Pendik Gazetesi

“DUYARLARSA ÖLDÜĞÜNÜ ALACAKLILAR – HAKLARINI HELAL EDERLER ELBET”

Geçenlerde  gazetemizi  Pendik altgeçit esnafından biri aradı. “Yaşlı bir adam (Pendik’in Hasan Abi’si) altgeçidi pisletiyor. Tuvaletini altına kaçırıyor. Bu konuyla ilgili bir haber yapabilir  misiniz?’’ şeklinde görüşünü bildirdi. Biz de ilgilenebileceğimizi  söyledik.

Sonrasında  bir  vatandaş sosyal medyada; Pendik Belediyesi’nin Whatsapp ihbar hattına, Hasan Abi’nin durumuyla ilgili mesaj attığını yayınladı. Gelen cevabın ise, şu cümleler olduğunu açıkladı:

“Merhaba, bu konuyla ilgili Zabıta Müdürlüğümüz ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın bilgisi var. Uygun bir kalacak yer bulunduğunda yerleştirilecektir. Hassasiyetiniz için teşekkür ederiz.”

Nedir, neyin nesidir diye araştıramadan Hasan Abi’nin ölüm haberini aldık. Birçok kişi ölüm haberinin ardından üzüntüsünü dile getirdi. Bir insanın hem de Hasan Abi’nin durumunda  olan birinin ölümü hepimizi üzdü.

Çünkü insanız…

Hasan Abi altgeçitte o haldeyken;  yanından geçip gidenler oldu.

Belki de suratına  bile bakmadan ya da bakarken tiksinen, hatta ‘ıyy’ çeken insanlar oldu.

Olmadı mı?

İnsanız…

Ondan rahatsız olup kurtulmak isteyenler de olmuştur.

Ya da tam tersi.

Örneğin, bir çok insan onu sanal alemde paylaştı. Rahat ve huzurlu bir ortamda yaşamasını temenni etti. Bağırdılar, çağırdılar… Oturdukları yerden sitem ettiler. Belki de onlar, Hasan Abi’nin yanından geçip giden insanlardı.

Olur mu olur.

İnsanız…

Sanal alemde değil; gerçek hayatta toplanarak düşüncemizi dile getirsek, yazılı değil sözlü bağırsak…

Maalesef ki toplum olarak şu hale geldik: ‘Sanal protestocular’

Zor durumda olan bir insanı görmemezlikten gelmek yerine ‘Nasılsın? Karnın aç mı?’ diye sorsak, birbirimize sahip çıksak olmaz mı?

Koskoca Pendik’te Hasan Abi’ye  yaşayabileceği doğru düzgün bir yer bulamadık. Bağırdık çağırdık fakat o da sanaldı…

Koskoca Pendik’e Hasan Abi’yi sığdıramadık. Belki de hep beraber ölümünü bekledik. Hasan Abi ile birlikte insanlığımızdan bir parçayı daha öldürmüş olduk.

Allah mekanını cennet eylesin…

Onun anısına, sizlerle Orhan Veli Kanık’ın ‘Kitabe-i Seng-i Mezar’ şiirini paylaşıyorum.

Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar;
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi;
Kundurası vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allah’ın adını,
Günahkâr da sayılmazdı.

Yazık oldu Süleyman Efendi’ye.

II

Mesele falan değildi öyle,
To be or not to be kendisi için;
Bir akşam uyudu;
Uyanmayıverdi.
Aldılar, götürdüler.
Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.
Duysalar öldüğünü alacaklılar
Haklarını helal ederler elbet.
Alacağına gelince…
Alacağı yoktu zaten rahmetlinin.

III

Tüfeğini deppoya koydular,
Esvabını başkasına verdiler.
Artık ne torbasında ekmek kırıntısı,
Ne matarasında dudaklarının izi;
Öyle bir ruzigar ki,
Kendi gitti,
İsmi bile kalmadı yadigâr.
Yalnız şu beyit kaldı,
Kahve ocağında, el yazısıyla:
“Ölüm Allah’ın emri,
“Ayrılık olmasaydı.”

Haber: Gizem Çelik

Beğen FAVORİ 1 YORUM OKU
Bildir
1 Yorum
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Inline Feedbacks
Tüm yorumları göster
Sait Kaya
3 yıl önce

Allah rahmet eylesin. İnşallah rahata ermiştir.

1
0
Bu paylaşım hakkında düşüncelerinizi öğrenmek isteriz, lütfen bir yorum yapın.x
()
x