMI

Eksen kavramı, mahlukatı veya mevcudatı tanımamıza yarayan önemli bir kavramdır. Ekseni bulunmayan hiçbir varlığın olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Tüm kainat bir eksenler manzumesidir. Başıboş dolaşan ve istikameti olmayan tek bir zerre dahi yoktur. Eksen, cisimlerin döngülerinde öne çıkmaktadır ve biz onu bir cismin tam ortasından geçen bir çizgi olarak bilmekteyiz. Onu yer çekimi istikametinde, ağırlık merkezi ile kütle merkezinin çakıştığı bir noktadan geçen çizgi olarak da telakki edebiliriz. Ekseni, simetriyi meydana getiren bir çizgi şeklinde algılamak mümkündür. Yönleri, açıları, uzaklıkları, konumları, vaziyet şekillerini iki parçaya ayıran çizgiye de eksen tanımlaması yapılabilir. Eksen kavramının aynı zamanda yönü ve istikameti olan, burçlar üstü bir kavram olduğunu da bilmiş olmalıyız. Astrolojik hayali eksenler mutlak realitelerle bağdaşmaz ve bu nedenle de eksen kavramı dışındadır.

Eksen kavramını anlamak için evrensel hareket şekillerinin de bilinmesi mutlak zorunluluktur. Her bir varlığın döndüğünü, dönerken aynı zamanda kayma (öteleme) hareketi yaptığını, kayarken ve dönerken de aynı zamanda helezonik (sürtünmeli yuvarlanma) hareketi yaptığını kesin olarak bilmiş olmalıyız. Çünkü kainat dengesinin ve kainat nizamının başka türlü sağlanması mümkün değildir. Bilinmesi gereken başka bir şey daha vardır. O da; her şey hareket halindedir ve konumu ile sabitlenmiş bir eksen yoktur…

“Dağları görürsün de, donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Her şeyi ‘sapasağlam ve yerli yerinde yapan’ Allah’ın sanatı (yapısı)dır (bu). Şüphesiz O, işlediklerinizden haberdardır.” (Neml Suresi 88. Ayet)

“Güneş kendisine ait yerleşik bir düzene göre (yörüngesinde) akıp gider. Bu, çok güçlü ve her şeyi bilen Allah’ın takdiridir.
Ay için de menziller belirledik; sonunda o, hurma salkımının (ağaçta kalan) yıllanmış sapı gibi olur. Ne Güneş’in Ay’a yetişip çatması uygundur ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzüp gider.” (Yasin Suresi 38, 39, 40. Ayetler)

Kainatı tek bir bütün olarak düşündüğümüzde onun bir ekseni olabileceğini de düşünmeliyiz. Kainatın alt birimleri olan galaksileri düşündüğümüzde ise onların da bir ekseni olabileceğini mutlaka düşünmeliyiz. Aynı şekilde kendi galaksimizin de bir ekseni olduğunu düşünebilmeliyiz. Kendi galaksimizdeki yıldızların, Güneş’in, Ay’ın, Dünya’nın, gezegenlerin ve diğer tüm varlıkların bir ekseni olduğunu bilmiş olmalıyız. Atomların, hücrelerin, kuarkların, atom altı kuantum parçacıklarının ve sonsuz büyüklükten sonsuz küçüklüğe kadar uzanan tüm varlıkların eksenleri olduğunu bilmeliyiz. Ayrıca izafi sistemlerin ve iç içe girift sistemlerin de bir ekseni olduğunu düşünmeliyiz. Her alemin de kendi ekseni olduğunu her daim aklımızda tutmalıyız.

Allah cc. Kuranı Kerim’de iki yüze yakın ayette; akla, kalbe ve düşünceye vurgu yapmaktadır. Bu nedenle çok düşünmeliyiz. Yaratılışı ve yaratılan her şeyin nasıl bir düzen içerisinde bulunduğunu ve nasıl dizayn edildiğini anlamak için gayret sarf etmeliyiz. Sürekli bir araştırma ve tefekkür halinde olmalıyız. Bütün bunların ancak bilgi dahilinde olabileceğini mutlaka bilmemiz gerekmektedir. Zira bilgi, araştırma, ilim, tefekkür ve irfan bir müminin yol haritasıdır. Böyle bir iklimde; araştırmalar, ilmi çalışmalar, yapılan ibadetler ve diğer tüm uğraşlar daha değerli ve daha anlamlıdır. Bu nedenle kainatı, tabiatı, maddi varlıkları, ara varlıkları ve manevi varlıkları da her yönüyle tahayyül etmemiz gerekmektedir. İmanı tahkim etmek için yerlerde ve göklerde neler oluyor diye arada bir düşünmemizde fayda vardır. Elbette ki sayısız noktada bunu yapma şansımız vardır. Yeni tefekkür ufukları bizi beklemektedir. Eksen kavramı da bize uçsuz bucaksız düşünce varyasyonları sunmaktadır. Çünkü o fıtratın nirengi noktalarından biridir.

Eksenler alemini anlamak için sayısız matematik model kurma şansımız vardır lakin tüm değişkenlikleri temsil eden belirgin eksenleri de görebilme durumu söz konusudur. Hal böyle olunca da bazı soruları sormamız gerekmektedir. Madem her şey bir minval üzerine yani bir eksen üzerine dönmektedir o halde kainatın ekseni nedir diye bir soru sorabiliriz. Ayrıca tüm kainat da kendi ekseni etrafında dönmekte midir diye bir soruyu da kendi kendimize sorabiliriz. Atomun, elektronun, Ay ve Güneş’in, gezegenlerin, galaksilerin ve tüm maddi alemin bir ekseni varsa acaba ana gövdeyi temsil eden kainatın da bir ekseni var mıdır? Varsa nedir? Kainata bir eksen bulmamız elbette ki zordur. Ya da henüz bilinmemektedir. Tüm kainatın bir eksen etrafında dönüp dönmediğini bilememekteyiz ama bu bizim bir düşünce üretemeyeceğimiz manasına da gelmez. Mesela denilebilir ki, madem kainatın incisi Dünya’dır ve Dünya’nın da merkezi Kabe’deki Hacerül Esvet’tir o halde Kabe’den varlık ve yokluk sınırını teşkil eden ve tüm alametlerin yansıtıldığı bir yer olan Sidretül Münteha merkezine (Kabe Kavseyn) bir çizgi çizdiğimizde bu kainatın ekseni olabilir mi diye bir irdeleme yapılabilir.

Tüm galaksiler ve kendi galaksimiz acısından bir eksen irdelemesi de mutlaka yapmalıyız. En azından kendi galaksimizin ekseni nedir diye bir soruya cevap aramalıyız. Her galaksinin kapısında devasa bir şekilde duran karadeliğin, eksenin bir ucunu temsil edebileceğini pekala düşünebiliriz. Burada bir parantez açalım ve bilelim ki, bu eksenler üzerindeki hareketlerin sayısız hikmeti ve gizemi vardır. Mesela eksen üzerindeki döngülerin yönleri bizlere önemli ipucu sağlamaktadır. Genel manada tüm dönüşler hep aynı yöndedir. Saat yönüne doğru bir dönme hareketi ile kainattaki tüm maddi alemin düzeni sağlanmaktadır diyebiliriz. Fakat bu ilahi düzenin gereği olarak Venüs gezegeni ise tam tersine dönmektedir. Venüs gezegeni kendi ekseni etrafında doğudan batıya doğru dönerken Uranüs gezegeni de yalpalamalı bir şekilde daha yana yatık şekilde, kendi yan tarafından tersine dönmektedir. Bu iki gezegenin merkezi birleştirildiğinde ortaya bir eksen çıkar ve bu eksen bir referans noktası olabilir ya da bir istikametin kodlarını bize verebilir diye düşünmeliyiz. Bu eksen sanki hayali fiktif bir eksen görevi üstlenmektedir. Burada Venüs gezegeninin bir merkez gibi hareket etmekte olduğuna ve onun etrafındaki tüm alemlerin aynı yönde döndüğüne şahit olmaktayız. Üstelik Dünya’ya en yakın bir gezegen olarak ve tersine dönme hareketi ederek…

Sağlam düşünce temellerine varmak için sanal da olsa öncelikle bir uzay geometri modeli kurmak gerekir. Kafa karıştıran ve zihin bulanıklığına neden olan fikirlerden uzak durmakta fayda vardır. Fıtratı bilmeyenlerin, kainat dengelerinden haberleri olmayanların ve her şeye bir bütünlük içerisinde bakamayanların söylediklerinden yola çıkıldığında ekseni olmayan, referansı olmayan, delili olmayan ve dengeleri sağlayamayan çıkmaz bir yola girileceğini bilmek gerekir. Eğer doğru modeller kurulursa ve fıtrat temelinde düşünceler üretilirse eksenleri daha da kolay anlama imkanı ortaya çıkar. Böylece eksenlerin sadece doğrusal değil belki de değişken ve eğrisel olabileceği varyasyonlar da belli olur. Zaten tüm doğrusal çizgilerin üç boyutlu karakteri olduğunu ve sonsuz küçük uzunluklardan teşekkül ettiğini bilmekteyiz. Ayrıca eksenlerin çekim alanlarına göre nasıl şekilleneceği ile ilgili irdelemelerin önü açılır ve fıtratın hikmetlere ram olan kapıları açılmış olur. Buradan da yüce yaratıcının sınırsız kuvvet kudretinin muayyen tecellilerinden yola çıkarak yüksek ufuklara doğru düşünce seyahatlerinin önü açılır…

“Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp öteye geçebilirseniz haydi geçin! Ama (tarafımızdan verilmiş) bir güç olmadıkça geçemezsiniz.” (Rahman Suresi 33. Ayet)

Madde aleminde eksenler varsa manevi alemler aleminde de eksenler vardır. Mana alemlerinin de eksenleri vardır. Eksenler selametin habercisi ve istikametidir. Eksenlerin anası olan Hak ekseni fıtratı ve kurtuluşu temsil eder. Batıl eksen, aslında bir eksen olmaktan ziyade şeytani karanlık bir yolu temsil eder. Kim maddi eksenlerden yola çıkıp manevi eksenlere ulaşarak Rabbine yükselebilirse ve O’na yakınlaşabilirse ne mutlu ona… Umulur ki insanlar eksenler alemini takip eylesin, mutlak hakikatlerle yüzleşsin ve Rabbine doğru bir istikamete kavuşsun…

Ali Dama

Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları göster
0
Bu paylaşım hakkında düşüncelerinizi öğrenmek isteriz, lütfen bir yorum yapın.x
()
x