… Aşk ne ister

… Aşk ne ister

 

.

. Anlaşılmak için kendinizi yıpratmayın anlaşılmak biraz da karşınızdakinin sizi ne kadar anlamak istediğiyle alakalı.

.

. Aşk abartı sever/ister. Çünkü faziletler bütünüdür. İlginin, düşüncenin, jestin, özenin, sevginin, hissiyatın abartılısını ister ve asla aza razı olmaz.

.

. Aşk maddeye kör manaya açtır.

.

. Bak gördün mü? Sen yokken neler oldu neler…yokluğunla konuştum… varlığını özledim…sana şarkılarla seslendim…ve hepsini bir şekilde hissettiğine inandım…ve bu bana çok iyi geldi…mutluda oldum…işte böyle bir şey yanımda olmaman…

.

. Bak uykum geldi, beni sevginle ört, şefkatinle ısıt, verdiğin güvenle koru. Sana çok ihtiyacım var. Çünkü bunların hepsi bir arada, sadece sende.

.

. Ben daha kendi yaralarımı saramazken, senin yaralarına ilaç olmaya kalkmışım. Bilseydim eğer, küstüreceksin beni kendi varlığıma. Bilebileydim, hiç layık görür müydüm, varlığımı, yârlığına...!!

.

. Beni unutma – emanetim var sende – iyi bak isterim onlara- gönlüm, sevgim, aşkım, huzurum, canım sende – ister al, seversen – ister at, yük olursa – nasılsa bende durmuyorlar – ya sende olacaklar ya da yok.

.

. Biliyorum herkes ister. Kim istemez ki. Bende isterim işte. Vazgeçilmez bir biçimde- karşılıksız – hesapsız – her şeye rağmen – ölürcesine – doyumsuzca – sınırsız ilgiyle – mübalağalı saygıyla – abartılı – bıkmadan – usanmadan – delicesine – çölde susuzcasına – gözü senden başkasını görmezcesine – gözünden sakınacak- her türlü fedakârlığı hiç düşünmeden yapacak – seni canından çok sevecek – aşk ile sevilmek. Ya çok değil istediğim bu işte.

.

. Bir sen olsan yanımda – diyebileceğim biri olsa – dünyayı boş versem – kimseye ihtiyaç duymasam – bana yetse, ben de ona – ah o bir sen – neredesin be sen – bir bilsem de koşsam gelsem – çok göresim geldi, bi çıkıp gelsen.

.

. Eğer, kendimi tam da istediğim gibi ifade edebilseydim, belki severdin beni. Ve eğer, ben kendimi anlatamazsam, sen yine de sev beni.

.

. Ey sevgili sevgili, eğer seviyorsan beni, gözlerinde görmeliyim gözlerimi, sözlerinde duymalıyım sevgini, ellerinde olmalı ellerim, aklın hep bende olmalı, ilgin, merakın, sevgi ile bakmalı gözlerin, incitmemeli hiçbir zaman sözlerin.

.

. Ey sevgili sevgilim, Bil ki Rabbim sende güzelliği, tebessümü, zarafeti, asaleti, inceliği, şıklığı, estetiği, hassasiyeti, dik duruşu, ince düşünceyi, manalı bakışı, sevgiyi, şefkati, merhameti, cömertliği, sadakati, sahiplenmeyi çok az kimsede olabilecek yüksek oranda lütfetmiş. Sen ne güzel bir kulsun ki bu iltifata – bu sevgiye layık olmuşsun. Seni sevmek – sevmek – sevmek benim için mutluluğun ta kendisi. İyi ki varsın. Seni yarattığı için Rabbime sonsuz şükürler olsun.

.

. Fotoğraflarınıza zevkle- keyifle- muhabbetle birlikte bakabileceğiniz, üzerine duygulanacağınız, iki laf edeceğiniz, kahkahalarla güleceğiniz, vay beee diyebileceğiniz, yâd edeceğiniz biri/leri var mı? O zaman hayat hala çok güzel... Çok şeye sahipsin.

.

. Gözlerindeki sevgiyi – yüreğindeki şefkati – aklındaki iyiliği – elindeki cömertliği – dilindeki muhabbeti – dur dur ya ben senin her bir şeylerini tutku ile seviyorum ya. Durum bu. Gerçek te.

.

. Hala bakışındayım –gülüşündeki neşeli haldeyim – dön bak beni orda bulacaksın – inanmıyorsan bak aynaya – gözlerinde ben – gülüşünde neden…

.

. Hani derinden – hani sessizce –hani içten içe – hani platonik – hani karasevda – hani ölesiye – hani kendinden geçercesine – hani uçarcasına – hani ayakları yerden kesilircesine – hani Ferhat misali – hani mecnun – hani var ya senin o bildiğin: ilk günkü gibi – hani kördüğüm…

.

. Havada aşk, sözlerde telaş kokusu var…))) Başım döndü – aklım başımdan gitti- fena oldum – içim titredi- bihoş oldum – düşüp bayılacaktım- yandım, bittim, kül oldum- eridim – yemeden içmeden kesildim – kalp atışlarım hızlandı – avuçlarımın içi terledi- ne yapacağımı şaşırdım- ellerimi kollarımı nereye koyacağımı bilemedim – ayaklarım birbirine karıştı – bakakalmışım – dondum kaldım –bi acayip oldum – ne olduğumu anlayamadım – kilitlendim.

.

. Hep ensende hissediyorsan, her an her yerde senle olduğunu düşünüyorsan, yapayalnızken bile düşüncelerinde iktidar o ise; çok şeye sahipsin. Doya doya yaşamalısın.

.

. Her daim aklındaysa – ve o aklında diye ruhun huzurluysa – ve için içine sığmıyor – sevinçten yerinde duramıyorsan- baktığın her şeyi sevebiliyorsan – dağlara taşlara mutluluk saçıyorsan ve bir de onunda seni bu denli sevdiğinden eminsen – bil ki aşka dair, her tat senin canını fethetmiş – ve sen aşkta buluşanlardansın.

.

. Her zaman- her yerde – her halde – birbirimizle, hep beraber olalım. El ele – göz göze – bıkmadan – usanmadan – yıpranmadan- doyamadan yaşayalım – doyasıya…

.

. İnsan her daim aşkla- ilgiyle- sevgiyle- yalnızlığını muhabbetle paylaşacağı biri olsun istiyor yanında- olanlar kıymet bilsin- olmayanlara da nasip olsun inşeeallah.

.

. İnsanın sevdiği insana – ki gerçekten seviyorsa – ona, hayatta her davranışın en mükemmeliyle davranmalı ve bunu aşk ile icra etmeli. Sevgi – şefkat – merhamet- sadakat – ilgi – fedakârlık ile beslenerek, o sevgi aşka dönüştürülmeli. Aksi halde ortada ne gerçek bir sevgi vardır ne de aşktan söz edilebilir.

.

. Kıyamıyorum, doyamıyorum, incinir diye sevemiyorum, onsuz olamıyorum, nazarım değer diye doya doya bakamıyorum, yere göğe sığdıramıyorum, ona deli oluyorum, onsuz nefes alamıyorum, onu ve ona olan aşkımı anlatamıyorum. Yapçak bişi yok. Bu kadarla idare etçek.

.

. Neredesin sen- bunca kokuşmuşluğun, vefasızlığın, güvensizliğin, sevgisizliğin, ilgisizliğin, riyanın arasında ben seni arıyorum. Tatlı dillim, güzel yüzlüm, ceylan gözlüm, gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen

.

. Sana ben hiçbir şey diyemedim, yapamadım. Sadece sessizce ve derin derin sevdim. Sadece sevdim.

.

. Sen benim her şeyimsin – sensiz yaşayamam diyen – sen rahat ol- eğer bir kusurun olursa da ben onları gece karanlığı gibi örterim diyen – sizin için her fedakârlığı hiç düşünmeden aşk ile yapan ve bundan mutlu olan- en saf sevgiyle sizi seven biri varsa – ne mutlu size – onu hayatınızın merkezi yapın. Kolay kolay yok böyle biri.

.

. Sevdiğini söylemedikten sonra – sevildiğini sözlerle duymadıktan sonra sevmenin ve sevilmenin tadına nasıl varacaksın- Sözler alemi mana aleminin ana kapısıdır- Oradan girmezsen, aşka doyamazsın

.

. Sevdikçe sevesim var – gördükçe göresim var – baktıkça bakasım, konuştukça konuşasım var- herkese dua edesim var – önüme gelene iyilik edesim var – durmadan sevinesim var – içim içime sığmıyor – bilmem ne haldeyim, halden hale geçesim var.

.

. Sevdim seni – söyleyemedim. Kızdım – darılamadım.

.

. Sevince kör oluyorsun, lal oluyorsun, acayip bir hal oluyorsun. Üzülüyorsun da vazgeçmiyor – vazgeçemiyor adeta bir meczup oluyorsun.

.

. Sevincinizi paylaşmak isteyeceğiniz ve derdinizi anlatırken, her sözde huzura doğru yürüdüğünüz – her kimse – hayattaki en değerli varlığınızda, o – bunu iyi bilesiniz.

.

. Sevmek ne güzel bir şey – hele sevilmek – ve hele hele de sevdiğince sevilmek, işte o zaman insanın sevinçten yerinde duramayası, çıldırası geliyor – size de gelsin…

.

. Sorma – iyi değilim – yalan söyletme. Seni üzemem. İyiyim derim. Ve seni yanılttığım için ben de üzülürüm işte. Sen en iyisi mi beni benden sorma. Halden anla.

.

. Sözün bittiği yerde buldum seni. Ve seni lafa – söze karıştırmadım. Halden hale yaşamak istedim. Özel kalasın – kalalım – sadece aşka konu olalım.

.

. Yaman çelişki- aradığından da öte bir aşkla seni sever de biri- bu seni hiç etkilemez- ilgilendirmez- hatta rahatsızda eder de aynı duruma düşünce anlarsın o zaman çaresizliğin ne demek olduğunu...

.

 

erolyazıcı / abbeyt ♥️